hesaplaşma ile cümle
hesaplaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.Vậy nên, nước thiên đàng giống như vua kia, muốn tính sổ với các đầy tớ mình.
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.Zato je nebeško kraljestvo podobno kralju, ki je hotel napraviti račun s hlapci svojimi.
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.Затова небесното царство прилича на един цар, който поиска да прегледа сметките на слугите си.
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.Посему Царство Небесное подобно царю, который захотел сосчитаться с рабами своими;
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.Тим же то уподобилось царство небесне чоловіку цареві, що схотїв узяти перелїк од слуг своїх.
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.על כן דומה מלכות השמים למלך בשר ודם אשר חפץ לעשות חשבון עם עבדיו׃
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.لذلك يشبه ملكوت السموات انسانا ملكا اراد ان يحاسب عبيده.
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.天 國 好 像 一 個 王 、 要 和 他 僕 人 算 賬
Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.天國 好像 一 個王 、 要和 他 僕人 算賬
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."A királynő csak egy módja a betelepülő all nehézségek, nagy vagy kicsi.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'A Rainha só tinha uma maneira de resolver todos os dificuldades, grandes ou pequenas.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'De koningin had maar een manier op de afwikkeling van alle problemen, groot of klein.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Dronningen havde kun én måde at afvikle alle vanskeligheder, stor eller lille.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Drottningen hade bara ett sätt att lösa alla svårigheter, stora eller små.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Kráľovná mala len jeden spôsob riešenia všetkých problémy, veľké alebo malé.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Královna měla jen jeden způsob řešení všech problémy, velké nebo malé.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'La Regina aveva un solo modo di risolvere tutti i difficoltà, grandi o piccole.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."La Reina había una sola manera de resolver todas las dificultades, grandes o pequeños.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."La reine avait une seule façon de régler tous les difficultés, grandes ou petites.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Nữ hoàng chỉ có một cách để giải quyết tất cả các khó khăn, lớn hay nhỏ.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Regina a avut doar o modalitate de soluţionare a tuturor , dificultăţi mari sau mici.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.Sie müssten diese Katze entfernt 'Die Königin hatte nur einen Weg zur Lösung aller
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'Telah Ratu hanya satu cara untuk menyelesaikan semua kesulitan, besar atau kecil.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."The Queen miał tylko jeden sposób rozwiązania wszystkich trudności, wielkich i małych.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."The Queen oli vain yksi tapa ratkaista kaikki vaikeuksia, suuri tai pieni.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Η Βασίλισσα είχε μόνο ένας τρόπος για τη διευθέτηση όλων των δυσκολίες, μεγάλες ή μικρές.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.Королева был только один способ разрешения всех трудности, большой или малой.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Кралицата имаше само един начин за уреждане на всички трудности, малки или големи.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.A po długim czasie przyszedł pan onych sług, i rachował się z nimi.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Cách lâu ngày , chủ của những đầy_tớ ấy trở_về khiến họ tính_sổ .
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Cách lâu ngày, chủ của những đầy tớ ấy trở về khiến họ tính sổ.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Čez mnogo časa pa pride gospodar teh hlapcev in napravi ž njimi račun.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Después de mucho tiempo, vino el señor de aquellos siervos y arregló cuentas con ellos
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Dopo molto tempo il padrone di quei servi tornò, e volle regolare i conti con loro
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.După multă vreme, stăpînul robilor acelora s'a întors şi le -a cerut socoteala.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.En lång tid därefter kom tjänarnas herre hem och höll räkenskap med dem.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.오랜 후에 그 종들의 주인이 돌아와 저희와 회계할새
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Lama sekali sesudah itu, tuan dari pelayan-pelayan itu pulang, dan mulai mengadakan perhitungan dengan mereka
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Lang tid derefter kom da disse tjeneres herre og holdt regnskap med dem.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Longtemps après, le maître de ces serviteurs revint, et leur fit rendre compte.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Men lang Tid derefter kommer disse Tjeneres Herre og holder Regnskab med dem.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Ora, depois de muito tempo veio o senhor daqueles servos, e fez contas com eles.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Pitkän ajan kuluttua näiden palvelijain herra palasi ja ryhtyi tilintekoon heidän kanssansa.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Po mnohém pak času přišel pán služebníků těch, i činil počet s nimi.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Potom po dlhom čase prišiel pán tých sluhov a účtoval s nimi.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Sok idõ múlva pedig megjöve ama szolgáknak ura, és számot vete velök.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Über eine lange Zeit kam der Herr dieser Knechte und hielt Rechenschaft mit ihnen.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.Μετα δε καιρον πολυν ερχεται ο κυριος των δουλων εκεινων και θεωρει λογαριασμον μετ' αυτων.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.По довгому ж часу, приходить пан слуг тих, і бере перелік із них.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.По долгом времени, приходит господин рабов тех и требует у них отчета.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.След дълго време дохожда господарят на тия слуги и прегледа сметката с тях,
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.ואחרי ימים רבים בא אדוני העבדים ההם ויעש חשבון עמהם׃
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.وبعد زمان طويل أتى سيد اولئك العبيد وحاسبهم.
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.過 了 許 久 、 那 些 僕 人 的 主 人 來 了 、 和 他 們 算 賬
‹‹Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.過了許久 、 那些 僕人 的 主人 來 了 、 和 他 們算賬