heyecanlandı ile cümle
heyecanlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Mais ça m'excitait, donc j'ai continué.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Mas eu estava entusiasmado, então continuei.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Men det var så kul, så jag fortsatte.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Men jag blev upphetsad, så kommer jag hålls.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Men jeg var begejstret, så jeg blev ved.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Mutta olin innoissani, joten jatkoin eteenpäin.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Nhưng tôi đã thấy phấn khích, và tôi tiếp tục.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Nie zamierzałem przestawać.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Pero estaba emocionado, así que continué.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Tapi saya sangat bersemangat, jadi saya teruskan.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim. Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.E, então, começaram a revelar-se-me algumas outras coisas .
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim. Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.אבל הייתי נלהב, ולכן המשכתי.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Αλλά ήμουν ενθουσιασμένος, και συνέχισα.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Але я дуже втішився і продовжував свою справу.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Но бях развълнуван и продължих.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.Но ко мне пришло вдохновение, поэтому я продолжал.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.لكنه متحمس ، لذلك ظللت مستمرة.
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.لكني كنت مستثاراً، لذا فقد واصلت المسيرة
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.そうして気づいたのは
Ama şahsen bu teknolojinin online dünyada kullanılacak olması beni heyecanlandırıyor,제가 특히 온라인에서 이 기술을 사용할 경우 흥분되는 것은, 예를 들어,
Ama şahsen bu teknolojinin online dünyada kullanılacak olması beni heyecanlandırıyor,אבל אני נלהב במיוחד מהשימוש בתוכנה בעולמות אונליין
Ama şahsen bu teknolojinin online dünyada kullanılacak olması beni heyecanlandırıyor,لكنني في الحقيقة أشعر بالسعادة خاصة في استخدام هذه التكنولوجيا على شبكة الإنترنت ،
Ama şahsen bu teknolojinin online dünyada kullanılacak olması beni heyecanlandırıyor,例えばトム・メルヒャーがやってくれたように この技術をオンラインの世界で使うと 面白いのではないかと思います
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formunun저는 미국의 경관과 유명한 캘리포니아의 센트럴 밸리로부터 맨하탄의 기반암에 이르는
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formununאני מלאת תשוקה לגבי הנוף האמריקאי ואיך הצורה הפיסית של האדמה,
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formununأنا متحمسة حول الأراضي الامريكية الأميركي وكيف الشكل المادي للأرض،
Amerikan çevre düzenlemesi beni çok heyecanlandırır ve arazinin fiziksel formunun大好きです。 カリフォルニアのセントラルバリーから
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Byłam taka podekscytowana jak zadzwoniłeś.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ich habe mich sehr über deinen Anruf gefreut.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ik was zo opgewonden toen je me belde.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.J'étais tellement excité par ton appel.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Sono contentissima che tu mi abbia chiamato.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ενθουσιάστηκα που με τηλεφώνισες.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Я была так рада, что ты позвонил.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.卒業してからあってないよね
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.12월에 "존매든 풋볼"과 함께 올라갔습니다. 정말 스릴 넘치는 일이던데요...
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.בדצמבר, בדיוק במיקום גבוה יחד עם "פוטבול בסגנון גון מאדן" וזה ריגש אותי לגמרי
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.في شهر ديسمبر،مع وجود لاعب كرة القدم جون مادن، والذي أخافني إلى حد الموت
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.すぐ次に位置したわけです。 つまり私たちは本当に
"Aslında ilk söylediğiniz 7 şeyi önemsemedim... ...fakat 8. ilgimi çekti ve heyecanlandım.""당신이 얘기한 나머지 사항에는 전혀 관심이 안 가는데 여덟 번째 사항을 듣고 흥미를 느꼈다"고요
"Aslında ilk söylediğiniz 7 şeyi önemsemedim... ...fakat 8. ilgimi çekti ve heyecanlandım.""نعم تجاهلت الأمور السبعة التي قلتها، ولكن الأمر الثامن أثار اهتمامي. "
"Aslında ilk söylediğiniz 7 şeyi önemsemedim... ...fakat 8. ilgimi çekti ve heyecanlandım."会社のポジショニングと商品のポジショニングの 両方を考えてください
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Dime que parte de mi cerebro se está iluminando, porque eso me excita
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Dimmi quale parte del mio cervello si accende, perchè mi eccita.
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Кажете ми точно коя област в мозъка ми "светва", защото това ме вълнува и разпалва.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.A kötések izgatott szakmai érdeklődés, a jelentés az ezer és one palack felkeltette féltékeny tekintetben.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandage glada hans professionella intresse rapporten från tusen och en flaska väckt hans svartsjuka avseende.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandajele entuziasmat interesul său profesional, raportul mii o sticle starnit legătură cu el gelos.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.붕대는 그의 직업적인 관심의 천명과 보고서를 흥분 한 병 그의 질투 관계를 흥분.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obvazy nadšeni jeho odborného zájmu, zprávu tisíc jeden láhve vzbudilo jeho žárlivost jde.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obväzy nadšení jeho profesijný záujem, správu tisíc jeden fľaše vzbudilo jeho žiarlivosť ide.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.oneボトルは彼の嫉妬についての興奮。 すべて4月まで、彼は見知らぬ人と話の機会を欲しがっ、、5月
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Perban bersemangat bunga profesional, laporan ribu dan satu botol terangsang menganggap cemburu itu.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Povoje navdušena svoje poklicne obresti, poročila tisoč one steklenice mu je zbudilo ljubosumen zvezi s tem.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинти порушувала в ньому професійний інтерес, доповідь тисяч один пляшки викликав його ревнива відношенні.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинты возбуждала в нем профессиональный интерес, доклад тысяч один бутылки вызвал его ревнивая отношении.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.متحمس الضمادات اهتمامه المهنية ، وتقرير الفا و one زجاجات الصدد أثار غيرة له.
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.Bene, molte cose di cui alcune eccitanti. che alcuni giudicano pericolose:
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.Bueno, hay muchas cosas, algunas son muy emocionantes.
Bayağı bir şey var. Bazıları çok heyecanlandırıcı.Có rất nhiều việc phải làm, những việc rất lý thú.