Hiç olmazsa nedenini araştırmalıyız.We have to investigate the cause at any rate.
Hiç olmazsa, bu sizin için iyi bir deneyim olacaktır.At any rate, it will be a good experience for you.
Hiç olmazsa "teşekkür ederim" diyebilirsin.You might at least say "thank you."
Hiç olmazsa teşekkür ederim diyebilirsin.You might at least say thank you.
Hiç olmazsa altıda gelin.Come at least at six.
Hiç olmazsa yatacak bir yerim var.At least I have somewhere to sleep.
Rebecca'nın hiç olmazsa iki kızı var.Rebecca has at least two daughters.
Hiç olmazsa Tom'u aramamız gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think we should at least give Tom a call?
Hiç olmazsa planımı düşünür müsün?Would you at least consider my plan?
Hiç olmazsa Tom'un durumu anlayacağını düşündüm.I thought Tom would at least understand the situation.
Hiç olmazsa pencereden dışarıya bakmak istemediğine inanamıyorum.I can't believe you don't want to at least look out the window.
Hiç olmazsa zamanında gelmeye çalış.At least try to come on time.
Tom'un hiç olmazsa yardım önermesini umuyordum.I expected Tom to at least offer to help.
Hiç olmazsa uyudun.At least you slept.
Hiç olmazsa üzgün olduğunu söyle.At least say you are sorry.
Hiç olmazsa Tom'u ziyaret edebilirsiniz.You could at least pay Tom a visit.
Hiç olmazsa duş alabilirsin.You could at least take a shower.
Hiç olmazsa Tom'un hayatta olduğunu biliyoruz.At least we know Tom is alive.
Hiç olmazsa bir şey üzerinde hepimiz aynı fikirdeyiz.At least we all agree on something.
Hiç olmazsa onlarla konuşayım.Let me at least talk to them.
Eğer bana yardım edemiyorsan, hiç olmazsa çalışmama izin ver.If you can't help me, at least let me work.
Ama, bu araştırdıkları sanatsa, faydalı olmalıdır; hiç olmazsa bunu biliyorlardır.Yet knowing when not to use his ability is, after all, included in knowing when to use it.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.None of them are indigenous.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, his legs are.
Ama seni hiç olmazsa biraz prensese benzetmeye çalışacağım. Sorun ne?I'm here to teach you to fake being a princess, but why are you rejecting it?
Hiç olmazsa birazını paylaşabilirdin.At least you could offer some.
Konuşmayı bırakıp... ..bir şey yapmayı göze alacak... ..hiç olmazsa bir kişi çıksaydı.If only someone could stop talking and do something instead! Or at least, try to.
Hiç olmazsa sen bir şeyler yap!At least you could do something! Please!
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.You know, we fought hard to get at least a small Pakistani contingent to come.
Hiç olmazsa aktör Rühmann'dan iyidir!At least better than the actor Rühmann!
Hiç olmazsa hatalı olduğunu biliyorsun.As long as you know that you're wrong
Hiç olmazsa kendilerine böyle baskınımız geldiği zaman yalvarsalardı!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi."O my Lord," said he, "give me respite till the day the dead are raised."
Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Hiç olmazsa kendilerine baskınımız geldiği zaman olsun, yalvarmalı değiller miydi?Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Hiç olmazsa başlarına musibetimiz geldiğinde yalvarsalardı!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
"Bize hiç olmazsa bir ayet (mucize) getirmeliydi!," dediler.Yet they say: "Why does he not bring a sign from his Lord?"
Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.Grant me respite till the day when they will all be raised.”
Ve onlara: "Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz." denilmişti.They said: if we knew it was to be a fair fight We would surely have followed you.
Hiç olmazsa küme düşmeyelim.Auf keinen Fall verteufeln.
Diyorlardı ki: “Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, hiç olmazsa yaşadığımız sürece şen ve neşeli olalım.”Zudem wird am Anfang und am Ende des Liedes gesagt, „auch wir sind hier, immer glücklich, immer fröhlich“.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Parfois, certaines sont indigènes.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Ninguno de ellos es indígena.
Hiç olmazsa küme düşmeyelim.Не надо добивать упавшего.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Nenhum deles é indígena.
Hiç olmazsa küme düşmeyelim.Maar komaan, laten we niet somber zijn.
Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.Probeer tenminste voorzichtig te zijn.
Hiç olmazsa küme düşmeyelim.Đừng có một bản ngã.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Đáng ngạc nhiên là rất ít trong số này là người bản địa.
Diyorlardı ki: “Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, hiç olmazsa yaşadığımız sürece şen ve neşeli olalım.”続けてこだまは「そんでええやないか、そんな話今せんでもええねや、漫才終わったらじっくり聞いたるがな〜」とかぶせる。
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.最初他們其中至少一部分人是印度教徒。
Ama seni hiç olmazsa biraz prensese benzetmeye çalışacağım. Sorun ne?Azért vagyok itt, hogy megtanítsalak úgy tenni, mint egy hercegnő, de te visszautasítod?
Ama seni hiç olmazsa biraz prensese benzetmeye çalışacağım. Sorun ne?Je suis là pour t'enseigner à faire semblant d'être une princesse, pourquoi le rejettes-tu ?
Ama seni hiç olmazsa biraz prensese benzetmeye çalışacağım. Sorun ne?Αλλά θα σου επιτρέψω τουλάχιστον να την μιμηθείς, οπότε ποιο είναι το πρόβλημα;
Ama seni hiç olmazsa biraz prensese benzetmeye çalışacağım. Sorun ne?لكن سأعلمك على الاقل كيف تقلدينه, اين المشكل في هذا؟
Benimle konuşmayın. Çok lezzetli. Hiç olmazsa birazını paylaşabilirdin.Ali nisi morski park?
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük birBardzo się staraliśmy sprowadzić chociaż kilkoro Pakistańczyków.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir알다시피 우리는 이 작은 파키스탄의 대표단이
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Abbiamo insistito molto perché almeno una piccola rappresentanza pakistana fosse presente.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Anda tahu, kita berjuang keras untuk mendatangkan rombongan kecil warga Pakistan.