her ile cümle

her kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, tatlı olan herhangi bir şeyden hoşlanır.He likes anything sweet.
O güçlüdür, cesurdur ve her şeyden önce naziktir.He is strong, brave and, above all, kind.
O, para için her şeyi yapacak.He'll do anything for money.
Onun yapmasını istediğin her şeyi yapar.He'll do whatever you ask him to.
O, sizin her dediğinizi dinler.He listens to whatever you say.
Tüm yaptığı yanlışlarına rağmen, herkes tarafından saygı duyulur.With all his faults, he is respected by everybody.
O her zaman karısına sadık idi.He was always faithful to his wife.
O, söylediği her şeyi geri aldı.He took back everything he said.
O her kelimeyi dikkatle seçti.He chose every word with care.
O az konuşan bir adam ama o her zaman sözünü tutar.He is a man of few words, but he always keeps his promise.
O sabahleyin her zaman meşgul değildir.He is not always busy in the morning.
O, bana herkesin önünde hakaret etti.He insulted me in public.
O, şimdi her an geri dönmeli.He should be back any minute now.
O, her an ayrılabilir.He may leave any minute.
O, her an burada olacak.He'll be here any moment.
O, bu sabah her zamankinden daha erken kaktı.He got up earlier than usual this morning.
O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı.He was always ready to help people in trouble.
Karısını memnun etmek için her türlü çabayı gösterdi.He bent over backward to please his wife.
Çocukken her zaman televizyon izliyordu.He was always watching TV when he was a child.
Sahip olduğum her kuruşu benden aldı.He robbed me of every cent I had.
O, söylediğim her şeye inanır.He believes whatever I say.
O bizi her ziyaret etmesinde bize küçük bir hediye getirdi.He brought us a small gift each time he called on us.
Sahip olduğum her kuruşumu soydu.He robbed me of every penny I had.
O, her yerde sıcak karşılandı.He was welcomed everywhere.
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarfediyor.He is making every possible effort to pass the examination.
O bana her defasında karşı çıkar.He opposes me at every turn.
O her zaman karısına karşı doğru olduğunu söylüyor.He says he has always been true to his wife.
Tanıdığı herkesle tartışır.He quarrels with every person he knows.
Her zaman odasının küçük olmasından yakınır.He is always complaining of his room being small.
O her şeyi ile normale dönmek için endişeli.He is anxious to get back into circulation.
Alabildiği herhangi bir parayı kabul edecek.He will accept any money he can get.
O dinle ilgisi olan her şeyle ilgileniyor.He is interested in anything that has to do with religion.
Tanıştığı her kadınla flört eder.He flirts with every woman he meets.
O her zaman kızların peşinde.He's always chasing girls.
Her zaman patronunu şikâyet ediyor.He is always complaining about his boss.
O her zaman insanların tarafındaydı.He was always on the people's side.
İnsanlar çoşkuluyken, o her zaman uzak durur.He always stands off when people are enthusiastic.
Herkesin önünde ona gülündü.He was laughed at in public.
Herkesin önünde konuşmaya alışkın olmadığını söyledi.He said he wasn't used to speaking in public.
O herkesin önünde konuşmaya alışkındır.He is accustomed to speaking in public.
O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.He's used to speaking in public.
O her birkaç günde buraya gelir.He comes here every few days.
Dünyanın her yerinde arkadaşları vardı.He had friends all over the world.
O dürüst bir adam ve her zaman öyle kalacak.He is an honest man and will always remain so.
O, her zaman bana karşı naziktir.He's always been kind to me.
Başkaları hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He is always saying bad things about others.
Öğretmenin söylediği her şeyi not almaya çalıştı.He tried to write down everything the teacher said.
O, her şeyde mükemmeldir.He's perfect at everything.
Her tarafı beyaz boya ile kaplandı.He was covered all over with white paint.
O her iki adaydan da oy topladı.He attracted votes away from both candidates.
O, her zamanki kadar geveze.He is as talkative as ever.
O, onun her zamanki hali.He is his usual self.
O her zamanki kadar tembel.He is as lazy as ever.
O her zamanki kadar çok çalışıyor fakat fakir kalıyor.He works as hard as ever, but he remains poor.
Onlar her zamanki kadari çok çalışırlar.They work as hard as ever.
Her zamanki gibi, o bir sulu gözlüdür.He's a crybaby, just like always.
O, her zamanki gibi genç görünüyor.He looks as young as ever.
Her zamanki kadar nazik.He is as kind as ever.
Her zamanki kadar zavallı.He is as poor as ever.
O her zaman fakir kaldı.He always remained poor.

İlgili Sayfalar