hesapsız ile cümle
hesapsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şüphesiz Allah, dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır" (Âli İmrân, 3/37).Indeed, Allah provides for whom He wills without account".
Napolyon'un bu hesapsız girişimi başarısız oluyordu.Napoleon's lure did not stop at that.
Ve zayıf olanı düşünmeden seviyor. Hesapsızca.And the weaker is always the one who loves without reckoning... without reservation.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.This is unthinking engineering.
(O da) "Bu, Allah katından" derdi. "Allah, dilediğine hesapsız rızık verir."And she said: "From God who gives food in abundance to whomsoever He will."
Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine ver veya verme, hesapsızdır. (dedik)."This is Our gift," (We said to him), "so bestow freely or withhold without reckoning."
Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir.Only those who persevere will get their reward measureless."
Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi.And she said: "From God who gives food in abundance to whomsoever He will."
Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir."Only those who persevere will get their reward measureless."
"İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır." dedik."This is Our gift," (We said to him), "so bestow freely or withhold without reckoning."
Meryem de "Bu, Allah katındandır; çünkü Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır." derdi.And she said: "From God who gives food in abundance to whomsoever He will."
Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir."Only those who persevere will get their reward measureless."
Hesapsız bir mal verdim ona.And gave him abundant wealth
"İşte bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır" dedik."This is Our gift," (We said to him), "so bestow freely or withhold without reckoning."
Allah'ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir.Only those who persevere will get their reward measureless."
Allah'ın yeryüzü geniştir. Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir."Only those who persevere will get their reward measureless."
İşte bu, sana ihsanımızdır. İster dağıt, ister yanında tut, bu hesapsızdır.”"This is Our gift," (We said to him), "so bestow freely or withhold without reckoning."
ALLAH dilediğini hesapsız rızık verir," derdi.And she said: "From God who gives food in abundance to whomsoever He will."
Gerçek uğrunda direnenlerin ücreti hesapsız olarak verilecektir.Only those who persevere will get their reward measureless."
"Allah, dilediğine hesapsız rızık verir."(Miracles occur through the friends of Allah.)
Doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.(Miracles occur through the friends of Allah.)
Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.(Miracles occur through the friends of Allah.)
Allah'ın yeri geniştir. Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir.Surely the patient will be paid their wages in full without reckoning.'
Allah'ın arz'ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir."Surely the patient will be paid their wages in full without reckoning.'
Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir."Surely the patient will be paid their wages in full without reckoning.'
Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.And Allah provideth whomsoever He listeth without reckoning.
Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.And Allah provideth whomsoever He listeth without reckoning.
Allah, dilediğini hesapsız bir biçimde rızıklandırır.And Allah provideth whomsoever He listeth without reckoning.
Allah dilediğine hesapsız nimetler verir.And Allah provideth whomsoever He listeth without reckoning.
Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.And Allah provides without measure to whom He wills.
Sen, dilediğine hesapsız rızık verirsin."And You give wealth and sustenance to whom You will, without limit (measure or account).
Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.And Allah provides without measure to whom He wills.
Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.And Allah provides without measure to whom He wills.
Dilediğini hesapsızca rızıklandırırsın."And You give wealth and sustenance to whom You will, without limit (measure or account).
Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır.And Allah provides without measure to whom He wills.
Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.And You give wealth and sustenance to whom You will, without limit (measure or account).
Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın."And You give wealth and sustenance to whom You will, without limit (measure or account).
ALLAH dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.And Allah provides without measure to whom He wills.
Allah dilediğine hesapsız rızık verir.God provides to whomever He wills without measure.
Yalnız sabredenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir.The steadfast will be paid their wages in full, without reckoning.”
Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir."The steadfast will be paid their wages in full, without reckoning.”
ALLAH dilediğine hesapsız şekilde nimetler bahşeder.God provides to whomever He wills without measure.
Artık dilediğine ver veya verme, hesapsızdır. (dedik).So give or withhold as you wish without account.”
İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır" dedik.So give or withhold as you wish without account.”
Napolyon'un bu hesapsız girişimi başarısız oluyordu.Napoleons Misstrauen war nicht unberechtigt.
Şüphesiz Allah, dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır" (Âli İmrân, 3/37).Il ajoute à la création ce qu'Il veut, car Allah est Omnipotent. » (Coran, sourate 35, verset 1),,,.
Şüphesiz Allah, dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır" (Âli İmrân, 3/37).Y ella le dijo: "De parte de Dios, que da alimento en abundancia a quien él quiere."
Napolyon'un bu hesapsız girişimi başarısız oluyordu.Выдвижение Наполеона оказалось бесполезным.
Sonuçta Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı.США должны были забирать назад те товары, которые не имели спроса.
Fakat 'Baba Abdullah' ticarete ilgi göstermedi, ihmal etti ve hesapsızca para harcıyordu.ولكن بابا عبد الله لم يلتفت إلى تجارته، وكان يهملها ويصرف المال بلا حساب.
Şüphesiz Allah, dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır" (Âli İmrân, 3/37).Hiermee wordt datgene wat men van plan is te gaan doen opgedragen aan God.
Napolyon'un bu hesapsız girişimi başarısız oluyordu.De opzet van Napoleon lukte maar zeer onvolkomen.
Napolyon'un bu hesapsız girişimi başarısız oluyordu.Ezzel Napóleon inváziós terve meghiúsult.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.Aceasta este Negândire în acțiune.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.C'est de l'ingénierie qui ne pense pas.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.Das ist unreflektierte Technik.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.Det är oreflekterat konstruerande.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.Es una ingeniería sin pensamiento.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.È una forma di ingegneria dello svuotamento intellettuale.
Hesapsız, plansız mühendislik bu.Ez nem tudatos tervezés.