Şu an görmekte olduğumuz, MÖ 100 yıllarından kalmış bir heykel, oturan boksör heykeline bakıyoruz.Díváme se na sedícího boxera, řeckou, helénskou sochu asi z roku 100 př. n. l.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.A Filištíni vezmúc truhlu Božiu dopravili ju do domu Dágonovho a postavili ju vedľa Dágona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Där togo filistéerna Guds ark och förde in den i Dagons tempel och ställde den bredvid Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Der tok filistrene Guds ark og førte den inn i Dagons hus og stilte den op ved siden av Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Di situ peti itu dibawa masuk ke kuil dewa mereka, Dagon, dan diletakkan di samping patung dewa itu
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Ðoạn , chúng lấy hòm của Ðức_Chúa_Trời đi vào đền Ða - gôn , để ở bên Ða - gôn .
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Ðoạn, chúng lấy hòm của Ðức Chúa Trời đi vào đền Ða-gôn, để ở bên Ða-gôn.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Então os filisteus tomaram a arca de Deus e a introduziram na casa de Dagom, e a puseram junto a Dagom.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.És megfogták a Filiszteusok az Isten ládáját, és bevivén azt a Dágon templomába, Dágon mellé helyezték el.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.I Filistei poi presero l'arca di Dio e la introdussero nel tempio di Dagon
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.in das Haus Dagons und stellten sie neben Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.In Filistejci vzemo skrinjo Božjo in jo prineso v hišo Dagonovo in jo postavijo poleg Dagona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Ja filistealaiset ottivat Jumalan arkin ja veivät sen Daagonin temppeliin ja asettivat sen Daagonin rinnalle.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.블레셋 사람이 하나님의 궤를 가지고 다곤의 당에 들어가서 다곤의 곁에 두었더니
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Los filisteos tomaron el arca de Dios, la introdujeron en el templo de Dagón y la pusieron junto a Dagón
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Og Filisterne tog Guds Ark og bragte den ind i Dagons Hus og stillede den ved Siden af Dagon.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Vzali tedy Filistinští truhlu Boží, a vnesli ji do domu modly Dágon, a postavili ji vedlé Dágona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.Wziąwszy tedy Filistynowie onę skrzynię Bożą, wprowadzili ją do domu Dagonowego, i postawili ją podle Dagona.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.И взяли Филистимляне ковчег Божий, и внесли его в храм Дагона, и поставили его подле Дагона.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.И филистимците взеха Божия ковчег та го внесоха в капището на Дагона, и поставиха го до Дагона.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.ויקחו פלשתים את ארון האלהים ויביאו אתו בית דגון ויציגו אתו אצל דגון׃
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.واخذ الفلسطينيون تابوت الله وادخلوه الى بيت داجون واقاموه بقرب داجون.
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.非 利 士 人 將 神 的 約 櫃 抬 進 大 袞 廟 、 放 在 大 袞 的 旁 邊
Tanrının Sandığını Dagon Tapınağına taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler.非利士人 將神 的 約櫃抬 進 大袞廟 、 放在 大袞 的 旁邊
Trajik bir sahne bu. Brütüs bir Roma heykelinin altında oturuyor, gölgede, elinde de kendi fermanı var.Brutus siedzi w cieniu, u podnóża rzymskiej statuy, trzymając w dłoni swój edykt.
Yeni evsizler barınağını ve Kaptan Çekiç heykelini... ...bizzat belediye başkanı açacak.Это хороший день, чтобы быть бездомным.
Yoksa bu heykelin sonu da diğerleri gibi eritilerek savaş topu dökmek için kullanılmak olabilirdi.Ar fi putut ajunge un tun.
Yoksa bu heykelin sonu da diğerleri gibi eritilerek savaş topu dökmek için kullanılmak olabilirdi.Mógł on skończyć jako działo.
Yoksa bu heykelin sonu da diğerleri gibi eritilerek savaş topu dökmek için kullanılmak olabilirdi.Questo potrebbe essere finito, come un cannone.
Yoksa bu heykelin sonu da diğerleri gibi eritilerek savaş topu dökmek için kullanılmak olabilirdi.Tato socha by bývala mohla skončit jako dělo.
Yoksa bu heykelin sonu da diğerleri gibi eritilerek savaş topu dökmek için kullanılmak olabilirdi.З нього могла б вийти гармата.
Yoksa bu heykelin sonu da diğerleri gibi eritilerek savaş topu dökmek için kullanılmak olabilirdi.Она могла стать пушкой.