Bu konuda çok iyi hissediyorum.I feel great about this.
Bir rock yıldızı gibi hissettim.I felt like a rock star.
Ben bir öncü gibi hissetmiyorum.I don't feel like a pioneer.
Başlangıçta utangaç hissettim.I felt embarrassed at first.
Bir şeyin yanlış olduğunu hissettim.I felt something was wrong.
Gerçekten o şekilde hissetmiyorum.I don't really feel that way.
Yeniden doğmuşum gibi hissediyorum.I feel like I've been reborn.
Ben harika hissetmedim.I haven't been feeling great.
Yıllardır bu şekilde hissettim.I've felt this way for years.
Tom Boston'da güvende hissetmedi.Tom didn't feel safe in Boston.
Daha iyi yapabileceğimi hissediyorum.I feel I could've done better.
Ben sadece başlıyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm just starting.
Ben sadece yavaş ve halsiz hissettim.I just felt slow and sluggish.
Yalnız hissetmeni istemiyorum.I don't want you to feel alone.
Bunun yapabileceğim bir şey olduğunu hissediyorum.I feel it's something I can do.
Bir şey kaçırdım gibi hissediyorum.I feel like I missed something.
Ben iyi olacağım gibi hissediyorum.I feel like I'm going to be OK.
Onun için hazırım gibi hissediyorum.I feel like I'm ready for that.
Meydan okuma için hazır hissediyorum.I feel ready for the challenge.
Bu konuda aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way about this.
Paraya ihtiyacım olmadığını hissettim.I felt I didn't need the money.
Ben yeterince iyi olduğumu hiç hissetmemiştim.I never felt I was good enough.
Tom gerçekten Noele özgü hissediyor.Tom is feeling really Christmassy.
Tom bugün dünden daha iyi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels much better today than yesterday.
Tom, olanlar hakkında gerçekten kötü hissetti.Tom felt really bad about what had happened.
Artık bir erkek gibi hissetmiyorum.I don't feel like a man anymore.
Tom'un bunun hakkında nasıl hissettiğini merak ediyorum.I wonder how Tom feels about this.
Ben öncekinden çok daha iyi hissediyorum.I feel a lot better than before.
Harika hissediyorum ve sağlıklı hissediyorum.I feel great and I feel healthy.
Takımı hayal kırıklığına uğratırım gibi hissediyorum.I feel like I let the team down.
Onun hakkında gerçekten güçlü hissediyorum.I feel really strongly about it.
Onun hakkında çok güçlü hissediyorum.I feel very strongly about that.
Bu konuda çok güçlü hissediyorum.I feel very strongly about this.
Bunun hakkında çok güçlü hissediyorum.I feel very strongly about this.
Şimdi çok daha rahat hissediyorum.I feel way more comfortable now.
Bir şey yapabileceğim gibi hissettim.I felt like I could do anything.
Tom bugün kesinlikle daha iyi hissediyor.Tom is definitely feeling better today.
Dürüst olmak gerekirse hiç acı hissetmedim.I honestly didn't feel any pain.
Sadece biraz yetersiz hissediyorum.I just feel a little inadequate.
Bugün dünyanın zirvesinde hissediyorum!I feel on top of the world today!
İyi ki Mary de Tom'un hissettiği aynı şekilde hissetti.Fortunately Mary felt the same way as did Tom.
Aslında, biraz keyifsiz hissediyorum.Actually, I'm feeling a bit down.
Kendimi iyi hissetmiyorum, sanırım ateşim olabilir.I don't feel so good, I think I might have a fever.
Uzun zamandır ilk kez, yorgun hissediyorum ve açıkçası yorgunum.For the first time in a long while, I feel uninspired and quite frankly, I'm tired.
Orada bir aksanı hissediyorum, sen buralardan değilsin, değil mi?I sense an accent there, you're not from round these parts, are you?
Tom'un nasıl hissetmesi gerektiği konusunda bir fikrim yok.I have no idea how Tom must feel.
Onunla ilgili kendimi rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable with it.
Ben hiç yaşlı gibi hissetmiyorum.I don't feel like I'm old at all.
Boğulmuş hissettim.I felt overwhelmed.
Bu konuda ne hissettiğimi bilmiyorum.I don't know how I feel about it.
Tekrar bir ergen gibi hissediyorum.I feel like I'm a teenager again.
İyi bir iş çıkaruyor gibi hissediyorumI feel like I'm doing a good job.
Otuz yaşındaymışım gibi hissediyorum.I feel like I'm thirty years old.
İyileşeceğimizi hissediyorum.I feel we're going to get better.
Hisse fiyatı düşüyor - yapabiliyorken ayrılın.The share price is plummeting – get out while you can.
Umarım sizi rahatsız hissettirmedim.I hope I didn't make you feel uncomfortable.
Kimse aptal gibi hissetmek istemiyor.No one wants to feel stupid.
Hiç kimse farklı hissetmek veya dışarıda bırakılmak istemiyor.No one wants to feel different or left out.
Hiç kimse dışlanmış gibi hissetmek istemez.No one wants to feel left out.
Sen hissetmiyorsun.You don't feel.