Her neyse, yalnızca beni anlamanız içindi.Da igual, da igual. Era sólo para que me entendiera.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.하여튼, 25는 62에 2 번 들어갑니다.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.25 går altså op i 62 to gange.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Así que bueno, 25 cabe en 62 dos veces.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Bref, donc vingt-cinq va deux fois dans soixante deux.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Comunque, il 25 sta nel 62 due volte.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Continuando, então 25 cabe em 62 duas vezes.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Jedenfalls: 25 ist 2mal in 62 enthalten.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Okay, 25 past dus 2 keer in 62.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Så i vilket fall som helst, 25 får plats 2 gånger i 62.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Szóval, huszonöt kétszer van meg hatvankettőben.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Tak czy inaczej tak dwadzieścia pięć przechodzi w sześćdziesiąt dwa dwa razy.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Takže ještě jednou - 25 se do 62 vejde dvakrát.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Λοιπόν, προχωράμε, το 25 πάει στο 62 δύο φορές.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Итак, в любом случае, 25 входит в 62 только два раза.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.Няма значение, 62 се дели на 25 два пъти.
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.لذلك على أية حال، 62/25=2
Her neyse, yani 62'nin içinde 25, iki kere bulunuyor.では2かける25を計算しましょう.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.A tu je, aby s vami chvíľu bol, pretože je skvelý! Volá sa Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Comunque, siete qui per festeggiare, perché lui è straordinario. Si chiama Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.De qualquer modo, foi uma surpresa enorme porque ele é ótimo, chama-se Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Dù sao đi nữa, các bạn sẽ cảm thấy rất thích thú bởi vì anh ta rất tuyệt vời và tên anh là Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Dus hier is een traktatie, want hij is fantastisch, en zijn naam is Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.În orice caz, pregătiți-vă să fiți răsfățați pentru că este extraordinar, iar numele său este Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.아무튼 여러분은 운이 좋군요, 왜냐하면 그분은 정말로 대단하기때문입니다, 그의 이름은 마크입니다.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Quoi qu'il en soit, vous allez vous régaler, parce qu'il est fantastique, et il se nomme Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Więc oto niespodzianka dla Was, jest fantastyczny i ma na imię Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Y aquí está, para pasar un buen rato porque ¡es fantástico! Se llama Mark.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.Както и да е - предстои ви наслада, защото той е фантастичен - казва се Марк.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.בכל אופן, צפוי לכם פינוק, כי הוא פנטסטי, ושמו מארק.
Her neyse, yani sizler bu gösteriyi izleyebiliyorsunuz, çünkü o harika, ve onun ismi Mark.ほんとに彼 素晴しいんだから マークです (拍手)
Her neyse, yanıt A.어쨌든 간에 정답은 선택지 A 입니다.
Her neyse, yanıt A.Както и да е, отговорът беше А.
Her neyse, yanıt A.على اي حال، كان هذا الخيار A
Her neyse, yapmam gereken şey şuydu.Comunque, questo e' cio' che dovevo fare.
Her neyse, yapmam gereken şey şuydu. Hepi topu bir satırlık bir şeydi, tamam mı?Peu importe, voici ce que je devais faire. ça ne devait être qu'une phrase, d'accord?
Her neyse, yapmam gereken şey şuydu.Tatsächlich musste ich nur das hier machen. es war nur eine satz, ok?
Her neyse, yapmam gereken şey şuydu.Τέλος πάντων, να τι έπρεπε να κάνω.
Her neyse, yapmam gereken şey şuydu.Вот, кого мне надо было сыграть.
Her neyse, yapmam gereken şey şuydu.たった一つのセリフだったのよ!
Her neyse... Yarından itibaren sana Seul'u gezdireceğim.Egyébként... holnap körbevezetem Szöulban.
Her neyse, yarın yapacağımız çok iş var. Bu yüzden erken kalk.لذينا الكثير لنقوم به غدا, لذا تعالي باكرا
Her neyse, yarın yapacağımız çok iş var.Csak hogy tudja, holnap kezdünk.
Her neyse, yarın yapacağımız çok iş var.Pour information, nous commencerons demain.
Her neyse, yarın yapacağımız çok iş var.Πάντως, έχουμε πολλά να κάνουμε αύριο.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.Bagaimanapun ia masih melihat bahwa di belakangnya tak ada yang berubah.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.De qualquer forma, ele ainda viu que atrás dele nada havia mudado.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.En todo caso, aún veía que detrás de él nada había cambiado.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.En tout cas il voyait toujours que derrière lui rien n'avait changé.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.I alla fall såg han ändå att bakom honom ingenting hade förändrats.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.I hvert fald han stadig så, at bag ham intet havde ændret sig.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.In ieder geval hij nog zag, dat achter hem er niets was veranderd.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.In ogni caso ha ancora visto che dietro di lui non era cambiato nulla.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.În orice caz, el a văzut în continuare că în spatele lui nu sa schimbat nimic.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.Jedenfalls sah er noch, dass hinter ihm Nichts hatte sich verändert.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.Joka tapauksessa hän vielä näki, että hänen takanaan mikään ei ollut muuttunut.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.Každopádně pořád viděl, že za ním nic nezměnilo.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.Každopádne stále videl, že za ním nič nezmenilo.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.뻣뻣한 목을 성장을 느꼈다. 어쨌든 그는 여전히 그 배후에있는 것을보고 아무 변화도 있었다.
Her neyse yine de arkasında olduğunu gördüm hiçbir şey değişmemişti.아무 변화도 있었다.