hiçbir zaman ile cümle

hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Risposi: Non sia mai, Signore, poiché nulla di profano e di immondo è entrato mai nella mia bocca
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Ta thưa rằng : Lạy_Chúa , chẳng vậy ; vì không_bao_giờ có vật chi dơ_dáy hay chẳng sạch vào miệng tôi đâu .
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Ta thưa rằng: Lạy Chúa, chẳng vậy; vì không bao giờ có vật chi dơ dáy hay chẳng sạch vào miệng tôi đâu.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Tetapi saya menjawab, 'Tidak, Tuhan! Belum pernah saya makan makanan yang haram dan najis.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Και ειπον Μη γενοιτο, Κυριε, διοτι ουδεν βεβηλον η ακαθαρτον εισηλθε ποτε εις το στομα μου.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Това стана три пъти, след което всичко се дръпна пак на небето.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Я же сказал: нет, Господи, ничего скверного или нечистого никогда не входило в уста мои.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›Я ж сказав: Нї, Господи, бо ніщо погане або нечисте ніколи не входило в уста мої.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›ואמר חלילה לי אדני כי כל פגול וטמא לא בא בפי מעולם׃
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›‎فقلت كلا يا رب لانه لم يدخل فمي قط دنس او نجس‎.
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›我 說 、 主 阿 、 這 是 不 可 的 . 凡 俗 而 不 潔 淨 的 物 、 從 來 沒 有 入 過 我 的 口
‹‹ ‹Asla olmaz, ya Rab!› dedim. ‹Ağzıma hiçbir zaman bayağı ya da murdar bir şey girmedi.›我說 、 主阿 、 這是 不 可 的 . 凡俗 而不潔淨 的 物 、 從來沒 有 入過 我 的 口
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››A Peter povedal: nijakým činom, Pane, lebo som nikdy nejedol ničoho obecného alebo nečistého.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››A Piotr rzekł: Żadną miarą, Panie! gdyżem nigdy nie jadł nic pospolitego albo nieczystego.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Entonces Pedro dijo: --¡De ninguna manera, Señor! Porque ninguna cosa común o inmunda he comido jamás
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››I řekl Petr: Nikoli, Pane, nebť jsem nikdy nejedl nic obecného anebo nečistého.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››베드로가 가로되 주여 그럴 수 없나이다 속되고 깨끗지 아니한 물건을 내가 언제든지 먹지 아니하였삽나이다 한대
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››"Maar, Here", zei Petrus. "Ik heb nog nooit iets gegeten wat voor een Jood verboden is."
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Mais Pierre dit: Non, Seigneur, car je n`ai jamais rien mangé de souillé ni d`impur.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Ma Pietro rispose: «No davvero, Signore, poiché io non ho mai mangiato nulla di profano e di immondo»
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Mas Pedro respondeu: De modo nenhum, Senhor, porque nunca comi coisa alguma comum e imunda.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Men Peter sagde: "Ingenlunde, Herre! thi aldrig har jeg spist noget vanhelligt og urent."
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Men Peter sa: Ingenlunde, Herre! aldri har jeg ett noget vanhellig eller urent.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Men Petrus svarade: »Bort det, Herre! Jag har aldrig ätit något oheligt och orent.»
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Mutta Pietari sanoi: "En suinkaan, Herra; sillä en minä ole ikinä syönyt mitään epäpyhää enkä saastaista".
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››,,Nicidecum, Doamne``, a răspuns Petru. ,,Căci niciodată n'am mîncat ceva spurcat sau necurat.``
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Peter pa reče: Nikakor ne, Gospod, kajti nikoli še nisem jedel kaj nagnusnega ali nečistega.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Péter pedig monda: Semmiképen sem, Uram; mert sohasem ettem semmi közönségest, vagy tisztátalant.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Petrus aber sprach: O nein, HERR; denn ich habe noch nie etwas Gemeines oder Unreines gegessen.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Petrus menjawab, "Tidak, Tuhan! Belum pernah saya makan apa-apa yang haram atau najis.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Song Phi -e-rơ thưa rằng: Lạy Chúa, chẳng vậy; vì tôi chẳng ăn giống gì dơ dáy chẳng sạch bao giờ.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Song_Phi - e-rơ thưa rằng : Lạy_Chúa , chẳng vậy ; vì tôi chẳng ăn giống gì dơ_dáy chẳng sạch bao_giờ .
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Ο δε Πετρος ειπε Μη γενοιτο, Κυριε διοτι ουδεποτε εφαγον ουδεν βεβηλον η ακαθαρτον.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››И пак дойде към него втори път глас; Което Бог е очистил, ти за мръсно го не считай.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Но Петр сказал: нет, Господи, я никогда не ел ничего скверного или нечистого.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››Петр же каже: Нї, Господи, ніколи бо не їв я нічого поганого та нечистого.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››ויאמר פטרוס חלילה לי אדני כי מעולם לא אכלתי כל פגול וטמא׃
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››‎فقال بطرس كلا يا رب لاني لم آكل قط شيئا دنسا او نجسا‎.
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››彼 得 卻 說 、 主 阿 、 這 是 不 可 的 、 凡 俗 物 、 和 不 潔 淨 的 物 、 我 從 來 沒 有 喫 過
‹‹Asla olmaz, ya Rab!›› dedi Petrus. ‹‹Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.››彼得 卻說 、 主阿 、 這是 不 可 的 、 凡 俗物 、 和 不潔淨 的 物 、 我從來沒 有 喫過
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı. Doğrusu herhangi bir durağın ismi bile yok.Brakowało tras autobusowych, przystanki nie miały nazw.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı. Doğrusu herhangi bir durağın ismi bile yok.Например, в центре: в брошюре не были указаны ни маршрутные линии, ни названия станций.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.En fait, il n'y avait jamais aucun tracé qui montrait les lignes.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Geen lijnen die de routes weergaven.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Không có đường thẳng nào đại diện cho tuyến đường đi.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.노선을 보여주는 선이 실제로는 하나도 없었습니다.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Neboli tam žiadne čiary, ktoré by označovali trasy.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Nirgendwo gab es Striche, die den Linienverlauf andeuteten.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Non c'erano in realtà linee che mostravano i percorsi.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Nu apăreau deloc acele linii care să îți arate rutele.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Nunca hubo en realidad líneas que mostraran los recorridos.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Valójában egyetlen vonal sem volt, ami az útvonalakat mutatta.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Δεν υπήρχαν γραμμές που δείχνουν τα δρομολόγια.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Не було ніяких ліній, що б позначали маршрут.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.Нямаше никакви линии, които да показват маршрут.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.אף פעם לא היו קוים שציינו את הנתיבים.
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.لا توجد أي خطوط توضح المسارات فعليا
Aslında hiçbir zaman güzergahları gösteren hatlar olmadı.駅名すらありません
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Aku tak pernah berpikir itu bakal bertahan.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.En koskaan ounastellut sen selviävän.

İlgili Sayfalar