Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.De meesten van jullie zien Siberië waarschijnlijk als een koude, desolate, onleefbare plaats.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Despre Siberia majoritatea o considerați ca un loc rece, dezolat și de nelocuit.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Die Meisten von ihnen glauben wohl, dass Sibirien ein kalter, desolater und nicht lebenswerter Ort ist.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.대다수의 사람은 시베리아를 춥고 외로워 사람 살 곳이 아니라고 생각합니다.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.La Sibérie, la plupart de vous la voit probablement comme un lieu désolé, froid, invivable.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Quando pensate alla Siberia, probabilmente avete in mente un luogo gelido, desolato e invivibile.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Siberia, la mayoría de ustedes probablemente la conciban como un lugar frío, desolado e inhabitable.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Siberia yang mungkin ada di pikiran Anda adalah tempat yang dingin, terpencil, dan tidak dapat ditinggali.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Syberia kojarzy się wam prawdopodobnie z zimnym, opuszczonym, nieprzyjaznym miejscem.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Szibériáról legtöbbjüknek valószínűleg egy hideg, elhagyatott, lakhatatlan hely jut eszébe.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Τη Σιβηρία οι περισσότεροι από σας πιθανόν τη θεωρείτε ένα ψυχρό, έρημο, αβίωτο μέρος.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Большинство из Вас, наверное, воображает Сибирь холодной, отдаленной и непригодной для жизни.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Може би повечето от вас си мислят за Сибир като студено, пусто, необитаемо място.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.קרוב לוודאי שאתם חושבים על סיביר בתור מקום קר, מבודד שלא ניתן לחיות בו.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.تعتقدون معظمكم أن سيبيريا باردة , جرداء , غير صالحة للحياة .
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.寒く 荒涼とした 住むに絶えない土地を思うでしょう しかし実際には 地球温暖化による気温上昇により
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde."Espere um momento, enquanto eu pego no telemóvel
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde.이렇게 말하지는 않을 거에요 "당신이 누구인지 핸드폰으로 검색할 동안 잠시만 기다려주시겠어요?"
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde."Możesz chwilkę poczekać to wyciągnę mój telefon i wygoogluję Ciebie?"
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde."Poti astepta un pic pana imi scot telefonul si caut informatii despre tine pe Google?"
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde."Puoi aspettare un momento che tiro fuori il telefono e ti googlo?
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde."Не могли бы вы подождать минуточку, пока я через телефон соединюсь с Google, чтобы узнать о Вас поподробнее?"
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde.ואומרים: "אתה יכול להמתין רגע בזמן שאני שולף את הטלפון שלי ומגגל אותך?"
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde.ثم تقولون لهم " هل بامكانك الانتظار للحظات" حتى أخرج هاتفي وأبحث عنك في قوقل
"Bir dakika bekler misiniz telefonumu çıkartıp... ...sizi bir Google'layayım" demiyorsunuz herhalde.「ちょっと待って下さい」とは言いませんよね? あるいは、スーパーに行って
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.Il cervello deve avermi funzionato male nel video precedente.
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.틀림없이 제 머리가 이전 비디오에서 제대로 작동하지 않았나 보네요.
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.Mój mózg musiał źle działać w poprzednim filmiku.
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.Můj mozek asi přestal fungovat v minulém videu.
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.Видимо, мой мозг плохо работал на предыдущем видео
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.لابد انه يوجد خلل في عقلي في الفيديو السابق.
Bir önceki videoda beynim durmuş herhâlde.前のビデオは、頭が曇っていたのかな? 時間が迫ってくるとよく間違えを起こします。
Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, siz birden fazla olduğunu bilseniz yeter.Ich könnte noch einen Haufen mehr zeichnen, aber diese hier sollen bedeuten, es ist mehr als nur einer.
Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, siz birden fazla olduğunu bilseniz yeter.Mógłbym narysować ich sporo, ale narysuję tylko jeszcze jedno, żebyście wiedzieli, że jest ich więcej.
Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, siz birden fazla olduğunu bilseniz yeter.Mohl bych jich nakreslit spoustu, ale tak jen abyste věděli, že jich je tu víc.
Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, siz birden fazla olduğunu bilseniz yeter.Yo pude mantener sacando un montón de ellos, pero sólo lo sabes hay más de uno.
Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, siz birden fazla olduğunu bilseniz yeter.Ето го. Всъщност те са хиляди на брой.
Bir sürü çizmeme gerek yok herhalde, siz birden fazla olduğunu bilseniz yeter.Я намалюю ще декілька для ілюстрації, просто щоб ви знали, що їх більше.
Bir yerden baţlayacaksýn herhalde. Çok zaman kaybettin.Για παράδειγμα, νομίζω πως πρώην ανταγωνιστές μπορούν να γίνουν νέοι συνέταιροι.
Bir yerden baţlayacaksýn herhalde. Çok zaman kaybettin.Аз например мисля, че бившите ни конкурентимогат да ни станат партньори.
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.- Mali by sme umrieť, to sa od nás očakáva. - Marija!
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde. - Marija.Ние трябва да умрем, това се очаква от нас.
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.- Měli by jsme zemřít, to se od nás očekává. - Mario!
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.Siamo destinati a morire, č quello che ci si aspetta da noi!
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.We moeten ons kind laten sterven, meer verwacht men niet van ons.
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.Wracasz pobity i pijany. Do tego zachowujesz się jak fujara. - Przestań, proszę!
"Biz Harikayız" dense... işte bu kulağa çok güzel geliyor. Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli.Říct "Jsme dobří" - zní dost dobře, ale vlastně bych měl mluvit na úrovni pět, ne?
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""C'est sauvage - mais je suppose que je boive."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Det är vilda - men jag antar att jag får dricka."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Es ist wild - aber ich denke, ich trinke."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Het is wild - maar ik denk dat ik drinke."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Itu liar - tapi kurasa aku minum."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Je to divoký - ale myslím, že jsem se napil."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Je to divoký - ale myslím, že som sa napil."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde."자신의 빈방에서 유리. "그것은 야생의 -하지만 난 마실 수 있습니다 같아요."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""To je divji - ampak mislim, da sem lahko pijačo."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""To jest dzikie - ale sądzę, abym się napił."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Това е див, но аз предполагам, че могат да пият."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Це дика - але я вважаю, я можу пити".
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde."كوب من غرفته الغيار. "انها البرية -- ولكن أعتقد أنني قد شرب."