Bu kuantalar hiç de Newton'un hayal ettiği gibi minik, sert kürelere benzemez.אז הקוונטות האלה של אור בכלל לא כמו הכדוריות הקשות והקטנטנות האלה שניוטון דמיין.
Bu kuantalar hiç de Newton'un hayal ettiği gibi minik, sert kürelere benzemez.لذلك هذه -الكمّات- من الضوء ليست على الإطلاق تلك الجزيئات الصغيرة التي تحدث عنها نيوتن
Bu kuantalar hiç de Newton'un hayal ettiği gibi minik, sert kürelere benzemez.小さな硬い丸い粒とは 全く違うのです 光が粒子のようにも波のようにも振る舞うという特性から
Bu nedenle hayır, hiç de yalnız değilim.Also bin ich absolut nicht einsam.
Bu nedenle hayır, hiç de yalnız değilim.Так что совсем нет, я не одинок.
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Adquirí esto en un intercambio local, pero realmente no siento ganas de lidiar con alambres y todo eso",
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Am luat asta de la un târg de pe-aici, dar nu simt cine ştie ce imbold să umblu la fire şi alte rahaturi."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Egy helybélivel üzletelve szereztem, mégsem érzem, hogy szívesen vacakolnék a huzalozással."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Ik heb dit op een rommelmarkt gekocht, maar ik heb geen zin in klooien met draden en rommel."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""J'ai eu cela d'un commerce local, mais je me sens pas d'humeur à bricoler."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""난 이걸 근처에서 샀는데, 쓰레기 같은 배선 때문에 화내고 싶지 않아."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Kupiłem to w okolicy, ale naprawdę nie czuję się na siłach, żeby to naprawiać."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""L'ho preso a un mercatino locale, ma non ho proprio voglia di stare a impazzire con fili e altra roba".
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Mới mua được cái này gần nhà nhưng thật sự không muốn động vào đống dây dợ lằng nhằng."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Tohle jsem dostal z místního obchodu, ale nemám pocit že by to byl šmejd."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Το πήρα από κάποιο τοπικό κατάστημα, αλλά δεν νιώθω την όρεξη να ασχοληθώ με καλώδια και βλακείες."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Сдобих се с това от една местна търговия, но наистина не ми харесва да се занимавам с кабели и глупости. "
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Я купил это на местных торгах, но на самом деле, не чувствую себя расположенным возиться с проводами".
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""השגתי את זה על-ידיי מסחר מקומי, אבל ממש לא בא לי להתעסק עם החיווט וכל השטויות."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""حصلت على هذه من بعض التجارة المحلية، و لكن في الحقيقة لا أشعر مثل لولبة الخيط و القماش."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor."配線やくだらないことに時間をかけたくない気分だ」 さらに いくつかの感情には 写真がブログの投稿に含まれていることがあり
Bunun cevabı 3'tür. O zaman bu da 1/3'e eşit olacaktır. Hiç de fena değil.Maintenant, je vais prendre un niveau supérieur, plus difficile
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.A corrupção nesse setor não é nenhuma surpresa.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.A korrupció ebben az ágazatban egyáltalán nem meglepő.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Bởi vấn nạn tham nhũng trong lĩnh vực này không còn là điều xa lạ nữa.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Corruptie in die sector is geen verrassing.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Corruzione nel settore in questione, non è una sorpresa.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Corupție în acel sector, nicio surpriză.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.De la corruption dans ce secteur n'est pas une surprise.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.그 분야에도 당연히 부패는 존재합니다.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Korruption i denna sektor är ingen överraskning.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Korruption i den sektor, ingen overraskelse.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Korruption in dieser Branche ist keine Überraschung.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Korupcia v tomto sektore nie je žiadne prekvapenie.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.La corrupción en ese sector, no es una sorpresa.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Η διαφθορά σε αυτόν τον τομέα δεν είναι έκπληξη.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Коррупцией в этой отрасли никого не удивишь.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Корупцията в този сектор не е изненада.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Корупція у цьому секторі нікого вже не дивує.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.השחיתות במגזר הזה אינה מהווה שום הפתעה.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.الفساد في هذا القطاع، لم يكن مفاجئاً.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.汚職はどこにでもあるのに なぜそのセクターを取り上げるのか?
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünAls je het op deze manier bekijkt dan is hij niet eens een genie.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünDaca privesti din punctul asta de vedere, nu este un geniu.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünKalau kamu lihat ini, dia sama sekali tidak jenius.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünKeď sa na to pozrieš z tohto hľadiska, nie je to génius.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünKhi con nhìn nó theo góc độ này, Nó không còn là thiên tài nữa đâu.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünKiedy patrzysz w ten sposób, wcale nie jest geniuszem.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsün그런거보면, 얘 천재도 아니야.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünNår du kigger sådan her på det, så er han ikke engang et geni
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünNär du ser från den här sidan så är han inte ens ett geni.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünQuando lo guardi in questo modo, non é neanche un genio.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünQuand tu le regardes comme ça, il n'est plus un génie !
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünWenn du das so betrachtest, ist er gar kein Genie.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünΌταν το βλέπεις απ'αυτήν την άποψη, δεν είναι καν ιδιοφυΐα.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünКогато погледнеш от тази страна, той дори не е и гений.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünКогда ты видишь такое, он больше не гений.
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsün.כשמסתכלים על זה ככה, הוא אפילו לא גאון
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünعندما تنظرين إليه بهذه الطريقة يبدو وأنه ليس عبقري
Bu yönünden bakarken hiç de akıllı olmadığını görürsünちょっと!