heyecanlı ile cümle

heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tamam, heyecanlı bulduğum bir nokta "kendiliğinden düzenlenme".Самый удивительный — самосборка.
Tamam, heyecanlı bulduğum bir nokta "kendiliğinden düzenlenme".אוקיי, אחד שמרגש אותי הוא הרכבה-עצמית.
Tamam, heyecanlı bulduğum bir nokta "kendiliğinden düzenlenme".حسناً، إحداها مثيرة بالنسبة لي وهي التركيب الذاتي.
Tamam, heyecanlı bulduğum bir nokta "kendiliğinden düzenlenme".ナノテク分野では皆様が聞いていると思います
Tanrım, çok heyecanlıydı.Det var riktigt häftigt.
Tanrım, çok heyecanlıydı.Det var virkelig sejt.
Tanrım, çok heyecanlıydı.Ena, foi mesmo emocionante.
Tanrım, çok heyecanlıydı.È stato proprio divertente.
Tanrım, çok heyecanlıydı.Fue emocionante.
Tanrım, çok heyecanlıydı.Se oli mahtava tunne.
Tanrım, çok heyecanlıydı.To było naprawdę podniecające.
Tanrım, çok heyecanlıydı.Ήταν συγκλονιστικό.
Tanrım, çok heyecanlıydı.Как это было здорово.
Teşekkürler. Şunu söylemeliyim ki hem zor durumdayım hem de heyecanlıyım.Gracias, les debo decir que estoy entusiasmado y he sido desafiado.
Teşekkürler. Şunu söylemeliyim ki hem zor durumdayım hem de heyecanlıyım.감사합니다. 저는 지금 기쁘기도 하면서 새로운 도전을 하고있는 기분이라고 말해야 할것 같습니다.
Teşekkürler. Şunu söylemeliyim ki hem zor durumdayım hem de heyecanlıyım.Tenho de confessar que tenho um problema e sinto-me excitado.
Teşekkürler. Şunu söylemeliyim ki hem zor durumdayım hem de heyecanlıyım.תודה. אני חייב להגיד לכם שאני גם מאותגר וגם נרגש.
Teşekkürler. Şunu söylemeliyim ki hem zor durumdayım hem de heyecanlıyım.شكراً. علي أن أخبركم بأنني أشعر بالتحدي والإثارة
TK: Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Jesteśmy podekscytowani, bo dysponujemy klinicznie przydatnym urządzeniem.
Tod Machover: Ve Bizimle burada olduğun için gerçekten çok heyecanlıyız Dan.댄, 오늘 함께 해줘서 정말 기뻐요
Tod Machover: Ve Bizimle burada olduğun için gerçekten çok heyecanlıyız Dan.Und wir sind wirklich begeistert davon, dich hier zu haben, Dan.
Tod Machover: Ve Bizimle burada olduğun için gerçekten çok heyecanlıyız Dan.טוד מחובר : ואנחנו באמת מתרגשים שאתה עמנו כאן, באמת דן.
Tod Machover: Ve Bizimle burada olduğun için gerçekten çok heyecanlıyız Dan.تود ماكوفر: ونحن متحمسين لوجودك هنا، دان.(تصفيق)
Tod Machover: Ve Bizimle burada olduğun için gerçekten çok heyecanlıyız Dan.私たちがダンと出会ったのは 3年半ほど前のことで
Toplantılara katılıyordum, ve insanlar almak için oldukça hevesliydi yani. Heyecanlıydılar.Byłem w tamtych lokacjach i ludzie naprawdę podłapali pomysł.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.Communiquer sur la drogue n’est pas chose facile, car le sujet est porteur de passion et d’émotion.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.La comunicación sobre drogas es difícil, ya que se trata de un tema que levanta pasiones y resulta emotivo.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.Создание Национального наблюдательного центра по наркотикам: совместное пособие
Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.또 거기에는 이 요란한, 스릴있는 음악이 배경에 깔려있습니다,
Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.Тази силна, възбуждаща музика се чува на заден план, дива музика.
Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.ויש את המוסיקה הרועשת והמפחידה ברקע,
Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.وهناك تلك الأصوات المرتفعة ، وموسيقى الإثارة الخلفية ،
Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.この力強い音楽です
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Ale to co najbardziej mnie podekscytowało to fakt, że wszyscy okazywali zainteresowanie i miłość do oceanów.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Ce qui me touche le plus est que tout le monde a un amour partagé et un grand intérêt pour les océans.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Dabei war am spannendsten, dass alle ihre Liebe und ihr Interesse für die Ozeane eint.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.제가 가장 흥분되는 것은 모든 사람이 다 바다에 대한 사랑과 관심을 가지고 있다는 것입니다.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Mi s-a părut foarte incitant faptul că toată lumea ne împărtăşeşte dragostea şi interesul în oceane.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Wat ik het spannendst vond, is dat iedereen een liefde en een interesse voor de oceaan met elkaar deelde.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Y lo que encontré más emocionante es que todos tenían un-- un amor compartido y un interés en los océanos.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Меня больше всего поразило, что у всех была общая любовь и интерес к океанам.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.Най-вълнуващото според мен беше, че всички имаха споделена... споделена обич и интерес към океаните.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.ומה שמצאתי הכי מרגש הוא שלכולם הייתה אהבה משותפת -- אהבה ועניין משותפים באוקיינוסים.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.وماذا وجدت وكان الأكثر إثارة هو مشترك أن الجميع -- حب ومصلحة مشتركة في المحيطات.
Ve benim en heyecanlı bulduğum kısım, herkesin okyanuslara karşı bir ilgi ve sevgi besledikleri oldu.愛と興味を持っている事です カトリック尼僧 ユダヤ教のラビ イスラム教徒
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,그리고 이걸 디자인하면서 가장 짜릿한 점은 이것이었습니다. 제가 이걸 디자인할 때
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,מה שהיה הכי מרגש עבורי לתכנן את זה היה כאשר תכננתי את התמונה הזאת
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,والأكثر إثارة بالنسبة لي أثناء تصميم هذا، كان،عندما كنت بصدد تصميم هذه الصورة،
Ve benim için en heyecanlı kısmı bunu tasarlamaktı, bu resmi tasarladığım zamandan bahsediyorum,最も興奮させられたことが 何だったかというと 私はジャーナリストとして
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,A muž hovorí veľmi vzrušene,
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,A v něm muž mluví překotně:
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,E diz um homem, muito nervoso,
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,Een man zegt erg opgewonden:
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,Egy férfi nagyon izgatott hangon azt mondta,
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,Ein Mann sagte sehr aufgeregt:
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,E un uomo dice molto agitato,
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,그 남자가 매우 흥분하여 말하기를,
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,Og en mand siger ret ophidset,
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,Puhelimessa mies sanoo:
Ve bir adam heyecanlı bir şekilde,Roztrzęsiony mężczyzna po drugiej stronie mówi:
İlgili Sayfalar