Alüminyum sülfür (Al2S3), alüminyum tozu üzerinden hidrojen sülfür geçirerek üretilebilir.كبريتيد الألومنيوم، Al2S3، يمكن تحضيره عن طريق تمرير كبريتيد الهيدروجين على مسحوق الألومنيوم.
Yıldızların çoğu hidrojen yakan sıradan yıldızların oluşturduğu ana dizide bulunur.معظم النجوم تنتمي إلى التسلسل الرئيسي، الذي يتكون من نجوم هيدروجين ملتهب عادية.
3 Eylül - Kuzey Kore başarılı bir hidrojen bombası denemesi gerçekleştirdi.أجرت كوريا الشمالية سادس تجربة نووية وهذه المرة من خلال تفجير قنبلة هيدروجينية في 3 سبتمبر من نفس العام.
Balmer hesaplamaları hidrojenin dört görünür yayılım çizgilerini yüksek doğrulukla öngördü.واستطاع بالمر بمعادلته حساب الأربعة خطوط الموجودة في نطاق الضوء المرئي بدقة.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.هذه السحب تسمى السحابات الجزيئية وتحتوي غالبا على الهيدروجين مع 23-28% هيليوم ونسبة قليلة من عناصر ثقيلة أخرى.
Akü deşarj olurken, hidrojen basıncı düşer ve güvenilir bir şarj göstergesi sağlar.عندما تفرغ البطارية ينخفض ضغط الهيدروجين ويعطي حالة مستقرة لحركة التيار.
Hidrojen ise 1 elektron vererek +1'e yükseltgenmiştir.ولكن على الرغم من ذلك يكون للهيدروجين حالة أكسدة مقدارها +1.
Hidrojen florür, formülü HF olan bir kimyasal bileşiktir.فلوريد الهيدروجين هو مركب كيميائي ذو الصيغة HF.
Hidrojen, evrenin kütlesinin %75'ni oluşturan ve evrende en çok bulunan elementtir.يعدّ الهيدروجين أخفّ العناصر الكيميائيّة وأكثرها وفرةً في الكون، حيث يشكّل 75% من حجم الكون.
İkincil yapı, hidrojen bağı örüntülerine dayanarak tayin edilir.يتمّ اختيار المحلول المنظّم الثّاني تبعا لمجال الأسّ الهيدروجيني الّذي ستتمّ فيه القياسات.
Ama, Dünya’nınki erimiş demir ve nikelden oluşurken Jüpiter’inki metalik hidrojenden oluşmaktadır.ولكن في حين أن لب الأرض مصنوع من الحديد والنيكل، يتكون لب المشتري من هيدروجين فلزي.
Hidrojenden başlayarak Hoyle bütün daha ağır elementlerin oluşumunu açıklamaktadır.وقد شرح بعمله إنتاج جميع العناصر الثقيلة بدءاً من الهيدروجين.
Karadeniz dünyanın en büyük hidrojen sülfür rezervidir.SWCC هي أكبر كيان تحلية المياه في العالم.
1967 - Çin, ilk hidrojen bombasını test etti.1967 - الصين تقوم بتجربتها النووية الأولى وتفجر قنبلة هيدروجينية.
Hidrojen-4'ün varlığı yayılan protonların belirlenmesiyle kanıtlanır.اتبع أثر الهيدروجين-4 من البروتونات الصادرة.
hidrojen yakıt hücreleri hidrojen yakıtı hidrojen ekonomisi hidrojenli araçالهيدروجين خلايا الوقود وقود الهيدروجين اقتصاد الهيدروجين هيدروجين أخضر هيدروجين أزرق مركبة هيدروجينية
Güneş'te bulunan hidrojenin baskınlığı 1925 yılında Cecilia Payne-Gaposchkin tarafından doğrulanmıştır.A preponderância de hidrogênio no Sol foi confirmada em 1925 por Cecilia Payne-Gaposchkin.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Com o desenvolvimento dos radiotelescópios, o gás hidrogênio pode ser pesquisado também em outras galáxias.
Fuchs’un hidrojen bombası hakkındaki aktardığı bilgilerin kullanışlı olup olmadığı hala tartışma konusudur.Debate-se se a informação entregue por Fuchs relacionada com a bomba de hidrogénio teria sido realmente útil.
Bu nicemlenmiş yörüngeler aracılığıyla, hidrojen atomunun bu tayf çizgilerini açıkladı.Por meio destas órbitas quantizadas, ele explicou com precisão as linhas espectrais do átomo de hidrogênio.
Van der Waals kuvvetleri, hidrojen bağları).Forças de Van der Waals.
Hidrojen teknolojileri, hidrojen ekonomisi ile ilgili teknolojilerdir.Tecnologia do hidrogênio são tecnologias para criação electricidade usando o hidrogênio.
Bu safhada yıldızlar çekirdeklerinde hidrojeni kaynaştırmaktadırlar.Durante este estágio as estrelas estão fundindo hidrogênio em seus núcleos.
Fakat NGC 6543'te moleküler hidrojen emisyonu, dış halenin iç kenarında parlak olarak görünür.No caso da NGC 6543 a emissão de hidrogênio é mais intensa no limite interior do halo exterior.
Hidrojen, izotoplarının değişik isimleri olan tek elementtir.O hidrogénio é o único elemento que possui diferentes nomes comuns para cada um de seus isótopos (naturais).
En çok bilinen hidrojen yangını LZ 129 Hindenburg felaketidir.Para o zepelim, veja LZ 129 Hindenburg.
Günümüzde methan gazı önemi artan bir hidrojen kaynağıdır.Metano é uma fonte de hidrogênio de crescente importância.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Nuvens moleculares de H2 são associadas a formação de estrelas.
(Bu hipotezin bir versiyonu hidrojen hipotezi olarak bilinir.)(Em cães esta condição é conhecida como osteopatia hipertrófica.)
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.As abundâncias se expressam geralmente relativas ao hidrogênio, o elemento mais abundante.
Sikloalkanlarda yalnızca karbon ve hidrojen atomları yer almaktadır.São formados somente por átomos de carbono e hidrogênio.
Örneğin hidrojen atomları 21.12 cm'lik dalgaboyunda spesifik bir radyo dalgası yayar.Por exemplo, um átomo de hidrogênio emite ondas em comprimentos de 21,12 cm.
Hidrojenasyon, bir kimyasal reaksiyon sınıfıdır ve organik bileşiklere hidrojen (H2) eklenmesi işlemidir.Desidrogenação é uma reação química que envolve a eliminação de hidrogênio (H2).
1953 - SSCB, hidrojen bombası denediğini resmen açıkladı.Em 1957, informou com grande ênfase a explosão da Bomba de Hidrogênio.
Kısmî hidrojene edilmiş yağlar, çeşitli nedenlerle besinlerde kullanılmaktadır.NaK é usado em muitas outras aplicações de transferência de calor por razões similares.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Estrelas na sequência principal são compostas primariamente de hidrogénio em seu estado de plasma.
Malgaması hidrojenleyici olarak işe yarar.Encontram, contudo, muita utilidade em hidráulica.
Bu da çözeltideki hidrojen derişimini artırır.Isso resulta em um aumento da velocidade de fusão da camada de hidrogênio.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.5H é um isótopo de hidrogénio altamente instável.
Karadeniz dünyanın en büyük hidrojen sülfür rezervidir.Sua capacidade de água representa a maior reserva hídrica de Cedro.
17 Haziran - Çin, ilk hidrojen bombasını patlattı.18 de maio - A Índia lança a sua primeira arma nuclear.
1968 - Fransa ilk hidrojen bombasını kullandı.1968 – No Pacífico, a França deflagra a sua primeira bomba de hidrogénio.
BMW H2R, BMW'nin hidrojen yakıtlı proje modeli.BMW H2R é um automóvel da BMW movido a hidrogênio, com tanques de hidrogênio líquido.
Bir diğer hidrojen üretim yöntemi doğal gazın ve gaz hidrokarbonların buhar reformasyonudur.A produção de hidrogênio através da reforma a vapor do gás natural é uma das formas mais baratas atualmente.
Bu miktar hidrojenin yakıt olarak değeri 29 milyon MJ veya 8 milyon kW.saat'e karşılık gelmektedir.Isso não significa que os rins reabsorvem 720 mmoles/dia.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Sterren bestaan een groot deel van hun bestaan vooral uit waterstof in de plasmafase.
1967 - Çin, ilk hidrojen bombasını test etti.1976 - China test zijn eerste waterstofbom.
Hidrojen teknolojileriWaterstoftechniek
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, hidrojen bombası ürettiklerini açıkladı.De Noord-Koreaanse dictator Kim Jong-un zegt dat zijn land over waterstofbommen beschikt.
Hidrojen, izotoplarının değişik isimleri olan tek elementtir.Waterstof is het enige element dat voor zijn verschillende isotopen aparte namen heeft.
Örnek: Hidrojenin atom kütlesi 1,00784 u ve oksijeninki 15,9994 u'dur.De atoommassa's van waterstof en zuurstof zijn respectievelijk 1,00784 u en 15,999 u.
Bunlar, geniş çiftli hidrojen bağları olarak adlandırılır.Dit staat bekend als een close pair van waterstofbruggen.
Balmer hesaplamaları hidrojenin dört görünür yayılım çizgilerini yüksek doğrulukla öngördü.De formule die Balmer opstelde deed dit met grote precisie voor de vier lijnen in het visuele gebied.
Hidrojen gazının yakılması sonucunda ortama sadece su/su buharı çıkar.Bij de verbranding van waterstofgas ontstaat uitsluitend waterdamp.
Jüpiter ve Satürn'ün atmosferleri asıl olarak hidrojen ve helyumdan oluşur.De atmosfeer van Jupiter bestaat hoofdzakelijk uit waterstof en helium.
Mazda, onlarca yıldır hidrojen güçlü araçlar üzerinde araştırma yapmaktadır.Honda produceert al 40 jaar buitenboordmotoren.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.Waterstof-5 of 5H is een instabiele radioactieve isotoop van waterstof.
Bu hidrojen tüplerinin tam dolu haliyle tekne tam gücünde 10 saat seyir yapabilmektedir.Het heeft batterijen aan boord die alle systemen voor tien uur van energie kunnen voorzien.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Methaan bijvoorbeeld bestaat uit één koolstofatoom en vier waterstofatomen.
Yeterince hidrojen iyonize edilemedi.Het waterschap werd niet bemalen.