Tom Mary hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyor.Tom knows almost nothing about Mary.
Tom, Mary'den üç yıldan fazla bir süredir hiç haber almadı.Tom hasn't heard anything from Mary for more than three years.
Tom'un Mary ile hiçbir ortak yanı yoktur.Tom has nothing in common with Mary.
Tom hiç Mary ile çıkmadı.Tom has never gone on a date with Mary.
Tom Mary ile neredeyse hiç konuşmaz.Tom hardly ever talks to Mary.
Tom'un Mary'nin niçin erken gittiğine dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary left early.
Tom'un, Mary'nin neden onunla çıkmak istemediği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary didn't want to go out with him.
Tom o zamandan önce Mary ile hiç konuşmadı.Tom had never spoken to Mary before that time.
Tom daha önce hiç Mary kadar güzel bir kız görmemişti.Tom had never seen a girl as beautiful as Mary before.
Tom o zamandan önce Mary ile hiç karşılaşmamıştı.Tom had never met Mary before that time.
Tom daha önce Mary gibi biriyle hiç karşılaşmamıştı.Tom had never met anyone like Mary before.
Tom Mary'yi hiç tanımıyor.Tom doesn't know Mary at all.
Tom Mary'nin planı hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Mary's plan.
Tom Mary'nin ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Mary's family.
Tom Mary hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Mary at all.
Tom Mary'nin arkadaşlarından hiçbirini tanımaz.Tom doesn't know any of Mary's friends.
Tom Mary'ye hiç inanmıyor.Tom doesn't believe Mary at all.
Tom Mary ile hiç aynı fikirde değil.Tom doesn't agree with Mary at all.
Tom Mary'yi hiç anlamadı.Tom didn't understand Mary at all.
Tom planı hakkında Mary'ye hiçbir şey söylemedi.Tom didn't tell Mary anything at all about his plan.
Tom dün gece Mary ile hiç konuşmadı.Tom didn't speak to Mary at all last night.
Tom Mary'yi hiçbir yerde görmedi.Tom didn't see Mary anywhere.
Tom Mary'yi hiç anlayamadı.Tom couldn't understand Mary at all.
Tom Mary hakkında hiçbir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims he knows nothing about Mary.
Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.Tom always wanted to visit Mary, but he never had the chance.
Tom ve Mary'nin dışında odada hiç kimse yoktu.There was no one in the room besides Tom and Mary.
Dün Tom ve Mary dışında hiç kimse gelmedi.No one came yesterday except Tom and Mary.
O, kayıp kız hıçkırıklar arasında adını söyledi.Between sobs, that lost girl said her name.
Gölette neredeyse hiç su yok.There's almost no water left in the pond.
Tom neredeyse hiç korkmaz.Tom almost never gets scared.
Tom hiç evlendi mi?Has Tom ever been married?
Tom'un Mary'nin bir seri katil olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary was a serial killer.
Sanırım Almancada gerçekten hiç iyi değilim.I think I'm really not any good at German.
Ben bu fikri hiç sevmiyorum.I don't like this idea at all.
Şimdi ne yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea what I need to do now.
Hiç at biniciliğine gittin mi?Have you ever been horseback riding?
Hıçkırığı durdurmak için ne yapmalıyım?What should I do to stop hiccups?
Onu diskodan hiçbir açıklama olmadan dışarı attılar.They kicked him out of the disco without any explanation.
Eklenecek hiçbir şey yok!Nothing to add!
Demlikte neredeyse hiç kahve yok.There's hardly any coffee left in the pot.
Demlikte neredeyse hiç kahve kalmadı.There's almost no coffee left in the pot.
Neredeyse demlikte hiç kahve yok.There's almost no coffee left in the pot.
Ben onun şarkısını hiç dinlemedim.I have never heard her song.
Lola'yı hiç bilmeyen sen, nasıl aşktan konuşmaya cüret ediyorsun?How dare you speak of love, you who never knew Lola?
Tom adı "s" ile biten bir kızla hiç çıkmadı.Tom has never dated a girl whose name ends with an "s."
Soruma hiçbir cevap yoktu.There was no answer to my question.
Hiç iştahım yok.I have no appetite.
Hemen hemen hiç iştahım yok.I have almost no appetite.
Hiç böyle bir şey görmedim.I've never seen anything like it.
Sen hiç seni sevmeyen birini tekrar sevdin mi?Have you ever loved someone who never loved you back?
Küçük çocuk hariç hiç kimse Tango ile oyun oynamak istemedi.No one wanted to play with Tango except the little boy.
Hiç çikolata kaplı patlamış mısır yedin mi?Have you ever eaten chocolate-covered popcorn?
Söyleyecek hiçbir şeyin yoksa, hiçbir şey söyleme.If you don't have anything to say, don't say anything.
Hiçbir şey güneşin altında yeni değildir.Nothing is new under the sun.
Hiçbir şey bir fotokopi makinesi kadar yararlı değildir.Nothing is as useful as a photocopier.
Hiç kimse düşünmez ama herkesin görüşleri vardır.No one thinks, but everyone has their opinions.
"Mağarada ne oluyor? Merak ediyorum." "Hiçbir fikrim yok.""What's happening in the cave? I'm curious." "I have no idea."
Doğruyu söylemek gerekirse tatlım, ben hiç ilgilenmiyorum.To tell the truth, sweetheart, I'm not at all interested.
Senin hiçbir sürüş deneyimin yok.You have no driving experience.
Sevgisiz yaşamın hiç anlamı yoktur.Life without love has no meaning at all.