hiçbir şekilde ile cümle

hiçbir şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bir yabancı dil öğrenmek hiçbir şekilde kolay değildir.It's by no means easy to master a foreign language.
Nic hiçbir şekilde ödülden memnun değil.Nick is by no means satisfied with the reward.
Hiçbir şekilde böyle bir şey yapmamalısın.You must on no account do such a thing.
O hiçbir şekilde kesin değil.It is by no means certain.
Soru hiçbir şekilde kolay değil.The question is by no means easy.
Bu soru hiçbir şekilde kolay değildir.This question is by no means easy.
Bu iş hiçbir şekilde kolay değildir.This work is by no means easy.
Sana hiçbir şekilde kızgın değilim.I'm by no means angry with you.
"Uzun bir günün ardından yorgun olmalısın." "Hayır, hiçbir şekilde.""You must be tired after a long day." "No, not in the least."
O, hiçbir şekilde tatmin olmadı.He's by no means satisfied.
Sonuçlar hiçbir şekilde tatmin edici değil.The results are by no means satisfactory.
Hiçbir şekilde onu yapmayacağız.There's no way we're going to do that.
O hiçbir şekilde mutlu değildi.He was by no means happy.
O, hiçbir şekilde kibar değil.He is by no means kind.
O hiçbir şekilde karakter sahibi değil.In no way is he a man of character.
O, hiçbir şekilde zeki değil.He is by no means bright.
O hiçbir şekilde aptal değil.He is by no means stupid.
O hiçbir şekilde yenilgiyi kabul etmeyecektir.He will on no account accept defeat.
Onun açıklaması hiçbir şekilde tatmin edici değil.Her explanation is by no means satisfactory.
O, hiçbir şekilde aptal değildir.She is by no means stupid.
O hiçbir şekilde anjelik değildir.She is by no means angelic.
O hiçbir şekilde kibar değil.She is by no means polite.
Hiçbir şekilde kitaplıktaki kitaplardan resim kesip çıkaramazsın.By no means may you cut out the pictures from the books on the bookshelf.
O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.He could not by any means tolerate the ghastly smell of rotting onion.
Bu kapı hiçbir şekilde açılamaz.This door can't be opened in any way.
Senin metodlarınla hiçbir şekilde aynı fikirde değilim.I don't agree with your methods at all.
Onun mantığı hiçbir şekilde savunulabilir değil.His logic is in no way defensible.
Tom hiçbir şekilde ikna olmuş gibi görünmüyor.Tom doesn't look at all convinced.
Tom hiçbir şekilde seçimi kazanacağından emin değil.Tom is by no means sure of winning the election.
Hiçbir şekilde geri adım atmıyorum.I'm not giving an inch.
Tom hiçbir şekilde geri adım atmayacak.Tom isn't going to give an inch.
Tom hiçbir şekilde aptal değil.Tom is by no means stupid.
Şimdi hiçbir şekilde hasta olmama izin verilmiyor. Yarın benim tatilim.I am, by no means, allowed to become ill now, tomorrow is my holiday.
Hiçbir şekilde zorlanmadık.We haven't been coerced in any way.
Hiçbir şekilde hazır değiliz.We're not prepared whatsoever.
Tom bunu kendisinin hiçbir şekilde yapamayacağını farketti.Tom realized there was no way he could do that by himself.
Bunu hiçbir şekilde yapamazsın.There is no way you can do it.
Felix, Amelia'ya hiçbir şekilde yardım etmeyecekti.Felix was not going to help Amelia in any way.
"Ben artık şarkıcıyım başka hiçbir şekilde de anılmak istemiyorum"."Ben artık şarkıcıyım başka hiçbir şekilde de anılmak istemiyorum".
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.In response, Madonna said, "The tour in no way hurts anybody's sentiments.
Terörizm insanlığa karşı suçtur ve hiçbir şekilde haklı bulunamaz."Terrorism is a crime against humanity and can in no way be justified."
Anlamsız olaylar hiçbir şekilde Looniverse ile sınırlı değildir.Nonsensical events are by no means limited to the Looniverse.
Bugün anneleri duyarım onlar gey toplumuyla hiçbir şekilde çalışmak istemez.I hear mothers today say they're not gonna work with no gay community on anything.
Bir sınır koruma gücü oluşturmamız hiçbir şekilde sözkonusu değil" dedi.We are not creating a border security force at all."
Bu insanlar hiçbir şekilde değerlerimizi rafa kaldıramayacaklar."These people will never be able to take us off those values."
Riyaz Paşa, bu hareketin başlangıcını hiçbir şekilde önemsemedi.Riyad treated the beginnings of this movement as of no consequence.
1980'lere kadar Sovyet TV'sinde hiçbir şekilde reklama yer verilmedi.Until the late 1980s, Soviet television had no advertisements.
Fakat şehri müdafaa edenler tarafından şaşırtıldı ve şehre hiçbir şekilde girebilmeyi başaramadı.However, he was baffled by the city's defences and could not gain entry by any means.
Zach'ın yokluğundan dizide hiçbir şekilde bahsedilmedi.Zach's absence within the show was not mentioned, nor was the character at all.
Hiçbir şekilde çalıntı olmadığını belirtti .There didn't seem to be any sign that they were robbed.
Hiçbir şekilde haksız kazanç sağlamadım.Of course, it brings me no income at all.
Zira böyle bir durum Dünya'da hiçbir şekilde gerçekleşemez."There's no way in the world something like that should happen."
O'nu hiçbir şekilde yönlendirmeme bile gerek kalmamıştı." dedi.I wish to state that I did not force her at all."
Bu limit, hiçbir şekilde arttırılamaz.Yet this lower limit is by no means rigid.
Ülkede isyan tehlikesine hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecektir"."ጋቶች ፓኖም በዚህ ሳምንት ጨዋታ ላይ አይሰለፍም".
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.Unfortunately, the cars have not been completely trouble-free.
Dreyer filminin hiçbir şekilde bir müzik eşliğinde gösterilmesini istememişti.Fuller... didn't really want to do a modern show.
Sonrasında mü mezonunun güçlü nükleer kuvvetten hiçbir şekilde etkilenmediği bulundu.Balseiro, in particular, was convinced nothing nuclear was taking place.
Rotor kite ise hiçbir şekilde bir güç kaynağına sahip değildir.A balise typically needs no power source.
Ortodoks Yahudilik hiçbir şekilde karışık evliliği kabul etmemektedir.Orthodox Judaism does not have a Jewish legal construct of same-gender marriage.

İlgili Sayfalar