Bu heyecanlandırıcı.זה מרתק.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chlapec se bál těch okřídlených býků, ale zároveň ho vzrušovali.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chłopiec zawsze się bał tych uskrzydlonych byków, ale równocześnie go ekscytowały.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Deze gevleugelde stieren boezemden de kleine jongen schrik in maar tegelijkertijd was hij erdoor gefascineerd.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.그 소년은 날개가 달린 황소들이 무서웠지만, 신이 나가도 했지요.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.והילד היה מפחד מהפרים המכונפים האלה, אבל באותו זמן הם ריגשו אותו.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.والطفل كان خائفا من هذه الثيران المجنحة، لكنها كانت تثيره في نفس الوقت.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.怖がっていましたが 同時にワクワクしてもいました 父親はこの牡牛を発端として
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Acestea sunt lucrurile ce mă pasionează.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.C'est ça que m'excite.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Das ist es, was mich fasziniert.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Dat zijn de dingen waarvoor ik warm loop.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Đó là những thứ làm tôi hứng thú.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Eso son las cosas que me entusiasman.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Ezek a dolgok hoznak lázba.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Questo è cioè che mi eccita.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Semua ini membuat saya bergairah.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.To granice, które mnie fascynują.
Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.Мне это интересно.
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.Bol touto týmto zistením tak nadšený, že behal po dome kričiac:
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.Byl tak nadšený ze svého objevu, že pobíhal po domě a křičel:
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.Il était tellement excité lorsqu'il réalisa cela qu'il courut partout dans sa maison en hurlant:
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.Kaluza tak podniecił się tym odkryciem, że biegał po domu, krzycząc "Zwycięstwo!".
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.그에게 매우 흥분되는 순간이었습니다. 온 집안을 뛰어 다니면서 "해냈다!"고 외쳤죠.
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.הוא היה כל כך נרגש מההבנה הזאת שהוא רץ סביב ביתו כשהוא צועק- "ניצחון!"-
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.و قد كان شديد الحماس بهذا الإكتشاف لدرجة أنه أخذ يجوب منزله راكضا، مصيحا "وجدتها!" --
Bunu fark edince öyle heyecanlandı ki evinin etrafında koşarak "Zafer!" diye bağırdı.家の中を走り回って「勝った!」と叫びました 自分は統一理論を見つけたのだと
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veEr sah das und war so begeistert, dass er seine Hand nach mir ausstreckte und sagt:
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veGdy to zobaczył, był tak podekscytowany, że wyciągnął do mnie rękę i powiedział:
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veIl a vu ça et il était si excité, qu'il a approché sa main vers moi, et il a dit :
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı ve이걸 보고서 그는 아주 신났습니다. 그는 저에게 손을 내밀고
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veВін дуже зрадів, коли побачив це. Він потиснув мені руку, говорячи:
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veОн увидел это и был так рад, протянул ко мне руки и сказал:
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veוהוא ראה את זה, והוא כל כך התלהב, הוא הושיט לי את היד,
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı veوبرؤيته لذلك كان جد متحمس، ومد يده نحوي،
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı ve佢見到噉樣,佢非常之興奮 佢伸隻手過嚟
Bunu gördüğünde çok heyecanlandı, elini bana uzattı ve私の手を握ると 「ありがとう ありがとう」 と言いました
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Alasan yang membuat saya sangat bersemangat ketika saya membaca bahwa server tersebut berisi pengetahuan.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Azért jöttem nagyon izgalomba, amikor erről olvastam, mert a tudást tárolják.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Beh, il motivo per cui mi sono entusiasmata quando ho letto dei server è che contengono sapere.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Bueno, la razón por la que me entusiasmé al leer sobre eso es que contiene conocimiento.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Der Grund, warum ich mich sehr dafür begeistere, ist, dass sie Wissen enthalten.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Fiquei muito entusiasmada quando li sobre isso porque elas contêm conhecimento.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Hãy nói tôi nghe về điều đó.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Minua alkoi kiinnostaa, kun luin, että niissä on paljon tietoa.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Parlez-moi de ça. TG : ça me motiva vraiment de lire des articles là-dessus car ils contiennent le savoir.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Proč je tomu tak?
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Przeczytałam o nich i zafascynowały mnie, bo zawierają wiedzę.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.TG:
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Λοιπόν ο λόγος που ενθουσιάζομαι όταν διαβάζω για αυτά είναι ότι περιέχουν γνώση.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Ами, причината наистина да се развълнувам, като прочетох за това, е, че съдържа знание.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Ну, когда я прочитала о них, я очень ими заинтересовалась, потому что в них хранятся знания.
Bunu okuduğumda çok heyecanlanma sebebim onun bilgi içeriyor olması.Причиною, через яку я вважаю їх дуже важливими є те, що сервери зберігають знання.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Barnet inom mig är riktigt uppspelt av möjligheter som den här.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Cieszę się, jak dziecko na myśl o tych nieograniczonych możliwościach.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Copilul din mine e foarte entuziasmat de astfel de posibilități.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Das Kind in mir ist von solchen Möglichkeiten wirklich begeistert.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Dieťa vo mne je strašne nadšené zo všetkých takýchto možností.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Dítě ve mně je nadšené ze všech těch nových možností.
Bu tarz ihtimaller içimdeki çocuğu gerçekten çok heyecanlandırıyor.Đứa trẻ trong tôi vô cùng hứng thú bởi những khả năng như thế này.