Heykelin yapımında malzeme olarak çelik kullanılmıştır.Gaminamas plieno liejyklose, naudojamas fabrikuose.
Yaklaşık 90 adet heykelini, eskizlerini ve çizimlerini yok etmişti.Jis sukūrė apie 60 Sin piešinių ir akvarelių.
Orijinal heykel çok değerli görüldüğünden uzun bir süre heykelin sadece bir kopyası müzede sergilendi.Originaali peetakse nii väärtuslikuks, et pikka aega eksponeeriti ainult koopiat.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.42층 건물과 맞먹을 정도로 컵이 쌓였습니다. 비교할 수 있도록 자유의 여신상을 넣어 보았습니다.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Asta-i la fel de înalt ca şi o clădire de 42 etaje şi am adăugat Statuia Libertăţii ca scară de referinţă.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Chỗ đấy cao xấp xỉ một tòa nhà 42 tầng. và tôi sẽ đặt tượng Nữ thần Tự do vào để tiện so sánh.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Das ist so hoch wie ein 42-stöckiges Gebäude. Ich habe hier mal die Freiheitsstatue als Vergleich eingefügt.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Det är lika högt som ett 42-våningshus, jag placerade Frihetsgudinnan där som en referenspunkt.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.È l'altezza di un palazzo di 42 piani. Ho messo la Statua della Libertà come riferimento di scala.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Ez egy 42 emeletes épületnek megfelelő magasság, és odaraktam a Szabadság-szobrot viszonyítási alapnak.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Ini setinggi gedung bertingkat 42, dan saya menaruh Patung Liberty sebagai skala perbandingan.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.To jest tak wysokie jak 42 piętrowy budynek, dla porównania zamieściłem tu Statuę Wolności.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Výškou sú ako 42 poschodová budova a pridal som sochu slobody ako referenciu mierky.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Αυτό είναι όσο ψηλό είναι και ένα κτήριο 42 ορόφων πρόσθεσα το άγαλμα της ελευθερίας ως μέτρο σύγκρισης.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Высота этой картины может сравнится с 42-этажным зданием, и я для сравнения поместил сюда Статую Свободы.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.Това е с височината на 42-етажна сграда, и аз поставих Статуята на Свободата там за сравнение на мащабите.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.זה בגובה של בניין בן 42 קומות, שמתי את פסל החירות כקנה-מידה.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.هذا بعلو بناية ذات 42 طابق. و وضعت تمثال الحرية هناك كمرجع للقياس.
42 katlı bir bina kadar yüksek, ve buraya da Özgürlük Heykelini referans ölçek olarak koydum.比較の為 自由の女神を載せました 正義と言えば 私達の文化で
Ama sadece bronz değil, çünkü Brancusi için temel-kaide de heykelin bir parçasıydı.- Ale není to pouze z bronzu, protože pro Brancusiho byl i podstavec součástí sochy.
Ama sadece bronz değil, çünkü Brancusi için temel-kaide de heykelin bir parçasıydı.Dar nu e doar bronz, deoarece, pentru Brâncuşi, piedestalul făcea parte din sculptură.
Ama sadece bronz değil, çünkü Brancusi için temel-kaide de heykelin bir parçasıydı.Но не е просто бронз, тъй като за Бранкузи пиедесталът е част от скулптурата.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,하지만 제가 이렇게 직접 제작하는 것과 같이 새로운 카테고리도 있었습니다. 이건 아무래도 좀 다르죠.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,Ma ora vi era questa potenziale categoria di cose che potevo scolpire che era diversa, che io - sapete,
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,Mas agora havia uma nova categoria potencial de coisas que eu podia esculpir, e isso era diferente.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,Teraz jawiła mi się nowa kategoria: rzeczy, które mogłem rzeźbić.
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,אבל עכשיו ייתכן שהייתה קטגוריה חדשה של דברים שאני יכול לפסל שהייתה שונה. אתם יודעים,
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,لكن الآن كانت هناك قابلية هذا الصنف الجديد للأشياء التي قد أستطيع نحتها التي كانت مختلفة، والتي -- تعلمون،
Ama şimdi bir de heykelini yapabileceğim şeyler kategorisi vardı, bu farklı bir şeydi, yani -- biliyorsunuz,フォルダ内にまだあるかもしれない 違いを分かってもらえますか? もちろん 僕には自分用のR2D2がありますが
Amerika'da buna bir nokta büyüklüğü deniyor. Bütün heykelin boyutu aşağı yukarı bu.Ak by ste rozdelili bodku za vetou na polovicu, dostanete asi takú veľkosť.
Amerika'da buna bir nokta büyüklüğü deniyor. Bütün heykelin boyutu aşağı yukarı bu.Por isso se cortarem a meio um ponto final, é mais ou menos quanto mede tudo isto.
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Baldassarre Poi è bene, e nulla può essere malato: il suo corpo dorme nel monumento Capel, il
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,BALTASAR Entonces está bien, y nada puede estar mal: Su cuerpo duerme en monumento Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Apoi, ea este bine, şi nimic nu poate fi bolnav: corpul ei doarme în monumentul lui Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,BALTHASAR Dann ist sie gut, und nichts kann krank sein: Ihr Körper schläft in Capel-Denkmal,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,BALTHASAR Então ela está bem, e nada pode ser doente: O corpo dela dorme no monumento de Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Hon är bra, och ingenting kan vara sjuk: Hennes kropp sover i Capel s monument,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Kemudian dia baik, dan tidak ada yang bisa sakit: Tubuhnya tidur di monumen Capel itu,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,BALTHASAR Pak je dobře, a co může být špatně: Její tělo spí v Monument to Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Potem je dobro, in nič ne more biti slabo: Njeno telo spi v spomenik Capel je,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Potem jest dobrze i nic nie może być źle: Jej ciało śpi w Capel jest pomnik,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Potom je dobre, a čo môže byť zle: Jej telo spí v Monument to Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,BALTHASAR Puis elle est bien, et rien ne peut être malade: son corps dort dans monument Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Så hun er godt, og intet kan være syg: Hendes krop sover i Capel monument,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Sitten hän on hyvin, ja mikään ei voi olla sairas: Hänen ruumiinsa nukkuu Capel muistomerkki,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Ze is goed, en niets kan worden ziek: Haar lichaam slaapt in monument Capel's,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Balthasar Τότε είναι καλά, και τίποτα δεν μπορεί να είναι άρρωστο: Το σώμα της κοιμάται στο μνημείο του Capel,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,BALTHASAR אחר כך היא גם, ושום דבר לא יכול להיות חולה: גופה ישנה אנדרטה של בקייפל,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Boldizsár Aztán jól, és semmi sem lehet rossz: teste alszik Capel az emlékmű,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,발타자르는 그 다음 그녀는 잘하고, 아무것도 병이 없을 수 있습니다 : 그녀의 시체가 카펠의 비석에서 자고,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,Балтазар Тогава тя е добре и нищо не може да бъде зле: Нейното тяло спи в паметник Кейпъл,
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,БАЛЬТАЗАР Потом она хорошо, и ничто не может быть плохо: ее тело спит в памятник Капель, в
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,بالتازار ثم انها على ما يرام ، ولا شيء يمكن أن يكون سوء : جسدها ينام في النصب كابيل ، و
Balthasar Sonra o iyi, hiçbir şey kötü olabilir: vücudu Capel heykeline uyur,天使たちの命を持つと彼女の不滅の部分。私は、彼女がの彼女の親族ボールトの低いレイアウトを見た
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Fui a una exhibición y recorrí mis manos sobre la escultura.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Pour en avoir le cœur net, je suis allé à l'exposition.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Sono stato alla mostra e ho messo le mani su quella scultura.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Πήγα στην έκθεση και άγγιξα το γλυπτό.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.Я пошел на выставку и стал ощупывать скульптуру.
Böylelikle sanatçı heykelin başını gerçekten farketmemizi istemiştirB: así, el artista hubiera querido asegurarse de que podríamos ver la cabeza