heyecanlı ile cümle

heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bunun hakkında oldukça heyecanlı.Tom is pretty excited about that.
Tom gerçekten bunun hakkında heyecanlı.Tom is really excited about it.
Tom başlamak için heyecanlı.Tom is excited to get started.
Tom bu konuda çok heyecanlı.Tom is very excited about it.
Tom bunun hakkında heyecanlı.Tom is excited about that.
Tom hâlâ heyecanlı.Tom is still excited.
Tom da heyecanlıydı.Tom was excited, too.
Tom, Mary kadar heyecanlı görünmüyor.Tom doesn't seem to be as excited as Mary.
Tom'un göründüğü kadar heyecanlı görünmüyorsun.You don't seem to be as excited as Tom seems to be.
Çok heyecanlı görünmüyorsun.You don't seem very excited.
Tom heyecanlıydı ama Mary değildi.Tom was excited, but Mary wasn't.
Tom heyecanlı değildi, ama Mary heyecanlıydı.Tom wasn't excited, but Mary was.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar heyecanlı görünmüyordu.Tom didn't seem to be as excited as Mary seemed to be.
Tom Mary'nin göründüğü kadar aşırı heyecanlı görünmüyordu.Tom didn't seem to be as frantic as Mary seemed to be.
Sami çok heyecanlıydı.Sami was so excited.
Sami heyecanlıydı.Sami was thrilled.
Sami çok heyecanlı olurdu.Sami would be so excited.
Tom, Mary'nin neden bu kadar heyecanlı olduğunu merak ediyordu.Tom wondered why Mary was so excited.
Onu heyecanlı buldum.I found it exciting.
Bence herkes çok heyecanlıydı.I think everyone was pretty excited.
Tom çok heyecanlı, değil mi?Tom is very excited, isn't he?
Tom belli ki bu konuda çok heyecanlı.Tom is obviously very excited about that.
Heyecanlı olduklarını söylediler.They said they were excited.
İlk kez rap yapacağım için çok heyecanlıyım" demiştir.I'm so excited to rap for the first time".
İnsanlar albümü dinleyeceği için heyecanlıyım.I'm excited for people to hear the album.
Birçok eleştirmen Ash-Wednesday için bilhassa heyecanlı idiler.Many critics were particularly enthusiastic about Ash-Wednesday.
Fakat yüzünün güzelliğine rağmen, kişiliği heyecanlı bir tutku yaratamıyor.But though her face was beautiful, her person was not formed to excite passion.
Onun sesi benim albümümde yer alacağı için çok heyecanlıyım." demiştir.I'm so excited to have her voice on my album."
"Ne diyebilirim ki, bundan ötürü çok heyecanlıyız!What can I say, we're thrilled about it!
Blerim ile çalışacağıma çok heyecanlıyım.""I am extremely excited to be working with Emilio.
Heyecanlı bir kitap okumakta olan Poppy, diğerleri tarafından aralıklarla rahatsız edilir.Poppy reads aloud from a titillating book, interrupted at intervals by the others.
Bu dönem bilim tarihinin heyecanlı bir dönemiydi.It was an exciting era in the history of scientific progress.
Bu projenin içinde olduğum için çok heyecanlıyım.I am very happy because it is a project that I want to be involved in.
Ayrıca ben de çok heyecanlıyım," dedi.And I am very confused."
Çok heyecanlıyım!I am so excited!
Battlefield Bad Company 2’deki görevler oldukça heyecanlıdır."Battlefield Bad Company 2 Review".
Bu heyecanlı serüveni kaçırmayın...Do not miss this great carnival.
"Burada olmaktan çok mutluyum ve heyecanlıyım.I’m just very appreciative and blessed to be here."
Grade projenin ne sonuç vereceği konusunda heyecanlıydı.Yes, we worry about what the final box office is going to be.
1.Sezonun en heyecanlı bölümüdür.Their most successful season in the 1.
Oyunun en heyecanlı ve güzel kısmı senaryosudur.One of the best and most beautiful actresses that has been on this show.
Ben erkekler olsaydı gibi hatta biraz heyecanlıyım kendimi.I was myself excited somewhat even as if they had been men.
"Kendilerini terk edildi." Mary oldukça heyecanlı haline geldi.Mary was becoming quite excited.
Ve evet, çok heyecanlılar.And well, they're very excited.
Yani, burada sizlere katıldığım için heyecanlıyım.So, but I'm thrilled to be joining all of you here.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Control is also a good place to be, because there you feel comfortable, but not very excited.
Hepimiz sizi burada görmekten dolayı heyecanlıyız.We're all excited to see you here.
Ordaki gibi bir his oluyor. Oldukça heyecanlı.That's what it feels like.
Bu sahada elimizde size gösterebilecek bilgiler yok, fakat bu konuda için çok heyecanlıyız.And so we don't have data to show you on this front, but we're very excited about this.
Evet, bunlar daha ilk günler, fakat meraklı ve heyecanlıyız.So it's early days, to be upfront, but we're excited about it.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.This is a tense moment in the first football game, I think.
Son derece mutlu ve heyecanlıydım.I was euphoric.
Çok heyecanlıydı.He is so excited."
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.It's never -- it's really never been a more exciting, or a vital time, to be a biologist.
Yani çok heyecanlıyız.So we're thrilled.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.I'm a little nervous, just to let you know.
Esasında, buna dair en heyecanlı şeylerden biri de birçok alanı kapsayan bir çalışma oluşudur.One of the most exciting things about this is that, indeed, it involves multidisciplinary work.
Öykünün icinden heyecanlı anları gösteren bir zaman cetveli goruyorsunuz.You can see a timeline, showing you the exciting moments throughout the story.
Bu benim uyuduğum çok heyecanlı bir bölüm.This is a really exciting sequence of me sleeping.
-Heyecanlıyım. Olumlu anlamda. Hayatım boyunca bunun için eğitim gördüm.Take ammo.
İlgili Sayfalar