hergün ile cümle

hergün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıSaya rasa semua orang akan mendapat keuntungan dari mengingat 1 detik ini.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıSzerintem mindenkinek a javára válna, ha lenne egy másodperce minden nap emlékezni.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıΝομίζω πως για τον καθένα θα ήταν χρήσιμο να θυμάται ένα δευτερόλεπτο κάθε μέρας.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıДумаю, всім буде корисно кожен день знімати саме ту, значущу, секунду життя.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıМисля, че всеки ще спечели, ако трябва да запомни само една секунда от всеки ден.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıСчитаю, что каждый извлёк бы пользу из одной секунды, чтобы запомнить каждый день.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıלדעתי, לכל אחד תהיה פרשנות שונה לגבי זה. לדעתי, כל אחד ייהנה מכך שתהיה לו שניה אחת שתזכיר לו כל יום.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıأعتقد أن الجميع سيستفيد من مجرد وجود هذا الثانية الواحدة لتذكر كل يوم.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdı私は 忘れてしまうことに うんざりしていますが
Ben de dedim ki, "Ben araştırmalarım hakkında yazmak istemiyorum. Bunu hergün yapıyorum.Więc odrzekłem: " Wiesz co, tak na prawdę nie chcę pisać o moich badaniach, zajmują mi one cały dzień.
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.12歳の少女が手を挙げて
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Alors j'ai dit, " Depuis deux mois, vous avez regardé des trucs que vous ne compreniez pas?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Am spus: "Două luni ați privit lucruri pe care nu le-ați înțeles?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Dissi allora "Per due mesi avete cercato di capire questa roba e non avete capito niente?".
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Dus zei ik: "Zijn jullie twee maanden bezig geweest met zaken waar je niks van begreep?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Erre én, "Két hónapig nézegettetek valamit, amit nem értetek?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim."Estiveram dois meses a olhar para coisas que não entendiam?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Ja na to "Przez dwa miesiące gapiliście na coś, czego nie rozumieliście?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Jeg spurgte, "Har I gennem to måneder set på materiale, som I ikke forstår?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Joten sanoin: "Kaksi kuukautta katsoitte sitä ettekä ymmärtäneet?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim."두 달 동안 이해하지도 못하는 걸 계속 들여다 봤다고?"라고 물었죠.
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Povedal som: "Dve mesiace ste sa pozerali na veci, ktorým ste nerozumeli?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Så jag sa, "I två månader tittade ni på saker som ni inte förstod?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Saya tanya lagi, "Selama dua bulan, kalian memperhatikan komputer itu dan tak memahami apapun?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Tak jsem řekl, "Dva měsíce jste se dívali na něco, čemu nerozumíte?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Tôi lại nói: "Trong suốt 2 tháng, các cháu xem những thứ cháu không hiểu?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Und ich, "Ihr habt euch 2 Monate etwas angesehen und nichts verstanden?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Y dije: "¿Durante dos meses estuvieron mirando algo que no entendían?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim."Επί δύο μήνες κοιτάζετε πράγματα που δεν καταλαβαίνετε;" είπα εγώ.
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.И аз казвам: "Два месеца гледате неща, които не разбирате?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.И я ответил: "Два месяца смотрели на материал, которого вы не понимали?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Тоді я сказав: "Протягом двох місяців ви дивились на речі, які ви не розуміли?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.אז שאלתי, "במשך חודשיים הסתכלתם על חומר שלא הבנתם?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.فقلت : "طوال شهرين، كنتم تبحثون في أشياء لم تفهموها؟"
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."Afasta-me deste meu reino do dia-a-dia "e faz-me sentir melhor."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."keluarkan aku dari kenyataan sehari-hari" dan "buat aku merasa lebih baik."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."날 매일매일의 현실 공간으로부터 꺼내줘요." 그리고 "기분좋게 해주세요."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."mang tôi ra khỏi lĩnh vực thường nhật của mình" và "làm tôi cảm thấy tốt hơn."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."me sortent de mon quotidien" et " me font me sentir mieux."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."te które odrywają mnie od życia codziennego" i "powodują że czuję się lepiej".
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."μια απόδραση από την καθημερινότητα" και "με κάνουν να νοιώθω καλύτερα".
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."забери цю щоденну рутину" і "зроби мені краще."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."изкарва ме от всекидневната действителност" и "ме кара да се чувствам по-добре."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."לוקחות אותי אל מחוץ לחיי היום יום שלי וגורמות לי להרגיש טוב יותר."
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."البرامج التي تخرجك من حيزك الواقعي " و "تجعلني أشعر أفضل"
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz.「すっきりした気持ちになるもの」 赤い点で表示してるのは失業者数で
Ben mi? Hayır, ben de bilmiyorum, ama imkansızı hergün görüyorum.저요? 저도 몰라요
Ben mi? Hayır, ben de bilmiyorum, ama imkansızı hergün görüyorum.Και εγώ; Ούτε κι εγώ ξέρω, αλλά βλέπω το απίθανο κάθε μέρα.
Ben mi? Hayır, ben de bilmiyorum, ama imkansızı hergün görüyorum.وأنا .. ايضاً لم اكن أعرفه
Ben mi? Hayır, ben de bilmiyorum, ama imkansızı hergün görüyorum.でも不可能なら 毎日目にしている
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Ceea ce i se intampla lui acum, se intampla zilnic in birourile si casele din intreaga lume.
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Ciò che sta per accadergli accade quotidianamente in case e uffici di tutto il mondo
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Co se právě má přihodit, stává se denně v kancelářích a domácnostech po celém světě
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Αυτό που πρόκειται να του συμβεί, συμβαίνει καθημερινά σε γραφεία και σπίτια σε ολόκληρο τον κόσμο.
Biraz gerilere gidelim. 1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaLassen sie uns ein wenig zurückgehen in die 1960er und 1970er Jahre, als der Vietnamkrieg praktisch
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Aproape că am pierdut-o de câteva ori și eu eram acolo în fiecare zi cu fratele meu.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Beberapa kali kami hampir kehilangan dia, Saya ada di sana bersama saudara saya setiap hari.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Casi la perdimos un par de veces y ahí estaba yo con mi hermano cada día.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.Chúng tôi gần như mất chị ấy, và tôi đã ở đó với anh trai mỗi ngày.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.우리는 몇 분만에 그녀를 잃을 뻔했습니다. 저는 제 형과 그곳에 매일 있었죠.
İlgili Sayfalar