Ana içeriğe geç
Sözlük

hiç değilse ile cümle

hiç değilse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Hiç değilse eğlenceli olacaktır.It will be entertaining, if nothing else.
Hiç değilse duş alabilirsin.You could at least take a shower.
""Hiç değilse beş dakika..."".It would take at least five minutes. ...
Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti.On longer journeys they might relieve them to rest.
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.At the end it was as he had wished.
Yani hiç değilse kendi kimliğinizi ifade etmek için bunları söylersiniz.Or at least, that's what you say when you identify yourself.
- ama hiç değilse önceliklerinin doğru bir yere oturmuş olması lazım.- but at least you have your priorities in the right place!
Hiç değilse z için çözdük.So we have at least solved for z.
Ve hiç değilse şöyle diyebilirsin: "Ah evet!And then at least you say:
(Hiç değilse kendilerini) Kureyş’i ‘bir araya getirip anlaştırdığı’SINCE THE QURAISH have been united,
Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler?Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Cehennemde şöyle seslenilir: "Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın."They will call (to the keeper of Hell-gate): "O Malik, let your Lord decide our fate."
Eğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzaklaşın.If you do not believe in me, leave me alone."
Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir.” [16,125]He may possibly take heed or may come to have fear."
Rabbin hiç değilse canımızı alsın." Nöbetçi: "Siz böyle kalacaksınız" der.He will answer, “Rather you are to stay (forever).” (*The guard of hell)
Rabbin hiç değilse canımızı alsın."Let your Lord make an end of us."
Umulur ki, hiç değilse bu durumda, inkâr ve tecavüzlerinden vazgeçerler.You do not have to bind yourselves to such a treaty.
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.En tout cas, ils ont agi comme tel.
""Hiç değilse beş dakika...""."Que cinco años no es nada..."».
""Hiç değilse beş dakika..."".Сплошные пять суток...»).
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.Han beslutar sig därför att låtsas att han är det.
""Hiç değilse beş dakika..."".Tak pět, šest let."
""Hiç değilse beş dakika..."".Așteaptă-mă cinci minute, te rog.
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.Valójában ugyanúgy viselkedik, mint korábban.
""Hiç değilse beş dakika...""."5 minutter – eller resten af livet".
Hiç değilse yeterince eğlendiren bir bölümdü ve izleyenler için tam olarak bir zaman kaybı değildi." dedi.Det var trods alt en god periode, men også en meget hård periode, som jeg ikke vil have undværet."
Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti.Noget letøl fik de alligevel, før de gik til ro.
Bu biçim (hiç değilse yaklaşık olarak) tanıımlanabilir, titreşim olarak.Den er kjent som (ramen can), og er i ferd med å få offentlig oppmerksomhet.
Evora "Hiç değilse Paris'i görürüm" diyerek öneriyi kabul etti.それに対し、レスコーは「2人はパリで見つかるでしょう」を示唆を与える。
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.或者至少假装。
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.라는 식으로 태연히 행동하였다고 한다.
Hiç değilse yeterince eğlendiren bir bölümdü ve izleyenler için tam olarak bir zaman kaybı değildi." dedi.그래서 공감하기는 쉬웠지만 연기하기 수월한 캐릭터는 아니었다”고 말했다.
Evora "Hiç değilse Paris'i görürüm" diyerek öneriyi kabul etti.그는 "저는 변화를 거부했어요."라고 《에보니》 지에 말하기도 했다.
""Hiç değilse beş dakika..."".אני נותן לכם חמש דקות!".
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Ale s troma chlapcami máte slušnú pravdepodobnosť, že aspoň jeden z nich sa nebude správať tak, ako by sa mal.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.De három fiú esetében elég nagy az esélye annak, hogy legalább egyikükkel nem nem nagyon bír az ember.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.그러나 남자 아이가 세 명이면, 적어도 그 중 한 명은 반드시 행해야하는대로 처신하지 않을 가능성이 상당히 많습니다.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Maar met drie jongens heb je veel kans dat er minstens één gedrag vertoont dat niet helemaal naar behoren is.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Но с три момчета, има голяма вероятност, че поне един от тях няма да се държи точно така, както би трябвало.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.אבל עם שלושה בנים, ישנו סיכוי סביר שלפחות אחד מהם לא יתנהג בדיוק כמצופה.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.少なくとも1人は 行儀よくせずに ぐずっているのです AV:期待と現実のギャップがどう生まれたのかお分かりでしょう
- ama hiç değilse önceliklerinin doğru bir yere oturmuş olması lazım.- mas ao menos tens de ter as tuas prioridades no sítio certo!
- ama hiç değilse önceliklerinin doğru bir yere oturmuş olması lazım.- но по крайней мере, твои приоритеты должны быть правильно расставлены!
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Crede-me que eu estou no Pai, e que o Pai está em mim; crede ao menos por causa das mesmas obras.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Credetemi: io sono nel Padre e il Padre è in me; se non altro, credetelo per le opere stesse
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Credeţi-Mă că Eu sînt în Tatăl, şi Tatăl este în Mine; credeţi cel puţin pentru lucrările acestea.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Creedme que yo soy en el Padre, y el Padre en mí; de otra manera, creed por las mismas obras
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Croyez-moi, je suis dans le Père, et le Père est en moi; croyez du moins à cause de ces oeuvres.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Geloof toch dat Ik in de Vader ben en dat de Vader in Mij is. De dingen die Ik doe, zijn het bewijs daarvan.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Glaubet mir, daß ich im Vater und der Vater in mir ist; wo nicht, so glaubet mir doch um der Werke willen.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Khi ta nói rằng ta ở trong Cha và Cha ở trong ta , thì hãy tin ta ; bằng chẳng , hãy tin bởi công_việc ta .
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Khi ta nói rằng ta ở trong Cha và Cha ở trong ta, thì hãy tin ta; bằng chẳng, hãy tin bởi công việc ta.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.내가 아버지 안에 있고 아버지께서 내 안에 계심을 믿으라 그렇지 못하겠거든 행하는 그 일을 인하여 나를 믿으라
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Tro mig at jeg er i Faderen og Faderen i mig; men hvis ikke, så tro det dog for selve gjerningenes skyld!
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Tron mig; jag är i Fadern, och Fadern i mig. Varom icke, så tron för själva gärningarnas skull.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Verte mi, že ja som v Otcovi a Otec vo mne. A jestli nie, pre samy tie skutky mi verte.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Věřtež mi, že jsem já v Otci a Otec ve mně; nebo aspoň pro samy skutky věřte mi.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Verujte mi, da sem jaz v Očetu in Oče v meni; če pa ne, verujte mi vsaj zavoljo teh del.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Wierzcie mi, żem ja w Ojcu, a Ojciec we mnie; wżdy przynajmniej dla samych spraw wierzcie mi.
Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.Πιστευετε μοι οτι εγω ειμαι εν τω Πατρι και ο Πατηρ ειναι εν εμοι ει δε μη, δια τα εργα αυτα πιστευετε μοι.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod