heyecanlandı ile cümle

heyecanlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün öğretmenlerimize istedikleri ve hak ettikleri desteği verme fırsatı beni heyecanlandırıyor.Sono emozionato dall'opportunità di offrire ai nostri insegnanti il supporto che desiderano e che meritano.
Bütün öğretmenlerimize istedikleri ve hak ettikleri desteği verme fırsatı beni heyecanlandırıyor.Tôi phấn khởi về cơ hội cho tất cả giáo viên sự hỗ trợ mà họ muốn và xứng đáng.
Bütün öğretmenlerimize istedikleri ve hak ettikleri desteği verme fırsatı beni heyecanlandırıyor.Я рад возможности дать всем нашим учителям поддержку, в которой они нуждаются и которую заслуживают.
Bütün öğretmenlerimize istedikleri ve hak ettikleri desteği verme fırsatı beni heyecanlandırıyor.אני נרגש מההזדמנות להעניק לכל המורים שלנו את התמיכה שהם רוצים ושמגיעה להם.
Bütün öğretmenlerimize istedikleri ve hak ettikleri desteği verme fırsatı beni heyecanlandırıyor.أنا جد متحمس لهذه الفرصة لمنح جميع مدرسينا الدعم الذي يحتاجونه ويستحقونه.
Bütün öğretmenlerimize istedikleri ve hak ettikleri desteği verme fırsatı beni heyecanlandırıyor.支援を与えられる この機会に ワクワクしています 皆さんも同じ気持ち であることを望みます
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Also haben wir uns wirklich über die Zusammenarbeit mit ihnen gefreut.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Asa incat eram foarte incantati sa lucram cu ei.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Así que estábamos muy entusiasmados de trabajar con ellos.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Assim, estávamos muito entusiasmados por trabalhar com eles.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Dus we waren zeer enthousiast om met hen samen te werken.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Jadi kami benar-benar antusias untuk bekerja dengan mereka.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.그래서 우리는 정말 그 들과 일하게 된 사실에 흥분됐죠.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Nous étions donc excités à l'idée de travailler avec eux.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Quindi avevamo voglia di lavorare con loro.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Så vi var virkelig begejstrede for at arbejde med dem.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Szóval baromi izgatottak voltunk, hogy velük dolgozhatunk.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Tak jsme byli opravdu nadšeni z toho, že s nimi budeme spolupracovat.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Więc byliśmy naprawdę podekscytowani na myśl o współpracy z nimi.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Ήμασταν πραγματικά ενθουσιασμένοι με τη συνεργασία μας.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.И така ние бяхме много развълнувани да работим с тях.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Итак, нам не терпелось начать работать с ними.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Тож насправді ми з нетерпінням чекали розпочати роботу з ними.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.אז מאד התרגשנו לעבוד איתם.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.فكنا متحمسين جدا للعمل معهم
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.まず 彼らの求める方向性について話し合い
Çok heyecanlandım.Am fost foarte bucuros.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.Ich war sehr aufgeregt und folgte ihm in sein Büro.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.저도 무척 흥분되, 그의 사무실로 함께 갔습니다.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.Ucieszyłem się i wszedłem z nim do gabinetu.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.Я дуже зрадів і зайшов з ним в офіс.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.התרגשתי מאוד. הלכתי איתו למשרדו.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.كنت متحمسا للغاية. سرت معه إلى مكتبه.
Çok heyecanlandım. Birlikte ofisine gittik.そこで彼は話し始めました 「ひげを剃ると
Çok heyecanlandım.Bol som veľmi vzrušený.
Çok heyecanlandım.Byl jsem z toho nadšený.
Çok heyecanlandım.Ero elettrizzato.
Çok heyecanlandım.Eu estava muito animado.
Çok heyecanlandım.Ik was erg opgewonden.
Çok heyecanlandım.Jag blev exalterad.
Çok heyecanlandım.Jeg var meget spændt.
Çok heyecanlandım.J'étais très emballé.
Çok heyecanlandım.Nagyon izgatott voltam.
Çok heyecanlandım.Olin innostunut.
Çok heyecanlandım.Saya sangat senang.
Çok heyecanlandım.Tôi thấy rất phấn khởi.
Çok heyecanlandım.Yo estaba muy emocionado.
Çok heyecanlandım.Zelo sem bil vznemirjen.
Çok heyecanlandım.Ενθουσιάστηκα.
Çok heyecanlandım.Бях много развълнуван.
Çok heyecanlandım.Меня это очень обрадовало.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Bởi chúng ta chỉ làm ra những thứ vui vẻ, hay là, bạn biết đấy, làm bạn sợ, hay là, gây phấn khích trong lòng.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Deoarece facem lucruri care sunt distractive sau în care simți groaza ca o emoţie viscerală.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Karena kita hanya membuat hal yang menyenangkan, atau akan membuat Anda takut, Anda tahu, perasaan berdebar.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.우리는 그냥 재미있거나 무섭거나 본능적으로 흥분하게 하는 것만 만드니까요.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Omdat we dingen maken die tof zijn of die je angst laten voelen, die pure opwinding.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Perché noi facciamo solo cose divertenti o che spaventano, cioè quell'emozione viscerale.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque hacemos cosas divertidas, ya lo saben, haremos que sientan temor, esa emoción visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque nós simplesmente fazemos coisas divertidas, ou então que nos fazem sentir medo, aquela emoção visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Wir machen nur Dinge, die Spaß machen oder ein Angstgefühl - ein gewisses Bauchkribbeln - auslösen.

İlgili Sayfalar