Ana içeriğe geç
Sözlük

hevesli ile cümle

hevesli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Σε ενθουσιάζει η μάθηση και θες να κάνεις καλές ερωτήσεις.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.Вас радует учёба и вы хотите задавать вопросы.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.אתה מתרגש לגבי למידה ואתה רוצה לשאול שאלות טובות.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.أنك متحمس للتعلم وترغب بإلقاء اسئلة جيدة.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.ノーベル賞受賞者のI.I.ラビが ニューヨークで育った子供時代
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Als ich ihnen das sagte, waren sie nicht sehr begeistert.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Când le-am spus asta, n-au fost în întregime entuziaști.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Cuando les dije eso no estaban particularmente entusiasmados.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.사실 국방부에서 이 의수에 전적으로 열광한는 것은 아니지만
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Moja opinia nie przypadła im do gustu, ale powiedziałem, że to też się nie liczy.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Quando gli ho detto questo non erano proprio entusiasti.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Toen ik dat zei, waren ze niet bepaald enthousiast.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Когато им казах, те не бяха много въодушевени но аз им казах, че няма много значение какво мислят те.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.Когда я им об этом сказал, они энтузиазмом не горели.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.כשאמרתי להם הם לא בדיוק התלהבו.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.عندما أخبرتهم بذلك، لم يكونوا متحمسين تماماً.
Onlara bunu söylediğimde büsbütün hevesli değillerdi.「君たちの意見も実際問題ではない」と言いました
Orada birçok ayak sesi, Alice, Kraliçe görmek için yuvarlak, hevesli görünüyordu.Alice katsoi ympärilleen, innokkaita näkemään kuningatar.
Orada birçok ayak sesi, Alice, Kraliçe görmek için yuvarlak, hevesli görünüyordu.Alice pogledal krog, ki si želijo videti Queen.
Orada birçok ayak sesi, Alice, Kraliçe görmek için yuvarlak, hevesli görünüyordu.Alice regarda autour de lui, impatient de voir la reine.
Orada birçok ayak sesi, Alice, Kraliçe görmek için yuvarlak, hevesli görünüyordu.Alice se ohlédl, touží vidět královnu.
Orada birçok ayak sesi, Alice, Kraliçe görmek için yuvarlak, hevesli görünüyordu.Alice se uită împrejur, dornici de a vedea regina.
Orada birçok ayak sesi, Alice, Kraliçe görmek için yuvarlak, hevesli görünüyordu.Алис погледна кръгли, нетърпеливи да видят кралицата.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Dado que es orgánica me interesa mucho tratar de minimizar el agregado de químicos.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Da es biologischen Ursprungs ist, bin ich ganz erpicht darauf, die Zugabe von Chemikalien zu minimieren.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Dato che è organica, sono molto attenta a minimizzare l'aggiunta di sostanze chimiche.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Din moment ce e organic, doresc foarte tare să minimizez adaosul de orice fel de chimicale.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Jako, że jest organiczne jak najbardziej staram się minimalizować użycie dodatkowych chemikaliów.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Je suppose que ça ressemble aussi à un petit peu à de la peau humaine, ce qui m'intrigue.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Karena ini organik, Saya sangat tertarik untuk mencoba mengurangi bahan kimia.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Ker je organska, si resnično želim zminimizirati dodajanje kemikalij.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.그것이 유기적인 것이기 때문에, 저는 화학물질의 첨가를 아주 최소화하기를 바랍니다.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Mivel teljesen szerves, igyekszem minimalizálni a hozzáadott vegyszerek mennyiségét.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Omdat het organisch gegroeid is, probeer ik zo weinig mogelijk chemicaliën toe te voegen.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Pretože je to organické, Skutočne som posadnutá minimalizovaním pridávania akýchkoľvek chemikálií.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Vì nó là chất hữu cơ, nên tôi rất say mê việc thử và giảm đến mức tối thiểu sự tham gia của các chất hóa học.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Vzhledem k tomu, že se jedná o přírodní látku, snažím se minimalizovat přidávání chemických látek na minimum.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Так как материал органический, мне очень хочется минимизировать добавления какой-либо химии.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Так як це органічний матеріал мені дуже хочеться мінімізувати додання будь яких хімікатів.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Тъй като това е органично, аз се опитвам да сведа до минимум добавянето на химически вещества.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.מאחר וזה אורגני, מאד חשוב לי להוסיף כמה שפחות כימיקלים.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.بما أنه عضوي، أنا في غاية التحمس لتجريب وتقليص إضافة أي من المواد الكيماوية.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.化学薬品の使用は最小限にしようとしています 鉄酸化作用を利用して 染料を使わずに
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Federico il Grande di Prussia fu molto astuto nel far sì che i tedeschi iniziassero a mangiare le patate.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Frederik de Grote van Pruisen wilde erg graag bij de Duitsers de aardappel introduceren.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Frederik den Store af Preusen var meget opsat på at få tyskerne til at tage kartoflen til sig og spise den.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Fredrick Agung dari Prusia sangat sangat ingin supaya orang Jerman menanam kentang, dan memakannya.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Fredrick Đại đế của Phổ rất thích người Đức trồng và ăn khoai tây.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Fredrik den Store av Preussen var väldigt angelägen att tyskarna skulle börja äta potatis.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Fryderyk Wielki z Prus bardzo chciał, żeby Niemcy przyjęci ziemniaki i zaczęli je jeść.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.프리드리히 대제는 독일인들이 감자를 농산물로서 또 식자재로서 받아들이기를 매우 간절히 원했습니다.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Pruský panovník Fridrich II. Veliký velmi chtěl, aby Němci přijali a jedli brambory.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Фридрих Великий, король Пруссии, очень хотел, чтобы немцы стали употреблять картофель в пищу.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Фридрих Велики от Прусия много, много силно желаел германците да усвоят картофите и да ги ядат.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.פרדריק הגדול, מלך פרוסיה, היה מאוד נלהב שהגרמנים יאמצו את תפוח האדמה, ויאכלו אותו.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi." فريدريك عظيم بروسيا " كان حريصاً جدا جدا على أن تروج البطاطا في ألمانيا وأن تباع وتؤكل هناك
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.ジャガイモを大いに推奨していました 小麦とジャガイモの
Savcýlýđýn tutumu hevesli hatta görevi suistimal etmekte.Cet acharnement suscite des interrogations et représente même, selon moi, une faute grave.
Savcýlýđýn tutumu hevesli hatta görevi suistimal etmekte.Det rejser spørgsmål om anklagemyndighedens nidkærhed, og jeg vil enddog sige embedsmisbrug.
Savcýlýđýn tutumu hevesli hatta görevi suistimal etmekte.Het stellen van vragen of vervolgingsijver en ik zou zelfs zeggen wangedrag.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod