hiçbir şekilde ile cümle
hiçbir şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Şebeke ve kullanım suyu hatlarının hiçbir şekilde bir birine bağlantısı olmamalıdır.Phong trào giữa trong nước và hải ngoại không có mối liên hệ chính thức về tổ chức.
Bugün anneleri duyarım onlar gey toplumuyla hiçbir şekilde çalışmak istemez.Theo truyền thống, geisha không được liên quan đến các hoạt động tình dục.
Bu sebeple hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.無論使わなければ必要ない。
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.逆にそれ以外ではダメージを受けない。
Ona göre, dünya hiçbir şekilde henüz tamamlanmış değildir ve sürekli bir oluş içerisindedir.この世で結ばれないことから、来世で結ばれることを願う。
Formalarda hiçbir şekilde reklam yer almamaktadır.その場合もちろん広告は出ない。
Batı Avrupa'daki komünist partilere ise hiçbir şekilde bilgi verilmez.西欧の政治指導者は掲載されていない。
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.シェアされた核兵器は、爆弾に限定されたわけではない。
Hiçbir şekilde kalite göstergesi değildir.厳密には、イダテンの試作型ではない。
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.このことによって別に不都合なことは生じておらないと考えております。
1980'lere kadar Sovyet TV'sinde hiçbir şekilde reklama yer verilmedi.1980年代後半までテレビドラマなど出演。
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.この戦いではあまり激しい戦いは行われていない。
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.瑪丹娜回應:“這次巡演絕不是要傷害任何人的情緒。
Ona göre, dünya hiçbir şekilde henüz tamamlanmış değildir ve sürekli bir oluş içerisindedir.他认为世界处于列强之间的冲突中并且永远不会结束。
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.鈽核彈不能以這種方法引爆。
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.雖然如此,其他地區卻絲毫沒有損傷。
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.물론 이런 방법들이 전혀 문제를 발생시키지 않는 것은 아니다.
Hidrosiklonlar hiçbir şekilde mekanik parça içermemektedir.스피너는 콤보에는 아무 영향을 주지 않는다.
Hiçbir şekilde ayrımcılığa uğradığımı düşünmedim," diyor.저는 평등을 믿지 않아요"라고 말했다.
Bu insanlar hiçbir şekilde değerlerimizi rafa kaldıramayacaklar."이 결과에 대해서 우린 어떠한 입장도 밝히지 않을 것이다."라고 했다.
Hiçbir şekilde basit göz (ocelli) yoktur ve ağzının bölümleri çiğnemek için uyarlanmıştır.남부주머니두더지 또한 눈이 완전히 퇴화하여 볼 수 없으며, 이 때문에 필요한 것을 조금밖에 얻지 못한다.
Formalarda hiçbir şekilde reklam yer almamaktadır.בעלון אין פרסומות באופן מוצהר.
Ayrıca bu haklar hiçbir şekilde başkalarına ya da kurumlara aktarılamaz.הן גם לא הורשו לגעת זו בזו או בנשים אחרות.
Bu unsurlar, oyunun içine hiçbir şekilde girmeyerek "hatalı vââtler" vermemelidir.הסיבה לכך היא משום שבמצב כזה "לא נוצרת כל התקדמות במהלך המשחק".
Birliğe katılımda gönüllülük esastı, hiçbir şekilde zorlama ya da reddedilme söz konusu değildi.Основен принцип на комитета е Никакво насилие, никаква принуда!
Ancak Tom Hiçbir şekilde başarılı olamaz.Джаксън не успява.
Joachim ve Walter uzun süredir hiçbir şekilde haberleşmemiştir.Той и Екатерина не поддържали контакт в продължение на месеци.
Surinder hiçbir şekilde Taani'nin eski mutluluğunu geri getiremez.Njegovi nasljednici nisu uspjeli vratiti staru slavu Asiriji.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Ne smije se stavljati u promet.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Nie je s ním možné obchodovať.
Batı Avrupa'daki komünist partilere ise hiçbir şekilde bilgi verilmez.Žiadne zo západoeurópskych družstiev sa nepredstavilo.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Nie je pravda, že by som ich tým klipom nejako odsudzovala.
Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.Ni prišlo do spolnih odnosov.
Bu limit, hiçbir şekilde arttırılamaz.Vsota se pod nobenimi okoliščinami ne bo povečala.
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.Slednji pa kljub vsemu na posevku ne povzročata posebne škode.
Birliğe katılımda gönüllülük esastı, hiçbir şekilde zorlama ya da reddedilme söz konusu değildi.Na meji pomeni toliko kot niti sprejemati niti zavračati.
Anlamsız olaylar hiçbir şekilde Looniverse ile sınırlı değildir.Absurdiški įvykiai jokiu būdu neapsiriboja tik „Looney Tunes“ visata (Looniverse).
Hiçbir şekilde çalıntı olmadığını belirtti .Buvo tvirtinama, kad jis nebuvo numuštas.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Toks įvykis jokio neigiamo poveikio sistemai greičiausiai neturėtų.
Tanrı'nın bedeni yoktur, hiçbir şekilde tasvir edilemez.Aga Jumal ei ole keha, nagu näidatud.
Bu sebeple hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.Seepärast pole neid soovitatav kasutada väljas.
Sebebi ise 4. duruma hiçbir şekilde varılamamaktadır.Vangerdus ei ole võimalik varem kui 4. käigul.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Aber Beck war nicht tot; er hatte das gehört, aber er war überhaupt nicht fähig, sich zu bewegen.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Ale Beck nebol mŕtvy, on to počul, ale bol úplne neschopný pohybu.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Ale Beck nie był martwy, usłyszał to, tylko zupełnie nie mógł się ruszyć.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Dar Beck nu era mort; auzea asta, dar era total incapabil de a se mişca.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.De Beck nem volt halott: hallotta őket, csak képtelen volt mozogni.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.하지만 그는 죽지 않았습니다. 들을 수 있었지만 도저히 움직일 수 없었습니다.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Maar Beck was niet dood, hij hoorde het, maar hij was niet in staat te bewegen.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Ma Beck non era morto, li aveva sentiti, ma era totalmente incapace di muoversi.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Mais Beck n'était pas mort; il les a entendu, mais il lui était complètement impossible de bouger.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Nhưng Beck không chết, anh có thể lắng nghe được, nhưng không thể cử động.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Pero Beck no estaba muerto; él los escuchaba, pero no se podía mover.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Але Бек не був мертвим, він чув це, але був цілком неспроможний поворухнутись.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Но Бек не бил мъртъв; чул това, но бил напълно неспособен да помръдне.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Но Бек не был мертв, он слышал это, но он был совершенно не в состоянии двигаться.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.אבל באק לא היה מת, הוא שמע את זה, אבל הוא לא היה מסוגל לזוז.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.ولكنه لم يكن كذلك فقد سمع ما قالوا ولكنه لم يستطع أن يتحرك على الإطلاق
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.ただまったく動けなかった ある種の強硬症になって
Ama bir sorun vardı: Taca hiçbir şekilde zarar vermemesi gerekiyordu.Avec une condition: ne pas endommager la couronne.