hiçbir zaman ile cümle

hiçbir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Adresi yanlış belirtilen mektup, ona hiçbir zaman ulaşmadı.Having been wrongly addressed, the letter never reached him.
İyi bir savaş, ne de kötü bir barış hiçbir zaman olmadı.There never was a good war nor a bad peace.
Tom hiçbir zaman duruma hakim değildi.Tom was master of the situation in no time.
O, hiçbir zaman senin baş ağrını tedavi etmeyecek.It will cure you of your headache in no time.
Bildiğim kadarıyla, o hiçbir zaman böyle bir yanlış yapmadı.As far as I know, he has never made such a mistake.
Hiçbir zaman savaşlara inanmadım.I have never believed in wars.
Gelecekte ne olacağını hiçbir zaman söyleyemezsin.You never can tell what will happen in the future.
Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.My grandmother never changed her style of living.
O, oğlunu almadan hiçbir zaman balık tutmaya gitmez.He never goes out fishing without taking his son.
O hiçbir zaman babasının söylediklerini önemsemez.He never takes any notice of what his father says.
O, hiçbir zaman burada olmayacak.She will be here in no time.
Birincilik ödülünü kazanacağımı hiçbir zaman hayal etmedim.I never dreamed that I would win first prize.
Hiçbir zaman burada yaşamaya alışamayacaksın.You'll get used to living here in no time.
O hiçbir zaman âşık olmadı.She's never fallen in love.
Hiçbir zaman ilk aşkını unutamayacağını söylerler.They say that you never get over your first love.
"Bu sohbet hiçbir zaman olmadı." - "Hangi sohbet?""This conversation never occurred." - "What conversation?"
"Hayır" demek için hiçbir zaman çok geç değildir.It's never too late to say no.
Rakamlarla aram hiçbir zaman iyi olmamıştır.I've never been good with figures.
Hiçbir zaman Tom gibi birisini tanımadım.I've never known anyone like Tom.
Hiçbir zaman anlayacağımı sanmıyorum.I don't think I'll ever understand.
İnançlarım uğruna hiçbir zaman ölmezdim çünkü yanılıyor olabilirim.I would never die for my beliefs because I might be wrong.
Sen hiçbir zaman kimseye bir şey bağışlamazsın.You never donate anything to anybody.
Tom hiçbir zaman çok iyi bir öğrenci olmamıştı.Tom never was a very good student.
Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.You never know when he's going to throw another tantrum.
Tom hiçbir zaman okula vaktinde gelmeyecek.Tom will never make it to school on time.
Tom hiçbir zaman bize gerçeği söylemeyecek.Tom will never tell us the truth.
Tom hiçbir zaman hatalı olduğunu kabul etmeyecek.You'll be waiting till hell freezes over before Tom will admit that he's wrong.
Tom hiçbir zaman tamamen iyileşmedi.Tom never recovered completely.
Aslında Tom'dan pek hoşlanmamıştım hiçbir zaman.I've never really liked Tom very much.
Gerçekten Tom'u hiçbir zaman pek sevmedim.I've never really liked Tom very much.
Bir dil hiçbir zaman yeterli olmayacak.One language will never be enough.
Hiçbir zaman çok param olmadı.I never had much money.
Bunu hiçbir zaman anlamadım.I've never understood this.
Tom hiçbir zaman burada olmayacak.Tom will be here in no time.
İnsan aptallığının gücünü hiçbir zaman hafife alma.Never underestimate the power of human stupidity.
Konu hiçbir zaman ele alınmadı.The subject was never addressed.
Polis hiçbir zaman soruşturmadı.The police never investigated.
Hiçbir zaman göz yumulmazdı.It would never be condoned.
Hiçbir zaman kayıtsız kalmayacağız.We'll never be complacent.
Hiçbir zaman yeterince iyi değil.It's never good enough.
Hiçbir zaman öğrenmeyebiliriz.We may never find out.
Tom hiçbir zaman gitar çalmayı çok iyi öğrenmedi.Tom never did learn to play guitar very well.
Hiçbir zaman online olarak kıyafet satın almadım.I've never bought clothes online.
Tom'dan onu yapmasını hiçbir zaman istemezdim.I never would've asked Tom to do that.
Böyle sıcak bir günde çamaşırlar hiçbir zaman kurutulamaz.On a hot day like this, the laundry will be dry in no time.
Fadıl'a hakim tarafından Leyla ile hiçbir zaman temas kurmaması emredildi.Fadil was ordered by the judge to never have contact with his Layla.
Hiçbir zaman çok mutlu görünmüyorsun.You never seem to be very happy.
Hiçbir zaman jüride görev yapmadım.I've never served on a jury.
Hiçbir zaman çok fazla çalışmak zorunda kalmadım.I never had to study very much.
Hiçbir zaman yorumlar bölümünü okumayın.Never read the comments section.
Hiçbir zaman kaçmayacaksın.You will never escape.
Zaman hiçbir zamanı bilmez.Time knows no time.
Tom hiçbir zaman Avustralya'da yaşamadı.Tom has never lived in Australia.
Tom hiçbir zaman takım elbise giymez.Tom never wears a suit.
Tom neredeyse hiçbir zaman bize yardım etmez.Tom almost never helps us.
Tom hiçbir zaman bir iş gününü kaçırmadı.Tom never missed a day of work.
Tom hemen hemen hiçbir zaman gece yarısından önce yatağa gitmez.Tom almost never goes to bed before midnight.
Sami hiçbir zaman yanlış bir şey yapmadı.Sami never did anything wrong.
Tom beni hiçbir zaman güldürmedi.Tom had me laughing in no time.
Tom'un hiçbir zaman cebi çok para görmedi.Tom never had much money.

İlgili Sayfalar