Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Gdzie odnaleziono rzeźbę, więc uważamy, że została ona zaprojektowana tak, aby wypełnić tę przestrzeń.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Kde byl nalezen výklenek a socha, takže soudíme, že byly myšleny právě pro ten otevřený prostor.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Una nicchia e la scultura è stata trovata lì, così pensiamo, era destinata per quello spazio.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Ж: Скульптуру нашли там, поэтому считается, что она предназначалась для этого места.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.І там була знайдена скульптура. І ми вважаємо, вона була призначена для ніші.
Heykelin bu şekilde yapılmış olmasının da Hristiyanlıkla veya tanrısallığıyla bağlantılı bir anlamı olabilir.A možná i v tomto by se mohl ukrývat náznak křesťanství a "nebeskosti".
Heykelin bu şekilde yapılmış olmasının da Hristiyanlıkla veya tanrısallığıyla bağlantılı bir anlamı olabilir.E forse nel quel modo c'è qualche suggerimento del cristiano e celeste.
Heykelin bu şekilde yapılmış olmasının da Hristiyanlıkla veya tanrısallığıyla bağlantılı bir anlamı olabilir.I być może zawiera się w tym sugestia czegoś chrześcijańskiego i niebiańskiego.
Heykelin bu şekilde yapılmış olmasının da Hristiyanlıkla veya tanrısallığıyla bağlantılı bir anlamı olabilir.Ж: Возможно, это также некое указание на христианство и одухотвореннось. М:
Heykelin bu şekilde yapılmış olmasının da Hristiyanlıkla veya tanrısallığıyla bağlantılı bir anlamı olabilir.І, можливо, в цьому теж є певний натяк на християнство і небеса.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.A fost ideea izolării componentului tactil al sculpturii, și apoi integrarea lui într-un sistem de comunicare.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Chciałem wyizolować namacalny element rzeźby i wdrożyć go do swoistego systemu łączności.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Đó là ý tưởng của cô lập các thành phần xúc giác của công trình và đưa vào hệ thông liên lạc.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Era a ideia de isolar o componente táctil da escultura, e depois colocá-lo num sistema de comunicação.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.조각의 촉각에 해당되는 부분을 분리하여, 의사소통 체계 안에 넣는다는 생각이었습니다.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.La idea era aislar el componente táctil de una escultura y luego ponerlo en un sistema de comunicación.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.L'idea era di isolare la componente tattile della scultura e poi metterla in un sistema di comunicazione.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Ηταν η ιδέα να απομονώσω την παράμετρο της αφής της γλυπτικής και να την μετατρέψω σε σύστημα επικοινωνίας
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Идея в том, чтобы выделить тактильные компоненты скульптуры, а затем положить их в систему связи.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.זה היה רעיון של לבודד את הרכיב הטקטילי של הפסל, ואז להכניס אותו למערכת התקשורת.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.وكانت الفكرة هى عزل عنصر اللمس عن المنحوتة، ومن ثم وضعها فى نظام إتصال.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.通信システムに導入したものです これは動く彫刻ボールをイメージして、
Heykelin en üst noktasından alttaki kaidesine kadar devam eden bir etki bu.. . .Osvětlení tady v muzeu to ještě zdůrazňuje. Busta tvoří dokonalý celek od vrcholu až po podstavec.
Heykelin en üst noktasından alttaki kaidesine kadar devam eden bir etki bu.. . .تم إبرازها بالإضاءة في المتحف ولكنها فعلاً تخلق الأحساس بالاستمرارية من قمة التمثال لقاعدته.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.A więc nie chce on stworzyć rzeźby przedstawiającej osobę czy przestrzeń, której tu nie ma.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Nechce sochu udělat tak, aby vypadala jako člověk nebo prostor, který tam není.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Тому він не хоче, що скульптура виглядала, як людина чи простір, якого тут нема.
Heykelin kendisi mantıklı bir yolla inşa edilmemiş.[Dennis] 이성적으로 만들어지진 않은것 같아요
Heykelin kendisi mantıklı bir yolla inşa edilmemiş.(Dennis) La scultura stessa non è costruita in modo razionale
Heykelin kendisi mantıklı bir yolla inşa edilmemiş.[Dennis] Les sculptures ne sont pas créées de manières rationelles.
Heykelin kendisi mantıklı bir yolla inşa edilmemiş. Mimari bir amaçtan ziyade, estetik bir amacı var.La escultura en sí no fue hecha de una manera racional tiene una meta estética más que una tectónica.
Heykelin kendisi mantıklı bir yolla inşa edilmemiş.[Ντέννις] Το γλυπτό από μόνο του δεν κατασκευάζεται αυστηρά λογικά.
Heykelin meydana taşınabilmesi için özel bir taşıma aracı yapılıyor.Jako mocný symbol. Na přenesení byl postaven speciální přepravní prostředek.
Heykelin meydana taşınabilmesi için özel bir taşıma aracı yapılıyor.Для того, щоб перевезти скульптуру створили спеціальний засіб транспортування.
Heykelin orijinal halinde, gözleri de olmalı, sanırım kaybolmuşlar.Стоит только посмотреть на глаза или рот, и вы увидите пустоту внутри.
Heykelin tamamına baktığımızda çok ahenkli bir görsellikle karşılaşıyoruz.Está realmente creando un hermosos deritmo visual que se mueve a traves del espacio.
Heykelin tamamına baktığımızda çok ahenkli bir görsellikle karşılaşıyoruz.Nádherně se zrcadlí dole v nohách koní.
Heykelin tamamına baktığımızda çok ahenkli bir görsellikle karşılaşıyoruz.Тя наистина е създаването на един прекрасен вид на визуален ритъм който се движи през това пространство.
Heykeli okşarken ellerini üzerimde hissettim.Sentivo le sue mani mentre lui toccava la statua.
Heykeli okşarken ellerini üzerimde hissettim.Он ощупывал статую, но я чувствовала его руки на себе.
Heykeli oluşturan parçalar bazen işe yarıyor, bazense yaramıyor. Benim işim de bunları önceden kestirebilmek.(Diana) Degli elementi vanno e vengono, e il mio lavoro è anche prevedere alcune di queste cose.
Heykeli oluşturan parçalar bazen işe yarıyor, bazense yaramıyor. Benim işim de bunları önceden kestirebilmek.[Diana] 붙였다 뗐다. 제 직업은 그런걸 결정하는 거죠.
Heykeli oluşturan parçalar bazen işe yarıyor, bazense yaramıyor.[Diana] Les éléments vont et viennent donc mon role est de prévoir ce genre de chose.
Heykeli oluşturan parçalar bazen işe yarıyor, bazense yaramıyor.[Diana] Los elementos vienen y van, mi trabajo es predecir algunas de estas cosas.
Heykeli oluşturan parçalar bazen işe yarıyor, bazense yaramıyor.[Νταϊάνα] Κομμάτια μπαίνουν και βγαίνουν, και η δουλειά μου είναι να προβλέπω τέτοιες καταστάσεις.
İmparator Konstantin'in devasa boyutlardaki harikulade güzel heykelinden kalan parçalara bakıyoruz.Patrzymy na pozostałości gigantycznego pomnika cesarza Konstantyna.
İmparator Konstantin'in devasa boyutlardaki harikulade güzel heykelinden kalan parçalara bakıyoruz.Právě se díváme na pozůstatky gigantického zázraku upomínajícím císaře Konstantina
İmparator Konstantin'in devasa boyutlardaki harikulade güzel heykelinden kalan parçalara bakıyoruz.Stiamo cercando i resti di una colossale e meravigliosa rappresentazione ell'imperatore Costantino.
İmparator Konstantin'in devasa boyutlardaki harikulade güzel heykelinden kalan parçalara bakıyoruz.Ми дивимось на рештки велетенського мармурового зображення імператора Костянтина.
İmparator Konstantin'in devasa boyutlardaki harikulade güzel heykelinden kalan parçalara bakıyoruz.М: Перед нами остатки великолепного, колоссального изображения императора Константина.
Işıkla olan, ve malzemeyle ışığın arasında olan, heykeli etkinleştirendir kısmen,A princípio, sou atraída por materiais translúcidos ou reflexivos.
Işıkla olan, ve malzemeyle ışığın arasında olan, heykeli etkinleştirendir kısmen,Det, der sker i interaktionen mellem materialet og lyset - - er delvis det, der aktiverer skulpturen.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Ahí está la Fuente de los Cuatro Ríos, de Bernini.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.C'è la statua di Bernini dei quattro fiumi.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Este statuia Bernini a celor patru râuri.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Hier is het Berninibeeld van de vier rivieren.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.거긴 네 개의 강에 대한 피아네시 상이 있습니다.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Tam jest Statua Piranesiego (Piranesi Statue) czterech rzek.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Ето я статуята на Бернини на четирите реки.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Там находится статуя четырех рек работы Бернини.