Emniyetsiz hissetmiyorum.I don't feel unsafe.
Ben yeterince iyi hissediyorum.I feel good enough.
Bunu yapabileceğimi hissediyorum.I feel I can do that.
Ben kalmak zorunda hissettim.I felt I had to stay.
Şu an tehdit edilmiş hissediyorum.I feel threatened right now.
Keşke her zaman yorgun hissetmesem.I wish I didn't always feel so tired.
Keşke daha fazla insan aynı şekilde hissetse.I wish more people felt the same way.
Ben kendimden emin hissediyorum.I'm feeling confident.
Ben seçeneğim olmadığını hissettim.I felt I had no choice.
Ben gayet iyi hissediyorum.I'm feeling quite well.
Ben savunmasız hissetmiyorum.I don't feel vulnerable.
Ben gerçekten iyi hissediyorum.I'm feeling really good.
Ben umutlu hissetmiyorumI'm not feeling hopeful.
Ben küçük bir çocuk gibi hissediyorum.I feel like a little kid.
Hayatta olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.I feel lucky to be alive.
Gece tek başıma yürürken güvenli hissederdim.I used to feel safe walking alone at night.
Bir kahraman gibi hissetmiyorum.I don't feel like a hero.
Tom acı hissediyor.Tom feels hurt.
İnsanların burada evinde gibi hissetmesini istiyorum.I want people to feel at home here.
Ben kötü bir insan gibi hissediyorum.I feel like a bad person.
Kışın kendimi daha yorgun hissederim.In winter, I feel more tired.
Bu beni iyi hissettiriyor.It makes me feel good.
Atlar korkuyu hissedebilir.Horses can sense fear.
Onun bana bakma tarzı bana kötü bir his verdi.The way he looked at me gave me a bad feeling.
Zamanımı boşa harcıyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm wasting my time.
Burada zamanımı boşa harcadığımı hissediyorum.I feel I'm wasting my time here.
Ben hâlâ çok iyi hissetmiyorum.I still don't feel very well.
Tom'un beni hissettirme tarzını seviyorum.I like the way Tom makes me feel.
Ben hayır diyemem gibi hissediyorum.I feel like I can't say no.
Zamanımı boşa harcadığımı hissediyorum.I feel I'm wasting my time.
Bir şey yapmam gerektiğini hissediyorum.I feel I must do something.
Bazen kendimi tekerlek üzerinde yarışan bir hamster gibi hissediyorum.Sometimes, I feel like a hamster racing on a wheel.
Kendimi tekerlek üzerindeki bir hamster gibi hissediyorum.I feel like a hamster on a wheel.
Bazen kendimi tekerlek üzerinde koşan bir hamster gibi hissediyorum.Sometimes, I feel like a hamster running on a wheel.
Hâlâ gerçekten yorgun hissediyorum.I still feel really tired.
Her zaman yorgun hissettim.I felt tired all the time.
Ben oldukça rahat hissettim.I felt pretty comfortable.
Hazır olacağım gibi hissediyorum.I feel like I'll be ready.
Bazen çaresiz hissediyorum.I feel helpless sometimes.
Şu anda çaresiz hissediyorum.I feel helpless right now.
Ben hala kendimi haklı hissetmiyorum.I still don't feel right.
Tom'a güvenebileceğimi hissettim.I felt I could trust Tom.
Zaten kazandığımı hissediyorum.I feel I've already won.
Ben sadece şanslı hissediyorum.I just feel lucky.
Ben kendimi çok güvende hissettim.I felt very safe.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğine dair içimde bir his var.I have the feeling that Tom doesn't know how to do that.
Biraz kötü hissediyorum.I'm feeling a bit under the weather.
Kendimi iyi hissetmiyorum.I'm feeling a bit under the weather.
Bunu Tom'un yaptığına dair içimde bir his var.I have the feeling Tom did it.
Bu konuda gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad about that.
Ben tam bir aptal gibi hissediyorum.I feel like a complete idiot.
Çok acı hissediyordum.I was feeling a lot of pain.
Tom'un ne hissettiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how Tom feels.
Yakında daha iyi hissedeceğini umuyorum.I hope you feel better soon.
Tom öfkeli hissetmeye başladı.Tom began to feel hot under the collar.
Mary öfkeli hissetmeye başladı.Mary began to feel hot under the collar.
Ben onların hatalı olduklarını hissettim.I felt that they were wrong.
Ben bu konuda gerçekten iyi hissediyorum.I feel real good about that.
Ben bu konuda oldukça iyi hissediyorum.I feel pretty good about it.
Bunun zaman kaybı olduğunu hissediyorum.I feel it's a waste of time.