heyecanlandı ile cümle

heyecanlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Dat is wat ons echt opwindt.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Det är det som verkligen får igång oss.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Det er hvad der virkelig begejstrer os.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Đó là điều mà thật sự làm ta hưng phấn.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.É isso o que realmente nos excita.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Esto es lo que realmente nos excita.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Ez az, ami igazán izgalomba hoz minket.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Ini sebenarnya yang membuat kita tertarik.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.이것이 정말 우리는 흥분시키는 것입니다.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Questo è ciò che ci eccita veramente.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.To je to, co nás opravdu strhuje.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.To nas naprawdę nakręca.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Αυτό είναι που πραγματικά μας συναρπάζει.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Това наистина ни въодушевява.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.Это то, что по-настоящему заводит нас.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.זה מה שבאמת מרגש אותנו
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.و هذا ما يثيرنا حقاً.
Bizi gerçekten heyecanlandıran budur.金銭ではありません それも良いですが
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Aveam multe idei care ne entuziasmau.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Bolo toho dosť, čo nás bavilo.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Bylo toho dost, co nás bavilo.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Było wiele rzeczy, które ekscytowały nas obu.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Có rất nhiều thứ làm chúng tôi hào hứng.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Des centres d'intérêt qui nous rapprochaient.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Er was veel waarvan we enthousiast werden.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Kami punya cukup banyak bahan pembicaraan yang membuat kami bergairah.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.저희에겐 세상에 흥미로운 것들이 너무 많습니다.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Sokminden hozott izgalomba minket.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Teníamos mucho que nos emocionaba.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Tínhamos muito que nos motivava.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Tutte cose che ci entusiasmavano.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Viele Sachen haben uns begeistert.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Vi hade mycket som gjorde oss exalterade.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Vi havde meget, der begejstrede os.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Είχαμε πολλά κοινά ενδιαφέροντα που μας ενθουσίαζαν.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.Много неща ни развълнуваха.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.У нас було багато речей, які нас хвилювали.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.У нас было многого, что нас волновало.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.הרבה דברים ריגשו את שנינו.
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.لدينا الكثير مما يدعونا إلى الحماس
Bizi heyecanlandıran birçok şeyimiz vardı.だから、特別なプロジェクトを一緒にすることに決めたのです
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.les yeux du malade brillé avec une telle férocité que la guerre ne pouvait exciter.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.lidande ögon lyste av grymhet såsom krig bara kunde upphetsa.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.los ojos de la víctima brilló con tal ferocidad que la guerra sólo podía despertar.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.Stradalac oči sijale s Jeza, kot so vojni bi le lahko vznemiriti.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.Sufferer žiarili oči sa zúrivosťou, ako je vojna by mohla nadchnúť.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.the 괴로워하는 사람의 눈 같은 전쟁과 같은 사나운만을 자극 수를 빛났다.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.העיניים של הסובל זרח בעוצמה כגון מלחמה רק יכול לרגש.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.عيون المتألم وتألق مع شراسة مثل الحرب فقط يمكن أن تثير.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.彼らは、タンブラーの下半時間長く苦しんだ、と私はもう一度見ると
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Entusiasmo-me quando vejo esse pensamento em grande escala.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Ich bin aufgeregt, wenn ich diese Art Denkerlass erblicke.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Ik ben enthousiast als ik die denktrant groot uitgeschreven zie.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Innostun, kun näen tällaisen ajattelutavan ilmenevän käytännössä.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Jestem podekscytowany, gdy zauważam, że taki rodzaj myślenia się upowszechnia.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Je suis enthousiaste en imaginant ce type de pensée à grande échelle.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.그런 생각들이 커져가는 것을 어렴풋이 볼 때 전 흥분됐습니다.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Mă încântă când întrezãresc acest mod de a gândi scris cu majuscule.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Me emociona cuando veo ese tipo de pensamiento a gran escala.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Mi emoziona cogliere quel modo di pensare in grande stile.

İlgili Sayfalar