Ana içeriğe geç
Sözlük

hiç de ile cümle

hiç de kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç de zengin değiller.Non sono per niente ricchi.
Hiç de zengin değiller.No son para nada ricos.
Hiç de zengin değiller.Nu sunt deloc bogaţi.
Hiç de zengin değiller.Sie sind überhaupt nicht wohlhabend.
Hiç de zengin değiller.Vôbec nie sú bohatí.
Hiç de zengin değiller.Vůbec nejsou bohatí.
Hiç de zengin değiller.Ze zijn helemaal niet rijk.
Hiç de zengin değiller.Δεν είναι καθόλου πλούσιοι.
Hiç de zengin değiller.Вони зовсім не багаті.
Hiç de zengin değiller.Они вовсе не являются богатыми.
Hiç de zengin değiller.Те въобще не са богати.
Hiç de zengin değiller.הם אינם עשירים כלל.
Hiç de zengin değiller.انهم ليسوا الأغنياء على الإطلاق.
Hiç de zengin değiller.彼らが高級バッグや服を買うのは
Hiç de zengin değiller.距地並不富裕。
İngilizce konuştuğumu düşündüm, bu da demektir ki beni kayırmaya çalışıyorlar. Hiç de adil değil.Ce n'est pas juste.
İngilizce konuştuğumu düşündüm, bu da demektir ki beni kayırmaya çalışıyorlar. Hiç de adil değil.Eso no es justo.
İngilizce konuştuğumu düşündüm, bu da demektir ki beni kayırmaya çalışıyorlar. Hiç de adil değil.Nu e corect.
İngilizce konuştuğumu düşündüm, bu da demektir ki beni kayırmaya çalışıyorlar. Hiç de adil değil.Pomyślałem, że to nie fair wyszczególniać obcokrajowców.
İngilizce konuştuğumu düşündüm, bu da demektir ki beni kayırmaya çalışıyorlar. Hiç de adil değil.Това не е честно.
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Ako často počujete, že ľuďom je to proste jedno?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Bao nhiêu lần chúng ta nghe thấy rằng mọi người không quan tâm?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Combien de fois entendons-nous que les gens ne s'en soucient pas?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?¿Con qué frecuencia se oye que a la gente no le importa nada?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?De câte ori auzim că oamenilor pur și simplu nu le pasă?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Hoe vaak krijgen we te horen dat het mensen niet kan schelen?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Hur ofta hör vi inte att människor inte orkar bry sig?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Jak často slýcháme, že lidem je to prostě jedno?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Jak często słyszymy, że ludzi po prostu nic nie obchodzi?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Kako pogosto slišimo, da ljudem preprosto ni mar?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?사람들이 여러 일에 신경쓰지 않고 산다는 지적을 얼마나 자주 듣나요?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Milyen gyakran halljuk, hogy az emberek egyszerűen közönyösek?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Quantas vezes ouvimos dizer que as pessoas não querem saber?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Quanto spesso sentiamo che alla gente non importa?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Seberapa sering kita mendengar bahwa orang-orang tidak peduli?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Wie oft hören wir, dass die Leute sich für nichts interessierten?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Πόσο συχνά ακούμε ότι οι άνθρωποι δεν ενδιαφέρονται;
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Как часто мы слышим, что людям просто все равно?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Колко често чуваме, че на хората просто не им пука?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?Як часто ми чуємо, що людям просо байдуже?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?כמה פעמים אנחנו שומעים שלאנשים פשוט לא אכפת?
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?لماذا كثيراً ما نسمع ان الناس غدت لا مبالية
İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız?何度耳にしたでしょう 「みんなわがままで
İnsanların savaşın patlayacağına hiç de inanıyor görünmedikleri o tuhaf anı farkettim.전 사람들이 이상할 정도로 전쟁이 오지 않을 것이라 믿고있는 순간들을 목격했어요.
İnsanların savaşın patlayacağına hiç de inanıyor görünmedikleri o tuhaf anı farkettim.אני ראיתי רגע מוזר כזה שבו אנשים לא נראו כמאמינים שמלחמה עומדת לנחות עליהם
İnsanların savaşın patlayacağına hiç de inanıyor görünmedikleri o tuhaf anı farkettim.رأيت تلك اللحظة الغريبة حيث يبدو .. أن الناس هناك لا يريدون تصديق أن الحرب تتجه نحو الهاوية ،
İnsanların savaşın patlayacağına hiç de inanıyor görünmedikleri o tuhaf anı farkettim.誰も戦争が起こるとは 考えていなかったこと ボスニアと全く同じです
İspanyolcam hiç de o kadar iyi değil.A spanyolom finoman szólva is gyér.
İspanyolcam hiç de o kadar iyi değil.Mon espagnol est loin d'être parfait. C'est le moins qu'on puisse dire.
İspanyolcam hiç de o kadar iyi değil.Spaniola mea e departe de-a fi perfectă.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.A következő évek sem hoztak javulást, továbbra is rossz híreket kaptunk szegénységben felnövő gyerekekről.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Durante los años siguientes, las demás historias que escuchaba sobre los pobres no eran más positivas.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.In de jaren die volgden, waren andere verhalen die ik hoorde over opgroeien in armoede niet positiever.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.In den folgenden Jahren waren die Geschichten, die ich über aufwachsende Arme hörte, nicht positiver.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Jak léta plynula slyšela jsem další zprávy o nárustu chudoby, které vůbec nebyly dobré.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.그 뒤로 수 년 동안, 제가 자라면서 들은 가난한 사람들에 대한 이야기들은 그보다 낫지 않았습니다.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Les années qui ont suivi les autres histoires que j'ai entendues sur les pauvres n"étaient pas plus positives.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Nhiều năm sau, tôi thấy nghèo đói càng tăng cao và không có gì khả quan.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Nos anos seguintes, as outras histórias que ouvi sobre o aumento dos pobres não eram mais positivas.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.V letih, ki so sledila, zgodbe, ki sem jih med odraščanjem slišala o revnih, niso bile nič bolj pozitivne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod