her zaman ile cümle
her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben her zaman odamı kilitlerim.I always lock my room.
Her zaman birlikteydik.We were always together.
Her zaman onu düşünüyorum.I think about him all the time.
Tom her zaman Maria'nın çalıştığı süpermarkete gider.Tom always goes to the supermarket where Maria works.
Bu senin her zaman söylediğin şey.That's what you always say.
Sen her zaman yalnız olacaksın.You'll always be alone.
Tom her zaman yalnızdı.Tom has always been alone.
Her zaman yalnız içiyorsun.You're always drinking alone.
Ben her zaman yalnız çalışmayı tercih ettim.I've always preferred working alone.
Yumurtayı her zaman tuz ya da biber olmadan yer.He always eats eggs without salt or pepper.
Tom her zaman seni hatırlayacak.Tom will always remember you.
Daha büyük her zaman daha iyi anlamına gelmez.Bigger doesn't always mean better.
Sen her zaman meşgulsün.You're always busy.
Sen her zaman dikkatlisin.You're always careful.
Sen her zaman hoşnutsuzsun.You're always dissatisfied.
Sen her zaman sarhoşsunYou're always drunk.
Sen her zaman iyisin.You're always good.
Sen her zaman homurdanıyorsun.You're always grumbling.
Sen her zaman açsın.You're always hungry.
Sen her zaman haklısın.You're always right.
Her zaman bakıyorsun.You're always staring.
Siz her zaman birliktesiniz.You're always together.
O uzun boylu ve şişman ve o her zaman meşgul.He's tall and fat, and he's always busy.
Ona güvenebilirsin, o her zaman sözlerini tutar.You can trust her, she always keeps her promises.
Her zaman TV'nin karşısındasın.You're always in front of the TV.
Tom her zaman kaybeder.Tom always loses.
O her zaman ilgi odağı olmalı.She needs to be the center of attention all the time.
Her zaman meşgulüz.We're always busy.
Her zaman dikkatliyiz.We're always careful.
Her zaman mutluyuz.We're always happy.
Her zaman açız.We're always hungry.
Her zaman haklıyız.We're always right.
Tom'a asla güvenmedim ve her zaman güveneceğimi sanmam.I've never trusted Tom and I don't think I ever will.
Tom'a asla güvenmedim ve her zaman güveneceğimden kuşkuluyum.I've never trusted Tom and I doubt I ever will.
Bize her zaman bizim için en iyi olanın yapılması söylendi.We've always been told to do what's best for us.
Onlar her zaman kavga ediyorlar.They're always fighting.
Her zaman denerim.I always try.
O her zaman toplantılara geç kalır.He's always late to meetings.
Onun her zaman geç kalmak gibi kötü bir alışkanlığı var.She has the bad habit of always being late.
Her zaman bir şey olur.Something always happens.
Bir şey her zaman yanlış.Something's always wrong.
Bu her zaman eğlenceli.That's always fun.
Her zaman umut var.There's always hope.
Her zaman zaman var.There's always time.
Onlar her zaman hatalı.They're always wrong.
O her zaman şikayet eden ilk kişi.He's always the first to complain.
Ülkemiz her zaman sizinki ile dostça ilişkiler içinde oldu.Our country has always had friendly relations with yours.
Her zaman aldatıyorsun.You always cheat.
Her zaman başarısız oluyorsun.You always fail.
Her zaman unutuyorsun.You always forget.
O her zaman müstehcen espriler yapar.He always tells vulgar jokes.
O ayın sonunda her zaman züğürttür.He's always broke at the end of the month.
Her zaman dedikodu yapar.He's always gossiping.
O her zaman kaşlarını çatıyor.He's always scowling.
Tom'a her zaman güvendim.I've always trusted Tom.
Tom her zaman beni sevdi.Tom always liked me.
Tom her zaman onu dedi.Tom always said that.
Tom her zaman hayır der.Tom always says no.
Tom onu her zaman söyler.Tom always says that.
Senin için her zaman orada olacağım.I will always be there for you.