heyecanlı ile cümle
heyecanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.조금 떨리네요.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Olen vähän hermostunut, niin että tiedät sen.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Quiero que sepa que estoy un poco nerviosa.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sachez le, je suis quelque peu nerveuse.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Saya sedikit gugup, sebagai informasi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Som trochu nervózna.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sono un po' nervosa, giusto perché lo sappia.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sunt puţin emoţionată, doar ca să ştiţi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Tôi chỉ hơi lo lắng một chút thôi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Είμαι λίγο αγχωμένη, απλώς να ξέρετε.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Малко съм нервна, да имате предвид.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Я немного волнуюсь, чтобы вы знали.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.אני קצת מתרגשת, רק שתדע.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.انا متوترة بعض الشيء فقط لتعلم
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım.Egy kicsit félek is, de nagyon izgatott vagyok. nő:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım.Ich habe auch ein bisschen Angst und bin sehr aufgeregt.
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım.Je suis à la fois terrifiée et excitée.
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:E anche un po' terrorizzata e davvero entusiasta. donna:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:En ook een beetje bang en heel erg enthousiast. vrouw:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:I trochę przerażona, i naprawdę podekscytowana. kobieta:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:Jsem trochu zděšená a moc šťastná. žena:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:Och lite skräckslagen och riktigt förväntansfull. kvinna:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:Og lidt bange og virkelig spændt. kvinde:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:Olen myös vähän peloissani ja tosi innoissani. nainen:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:Είμαι λίγο τρομαγμένη και, ταυτόχρονα, κατενθουσιασμένη. γυναίκα:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım. Kadın:Я немного напугана и очень взволнована. женщина:
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım.조금 겁나기도 하지만 정말 신나요.
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım.أشعر بقليل من الرهبة والإثارة أيضًا.
Biraz korkuyorum ama çok heyecanlıyım.女: あ、ほら! 今わかった?
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Er is nooit een spannender, of crucialer tijd geweest om zeebioloog te zijn.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Es war nie aufregender oder wichtiger, Biologe zu sein.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Il n'a jamais était aussi excitant ou important d'être un biologiste.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.우리 생물학자에게 이렇게 신나고 정말 귀중한 시간은 처음입니다.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Nigdy - bycie biologiem nigdy nie było ciekawsze ani bardziej istotne.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Non c'è mai - davvero mai stato un momento più vitale ed emozionante per essere un biologo.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Nunca hubo--nunca hubo un tiempo tan emocionante, o tan vital para ser una bióloga.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.O que me leva ao meu último ponto, que eu julgo ser o mais divertido.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Pentru biologi, acestea sunt cele mai incitante şi cele mai importante momente.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Soha -- tényleg soha nem volt izgalmasabb vagy életbevágóbb időszak a biológusok számára.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Δεν υπήρξε ποτέ -- πραγματικά δεν υπήρξε ποτέ πιο συναρπαστική ή ζωτική στιγμή για να είσαι βιολόγος.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Никога... наистина никога не е било по-вълнуващо или жизнено време да си биолог.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.Никогда ещё работа биолога не была столь захватывающей, жизненно важной.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.זה מעולם -- זה באמת מעולם לא היה זמן מרגש או חיוני יותר, להיות ביולוג.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.إنه أبدا -- انها حقا مطلقا كان أكثر إثارة، أو وقت حيوي، ليكون في علم الأحياء.
Bir biyolog olmak için hiç bu kadar heyecanlı ve önemli bir an olmamıştır.最後のポイントは 私が一番楽しんでいることです
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Am un documentar şi mă bucur că pot să vi-l arăt vouă pentru prima oară.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Ho un documento, e sono entusiasta di condividerlo per la prima volta qui con voi.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Ich hab hier etwas, und ich freue mich sehr darüber, es mit Ihnen hier zum ersten Mal zu teilen.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Ik heb een stuk, en ik vind het spannend om het hier voor het eerst met jullie te delen.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.J'ai un document que je suis heureux de pouvoir partager pour la première fois ici avec vous.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Jeg har et stykke, og jeg er begejstret over at jeg deler det for første gang med jer her.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.전 이야깃거리가 하나 있고, 여러분과 처음으로 나눌 수 있다는 것이 몹시 흥분됩니다.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Mam materiał i jestem bardzo podekscytowany, że podzielę się nim tutaj po raz pierwszy.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Tengo una noticia, y estoy emocionado por poder compartirla por primera vez aquí con Uds.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Tenho uma peça e estou entusiasmado porque estou a mostrá-la aqui pela primeira vez.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Tôi có một mẩu tin, và tôi rất hào hứng lần đầu tiên chia sẻ với các bạn ở đây.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.Маю одну історію, і я схвильований, що я ділюся нею вперше з вами тут.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.У меня есть кое-что, и я рад, что впервые показываю это вам.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.יש לי סקופ, ואני מאד נרגש לחלוק אותו בפעם הראשונה אתכם.
Bir çalışmam var, heyecanlıyım çünkü ilk kez burada sizlerle paylaşıyorum.لدي قطعة، وأشعر بسعادة غامرة أنا أشاركها معكم لأول مرة هنا.