hergün ile cümle

hergün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.L'abbiamo quasi persa un paio di volte e sono stato là con mio fratello ogni giorno.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Několikrát jsme ji skoro ztratili a byl jsem tam s mým bratrem každý den.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.On l'a presque perdue à deux reprises, et j'étais là avec mon frère tous les jours.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Parę razy prawię ją straciliśmy i codziennie byłem przy niej z moim bratem.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Párkrát sme ju takmer stratili a bol som tam s mojím bratom každý deň.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Quase a perdemos, várias vezes, e eu estive ali, com o meu irmão, todos os dias.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Többször volt, hogy majdnem elvesztettük őt, és ott voltam a bátyámmal minden nap.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Vi förlorade henne nästan några gånger, och jag var där med min bror varje dag.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Vi mistede hende næsten et par gange, og jeg var der sammen med min bror hver dag.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Wir hätten sie ein paar Mal fast verloren, und ich war mit meinem Bruder jeden Tag dort.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Ze was er erg aan toe. We raakten haar een paar keer bijna kwijt. Ik was daar iedere dag met mijn broer.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Κινδύνεψε να πεθάνει μια - δυο φορές, και ήμουν εκεί με τον αδερφό μου κάθε μέρα.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Декілька разів здавалось, що ми її втратили. Я їздив туди з братом кожного дня.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.За малко да я загубим на няколко пъти, и аз бях там с брат ми всеки ден.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Несколько раз она была на грани смерти, и я был рядом со своим братом каждый день.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.והיא היתה במצב קשה מאד. פעמיים כמעט איבדנו אותה, והייתי שם כל יום עם אחי.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.كادت تموت عدة مرات، وقد كنت هناك مع أخي في كل يوم.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.兄とつきっきりで見守りました
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.우리는 매일 400명의 점심을 준비하는데요.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.A pranzo diamo da mangiare ogni giorno a 400 persone.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Asigurăm zilnic prânzul pentru 400 de oameni.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Chúng tôi làm bữa trưa cho 400 người mỗi ngày.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Damos de comer a 400 personas todos los días
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Kami memberi makan siang untuk 400 orang sehari.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Karmimy 400 osób dziennie.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Naponta 400 embernek adunk ebédet.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Nós preparamos almoço para 400 pessoas todos os dias.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Nous nourrissons 400 personnes par jour.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz. Ve bu normal bir yemek değil.Každý den u nás obědvá 400 lidí a není to obvyklý oběd.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz. Ve bu normal bir yemek değil. Yakıt yok.Правим обяд за 400 души ежедневно, но не обикновен обяд - нямаме гас.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz. Ve bu normal bir yemek değil.אנחנו מאכילים 400 בכל יום ארוחת צהריים.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.We verzorgen iedere dag voor 400 mensen de lunch.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Wir verpflegen jeden Mittag 400 Leute.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Živíme na obed 400 ľudí každý deň.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Ταΐζουμε 400 ανθρώπους κάθε μέρα.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.Ежедневно мы готовим обед для 400 человек.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.نحن نقدم وجبة غداء ل 400 شخص يومياً.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz.ここでも普通でないことがあります ガスがありません
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Alles macht uns so privilegiert, dass wir diese Nahrung essen können, dass wir nicht jeden Tag kämpfen.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Dat alles maakt ons zo bevoorrecht, dat we dit voedsel kunnen eten en niet elke dag hoeven te ploeteren.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Jesteśmy w uprzywilejowanej sytuacji -- możemy jeść, nie walcząc o jedzenie.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.우리가 음식을 먹으면서 매일을 염려할 필요가 없다는 것은 정말로 큰 특권입니다.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Suntem atat de privilegiati ca putem manca aceste alimente si ca nu ne chinuim in fiecare zi.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Todo nos hace tan privilegiados, que podamos comer esta comida, que no luchamos cada día.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Tout nous rend si privilégiés, le fait de pouvoir manger cette nourriture, de ne pas lutter tous les jours.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Всичко ни прави толкова привилегировани, че можем да ядем тази храна, че не се борим всеки ден.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.Мы пользуемся привилегией вкушать пищу, которую нам не приходится ежедневно добывать в поте лица.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.הכל הופך אותנו לכה בעלי-זכות, שאנו יכולים לאכול מזון זה, שאיננו נאבקים עבורו מידי יום.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.كل شيء يجعلنا مميّزين جدّا، يمكننا الحصول على هذا الطعام ، بدون أن نكفاح من أجل ذلك كلّ يوم.
Bizi herşeyden ayrıcalıklı kılan, ... ... bu yiyecekleri mücadele vermeden hergün yiyebiliyor olmamızdır.その食べ物を食する事ができ、毎日食べ物を得るために苦労しないですみます そしてそれこそが
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.250ヶ国が競い合っていたので
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Ada hingga satu juta orang di sana setiap hari.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Akár egymillió ember is van ott naponta.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Có hàng triệu người ghé thăm mỗi ngày.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Elke dag zijn er bijna een miljoen mensen.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Il y a jusqu'à un million de visiteurs par jour.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Každý deň tam bolo viac ako milión návštevníkov.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.매일 수백만명의 사람들이 다녀 가는 곳입니다.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Por eso había allí hasta un millón de personas por día.
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.Por isso, há lá cerca de um milhão de pessoas por dia.
İlgili Sayfalar