heyecanlı ile cümle
heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu benim uyuduğum çok heyecanlı bir bölüm.北極海にある捕鯨キャンプです
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.흥미진진한 단계는 우리가 이 불활성의 화학 물질을 박테리아 안에 넣었을때,
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.La etapa más emocionante llegó cuando tomamos este pedazo de materia química inerte,
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.Najbardziej ekscytująca była chwila wprowadzenia obojętnego związku do wnętrza bakterii.
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.השלב המרגש הגיע כשלקחנו את פיסת הכימיקל הדומם הזה ושמנו אותה בתוך החידק
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.المرحلة المثيرة جاءت عندما أخذنا هذه القطعة من الكيمياء الخاملة ووضعناها مع الباكتريا،
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.注入した時に、細菌がその遺伝コードを 自発的に読み込み、ウイルス粒子が
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Ainsi, les choses deviennent un peu chaudes, parfois dans le monde des émotions humaines.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Así que algunas veces se pone bastante sensual en el mundo de las emociones humanas.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Diventa piuttosto spinto a volte nel mondo delle emozioni umane.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Es geht also manchmal ganz schön heiß her in der Welt der menschlichen Gefühle.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Fica bastante quente e fumegante, por vezes, no mundo das emoções humanas.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Het gaat er dus soms heftig aan toe in de wereld van menselijke gevoelens.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.사람의 감정은 보시는 것처럼 이렇게 제법 뜨거워 지기도 합니다.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Néha elég forró a helyzet az emberi érzések világában.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Tak więc w świecie ludzkich emocji bywa gorąco i namiętnie.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Uneori lucrurile devin destul de fierbinți și de erotice în lumea sentimentelor umane.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Κάποιες φορές έχουμε και καυτά περιστατικά στον κόσμο των ανθρώπινων συναισθημάτων.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Иногда получается довольно страстно и эмоционально в мире человеческих эмоций.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Става доста горещо и еротично понякога в света на човешките емоции.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.אז נהיה די חם לפעמים בעולם הרגשות האנושיים.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.إذاً تصبح أكثر إثارة وإغراء بعض الأحيان في عالم المشاعر الإنسانية.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.たまに官能的になってしまう場合もあります そしてこれらは全て人々によって述べられています
Bu gerçekten çok heyecanlı olacak.To naprawdę ekscytujące.
Bu gerçekten çok heyecanlı olacak.Und es war wirklich eine wichtige Sache, dass wir, die Fakultät über Software Engineering sprechen.
Bu gerçekten çok heyecanlı olacak.Θα είναι ιδιαίτερα συναρπαστική. Εγώ αναμείχθηκα διότι...
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Bem- vindo abordo deste viagem fabulosa.
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Benvenuto a bordo per quest' eccitante viaggio,
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Bienvenido a bordo de este excitante viaje.
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Bienvenue à bord pour ce passionnant voyage,
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Dobrodošli na krovu pri tem vznemirljivem potovanju,
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.& kde; - pasjonująca podróż - witamy na pokładzie,
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Välkommen ombord på den här spännande resan,
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Velkommen om bord på denne spændende rejse!
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Welkom aan boord voor deze opwindende reis.
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Willkommen an Bord zu einer aufregenden Reise!
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Ласкаво просимо у цю захоплюючу мандрівку,
Bu heyecanlı gezide güverteye hoş geldiniz.Приветствуем вас на пороге этого захватывающего путешествия.
Bu ikisinin eğimleri farklı olduğu için bir noktada kesisecekler Bunun heyecanlı yanıVidíme, že mají rozdílnou strmost, takže by se měli v některém bodě protnout.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Acesta e un moment intens din primul ei meci de fotbal, cred.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Das ist ein spannender Moment des ersten Footballspiels.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Đây là một khoảnh khác gay cấn trong trận bóng đá đầu tiên của cô bé.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Dit is een gespannen moment in de eerste voetbalwedstrijd, denk ik.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Este es un momento tenso en su primer partido de fútbol americano, creo.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Este é um momento tenso, creio que no primeiro jogo de futebol americano.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Il s'agit d'un moment de tension lors du premier match de football, je pense.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.처음 풋볼 게임을 하던 긴장된 순간입니다.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Questo è un momento teso nel primo match di football, penso.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.To moment pełen napięcia podczas pierwszego meczu futbolowego.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Αυτή είναι μια στιγμή έντασης στον πρώτο αγώνα ποδοσφαίρου, νομίζω.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Мисля, че това е напрегнат момент в първия футболен мач.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.Это напряженный момент на первом футбольном матче, по-моему.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.זה רגע מותח במשחק הפוטבול הראשון, אני חושב.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.هذه لحظة حرجة في مباراة الكرة على ما أعتقد.
Bu, ilk futbol maçından sanırım; heyecanlı bir an. ve Kylie.それからカイリーはまるでナターシャ自身の子供のようでした
Bu insanlar, bu proje için 2 ya da 3 sene çalışan kişiler. Ve çok heyecanlılar.As pessoas que trabalharam neste projeto durante 2 a 3 anos estão entusiasmados.
Bulunduğumuz konum ve yapmak istediğimiz onca şey hakkında heyecanlıyız.Chúng tôi rất hào hứng về những gì đã đạt được và nhiều điều mình muốn làm.
Bulunduğumuz konum ve yapmak istediğimiz onca şey hakkında heyecanlıyız.Duże emocje wzbudza to, co do tej pory osiągnęliśmy i ile jeszcze jest do zrobienia.
Bulunduğumuz konum ve yapmak istediğimiz onca şey hakkında heyecanlıyız.Es freut uns, wie weit wir schon gekommen sind und was wir noch vorhaben.
Bulunduğumuz konum ve yapmak istediğimiz onca şey hakkında heyecanlıyız.Estamos muy interesados en hacer todas estas cosas.