her ile cümle
her kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Her gün eve erken giderim.I go home early every day.
Her gün koşarım.I run every day.
Her gün çalışırım.I run every day.
Her gün kahvaltıda haşlanmış yumurta yerim.I have a boiled egg for breakfast every day.
Bahçedeki çiçekleri her gün sularım.I water the flowers in the garden every day.
Her gün Tokyo'ya giderim.I go to Tokyo every day.
Her gün bir günlük tutuyorum.I am keeping a diary every day.
Ben onu her gün ararım.I call her up every day.
Öğrenmek için her gün okula gider.He goes to school to study every day.
Her gün çalışmaya karar verdim.I decided to study every day.
Ben her gün yürürüm.I walk every day.
Her gün onun üzerinde çalıştım.I worked on it day after day.
İşe her gün trenle giderim.I go to work every day by train.
Her yıl grip olurum.I catch the flu every year.
Her gece on birde yatmaya giderim.I go to bed at eleven every night.
Her gece radyo dinlerim.I listen to the radio every night.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Her akşam evdeyim.I am at home every evening.
Her gece yatmadan önce sıcak bir banyo yapmaktan hoşlanırım.I like to take a hot bath every night before bed.
Arkadaşlarımdan herhangi biriyle karşılaşmadım.I didn't meet any of my friends.
Gelmek isteyen herkesi davet edeceğim.I'll invite whoever wants to come.
Ben her zaman nakit yerine seyahat çekleri ile seyahat ederim.I always travel with travelers' checks instead of cash.
Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.I always buy fresh vegetables instead of frozen ones.
Sen ve ben her ikimiz de bu okulda öğrenciyiz.You and I are both students at this school.
Benim için herhangi bir mesaj var mı?Are there any messages for me?
Ben hariç herkes onu biliyor.Everybody knows it except me.
Ben hariç herkes onu biliyordu.Everyone except me knew it.
Ben hariç herkes davet edildi.Everyone except me was invited.
Benim dışında herkes meşgul.Everybody is busy except me.
İhtiyacımız olan her şeye sahibiz; para, zaman ve beyin.We have everything we need: money, time, and brains.
Senin için her şeyi yapacağız.We will do anything for you.
Her zaman onun tavsiyesini dinlemeyiz.We do not always take his advice.
Biz okuldan sonra her zaman birçok şey hakkında konuştuk.We always talked about a lot of things after school.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
O kadar yoğunuz ki alabileceğimiz herhangi bir yardımı alırız.We are so busy we'd take any help we could get.
Biz her gün hava durumu bültenini alabiliriz.We can get a weather bulletin every day.
Biz her yıl Noel'i kutlarız.We celebrate Christmas every year.
Biz her akşam 6:00'da akşam yemeğini yeriz.We have supper at six every evening.
Biz her akşam televizyon seyrederiz.We watch television every evening.
Bizimle her şey iyidir.Everything is well with us.
Bir maçtan tam önce her zaman sinirlenirim.I always get nervous just before a match.
Dişlerimizi her zaman temiz tutmalıyız.We must always keep our teeth clean.
Politikacı olaydan sonra herkesin önünde görünmedi.The politician didn't appear in public after the incident.
Bir kaza her zaman olabilir.An accident may happen at any time.
Her şeyin daha da kötüleşmemesi için hemen harekete geçtik.We took action immediately so that things wouldn't get worse.
Arada bir her şey yanlış gider.Once in a while everything goes wrong.
Zaman her şeyin ilacıdır.Time heals all wounds.
Her türlü zamanımız var.We have all kinds of time.
Zaman başka herhangi bir şeyden daha değerlidir.Time is more precious than anything else.
Zaman her şeyden daha değerlidir.Time is more precious than anything else.
Zaman başka her şeyden daha değerlidir.Time is more precious than anything else.
Saatler her gün kurulurdu.Clocks used to be wound every day.
Bir sonraki istasyonda neredeyse herkes trenden indi.At the next station, nearly everyone got off the train.
Her zaman istediğini almaya çalışıyorsun.You always try to get what you want.
Lütfen istediğiniz herhangi bir şeyden alın.Please help yourself to anything you like.
Eğer herhangi bir sorun varsa sağ elini kaldır.If you have a question, please raise your right hand.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben bizim randevu ile ilgili her şeyi unutmuştum.To tell the truth, I had forgotten all about our appointment.
Doğruyu söylemek gerekirse sorunlarınız hakkında her şeyi unuttum.To tell the truth, I forgot all about your questions.
Öğrenme muhtemelen hemen hemen katıldığımız her faaliyette yer alır.Learning probably takes place in virtually every activity in which we take part.
Resimdeki herkes gülümsüyor.Everybody in the picture is smiling.