Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecanla ile cümle

heyecanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Филмът също съществува във времето - той е преживяване, през което трябва да преминете емоционално.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Фильм также существует во времени; это тот опыт, который вы должны получить через эмоции.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.סרט גם קיים במרחב הזמן, זו חוויה שאתה צריך לעבור אותה רגשית.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.الفلم أيضاً جزء من "الزمن"، إنه تجربة يجب عليك أن تمر بها عاطفياً.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.感情的に経験すべき体験なのです 私はこの映画作りで 今までに見た
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Algumas pessoas ficaram excitadas com isso.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Beberapa orang menjadi gempar karenanya.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Ça avait passionné quelques personnes.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Câţiva oameni au fost entuziasmaţi de asta.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.E ad alcuni piacque.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Een paar mensen raakten enthousiast.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Kilku ludziom naprawdę się spodobał.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.몇몇이 조촐하게 축하한 정도였어요.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Und einige Leute waren davon begeistert.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Và một số người thấy nó khá thú vị.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Некоторые люди были в восторге от него.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.Няколко души се развълнуваха от това.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.וכמה אנשים התרגשו מזה.
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.وقد أثار هذا إعجاب البعض
Birkaç kişi pek bir heyecanlandı.芸術家のマイケル・ハイザーを訪ねに ラスベガス辺の砂漠へ行ったんだ
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Az az ötlet, hogy szentjánosbogarakat tartsak egy üvegben valamiért mindig nagyon izgalmas volt számomra.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Cette idée des lucioles dans un bocal, pour je ne sais quelle raison, a toujours été passionnante pour moi.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Esta ideia dos pirilampos num frasco, sempre me entusiasmou imenso.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Gagasan akan kunang-kunang di dalam toples, karena beberapa sebab sangat menyenangkan bagi saya.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Glühwürmchen in einem Glas fand ich immer ganz aufregend.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Het idee van vuurvliegjes in een pot, altijd heel opwindend voor mij.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Ideea de licurici în borcan, din nu știu ce motiv, m-a captivat dintotdeauna.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Idéen av eldflugor i en burk, av någon anledning, har alltid varit riktigt spännande för mig.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.왜그런지 모르지만 저는 유리병안에 있는 반딧불이를 생각을 하는걸 좋아하지요.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Por alguna razón, las luciérnagas en un frasco siempre me resultaron apasionantes.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Questa idea delle lucciole nel vaso, per qualche ragione mi ha sempre attratto moltissimo.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Tahleta představa světlušky ve sklenici, z nějakého důvodu pro mě byla vždycky vzrušující.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Tento nápad so svätojánskymi muškami v nádobe bol pre mňa z nejakého dôvodu vždy veľmi vzrušujúci.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Ý tưởng nhốt đom đóm trong lọ thủy tinh, không biết tại sao, luôn vô cùng thú vị đối với tôi.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Z jakichś przyczyn trzymanie świetlików w słoiku jawiło mi się zawsze jako świetny pomysł.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Την ιδέα των πυγολαμπίδων στο βάζο, που για κάποιο λόγο, πάντα μου φαινόταν συναρπαστική.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Наприклад, мене завжди дуже захоплювала історія про світлячків у вазі.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Почему-то мысль о светлячках в банке всегда меня воодушевляла.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Тази идея за светулките в буркана, по някаква причина, винаги беше наистина вълнуваща за мен.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.הרעיון של גחליליות בצנצנת, מסיבה כלשהי, תמיד היה מרגש בשבילי.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.هذه الفكرة حول اليراعات في مرطبان، لسبب ما، كانت مثيرة فعلا لي.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.いつもわくわくさせられました ホタルを出してあげるには
Bir manken olsa da heyecanlandım.Aku gugup meskipun itu sebuah manekin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Am fost emotionata chiar daca stiam ca este un manechin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Byłam zdenerwowana, mimo że to był tylko manekin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Con đã rất hồi hộp mặc dù đó chỉ là ma-nơ-canh.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ero nervosa anche se si trattava solo un manichino.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ich war nervös, obwohl es nur eine Puppe war.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ik was nerveus ook al was het een mannequin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Jag var nervös även om det var en docka.
Bir manken olsa da heyecanlandım.J'étais nerveuse même si c'était un mannequin.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Ήμουν τόσο νευρική παρ'όλο που ήταν απλά μια κούκλα.
Bir manken olsa da heyecanlandım.Я нервничала, несмотря на то, что это был всего лишь манекен.
Bir manken olsa da heyecanlandım.كنت متوتره على الرغم من انه مجرد جسد مزيف
Bir manken olsa da heyecanlandım.マネキンでも"死んだ"って言われて
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Acela că dacă nu reușim să prezicem perfect ceva, atunci suntem foarte stimulați de el.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Amikor nem látunk előre valamit tökéletesen, akkor az nagyon izgalmassá válik.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Cuando no podemos predecir algo a la perfección nos sentimos muy excitados con eso.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Dat als we iets niet bepaald perfect kunnen voorspellen, we erg heel erg opgewonden van raken.
Birşeyi tamamen tahmin edemediğimizde gerçekten heyecanlanırız.Ketika kita tidak memprediksi sesuatu dengan sempurna, kita menjadi lebih semangat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
heyecanla ile cümle - Sayfa 14 - heyecanla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App