Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.Sota kuitenkin katkaisi kaikki suunnitelmat.
Antipa her halûkarda, Yeni Ahitte Vaftizci Yahya ve Nasıralı İsa'nın ölümleriyle açıkça ilişkilendirilir.Jokainen uudestisyntynyt on yhtä paljon inkarnaatio kuin Jeesus Nasaretilainen.
Her iki evlilik de her halukârda kısa bir süre sonra feshedildi.Οι δύο γάμοι ωστόσο ανακλήθηκαν σύντομα μετά.
Her halukarda Julia onu tanıyanlar tarafından erdemli birisi olarak kabul edilirdi.Ακόμη και χωρίς αυτό, η καλωσύνη του αναγνωριζόταν από όλους όσοι τον γνώριζαν.
Bu test sistemlerinin hata oranları, her halükarda, daha yüksektir.Systemkravene for Vista, er dog ligeledes langt højere.
Her halukarda bu iddiaların Britannicus'un düşmanları tarafından yapıldığı hatırda tutulmalıdır.Herfra angives historien at være fra nefiternes kongers optegnelser.
Her halükarda kaybedersin.Uanset hvad, taber du.
Her halükârda, hikâyenin en eski metni Galland'ın Fransız versiyonunda mevcuttur.Den første kjente teksten til fortellingen er Gallands franske versjon.
Tarafı her halükarda halktan (kamu) yanadır.Dette savner (ihvertfall foreløpig) allmenn aksept.
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.Hành động liều lĩnh đó đã phá hủy toàn bộ kế hoạch.
Tarafı her halükarda halktan (kamu) yanadır.すべての人間(あるいは万物そのもの)の運命が神(アッラーフ)によって定められていること。
Çünkü her halükarda uçak füzenin radar sinyaline yakalanacaktı.なぜなら対空任務においてレーダー信号はいつでも当たる。
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.しかしこれらの案は全て計画どまりに終わっている。
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.可是,一个未曾预料到的变故使全盘计划土崩瓦解。
Bazı Yahudi yorumcular her halukârda bunu ciddiye almazlar.그러나 일부 유대인 학자들은 이 이론을 지지하지 않는다.
Her iki evlilik de her halukârda kısa bir süre sonra feshedildi.두 번의 결혼은 모두 이혼으로 끝났다.
Her halukarda, Vitellius'un Germanya'dan İtalya'ya yürüme şeklinden rahatsız olmuştu.През 960 г. Оберто е принуден да избяга от Италия в Германия.
Çünkü her halükarda uçak füzenin radar sinyaline yakalanacaktı.V kýle lietadla boli namontované antény rádiolokačného výstražného prijímača.
Bu test sistemlerinin hata oranları, her halükarda, daha yüksektir.Pri polymorfných vírusoch je tento typ detekcie úplne zbytočný, sú zložitejšie.
Her halükarda birçok listede hâlâ III. Felix ve IV. Felix adlı papalar vardır.Nekateri viri imenujejo Feliksa IV. tudi Feliks III.
Her halukarda, Roma ordusu bu savaşta yok edildi ve İmparator Decius savaş sırasında öldürüldü.Lääne-Rooma väed võideti ja keiser Valens tapeti võitluses.
2010 yılı Ekim ayı öncesinde üniversiteler her halükardabir akreditasyon sürecine tabi olmak zorundadır.De toute façon, avant octobre 2010, les universités devront se soumettre à un processus d’accréditation.
2010 yılı Ekim ayı öncesinde üniversiteler her halükardabir akreditasyon sürecine tabi olmak zorundadır.În orice caz, până în Octombrie 2010, universităţile vor trebui să treacă printr-un proces de acreditare.
2010 yılı Ekim ayı öncesinde üniversiteler her halükardabir akreditasyon sürecine tabi olmak zorundadır.V každom prípade do októbra 2010 univerzity sa budú musieť podrobiť akreditačnému procesu.
2010 yılı Ekim ayı öncesinde üniversiteler her halükardabir akreditasyon sürecine tabi olmak zorundadır.V období do října 2010 budou v každém případě všechny univerzity povinny projít akreditační procesem.
2010 yılı Ekim ayı öncesinde üniversiteler her halükardabir akreditasyon sürecine tabi olmak zorundadır.W zwizku z tym wszystkie uczelnie bdmusiały poddać si akredytacji do pa(dziernika 2010 r.
Ama her halükarda muhteşem olurdu!Cieszyłbym się w obydwu przypadkach!
Ama her halükarda muhteşem olurdu! Hey, benim, 2012 yılından, gelecekten, oğlun.やあ 2012年から来た 未来の君だよ
Ama her halükarda muhteşem olurdu!어쨌거나 둘 중 어느 하나라도 멋질 거에요!
Ama her halükarda muhteşem olurdu!Ma in entrambi i casi sarebbe stato fantastico!
Ama her halükarda muhteşem olurdu!Mais n'importe lequel aurait été génial !
Ama her halükarda muhteşem olurdu!Oricare ar fi fost minunat!
Ama her halükarda muhteşem olurdu!¡Pero el que fuera sería formidable!
Ama her halükarda muhteşem olurdu!Но в любом случае было бы шикарно!
Ama her halükarda muhteşem olurdu!אבל כל אחד מהם יהיה מדהים!
Ama her halükarda muhteşem olurdu!ولكن أي واحدة ستكون رهيبة!
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Aber jedenfalls könnte er Fragen zu beantworten.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ale v každém případě by mohl odpovídat na otázky.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ale v každom prípade by mohol odpovedať na otázky.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ale w każdym razie może on odpowiadać na pytania.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ampak v vsakem primeru bi ga lahko odgovarja na vprašanja.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Dar, în orice caz, el ar putea să răspundă la întrebări.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.De mindenesetre talán válaszolni a kérdésekre.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.머리의 상단. 그러나 어떤 속도로 그 질문에 대답 수 있습니다.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ma ad ogni modo egli potrebbe rispondere alle domande.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Maar in ieder geval hij zou vragen te beantwoorden.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Mais en tout cas, il pourrait répondre aux questions.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Mas de qualquer forma ele poderia responder a perguntas.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Men i alla fall han kan svara på frågor.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Men i hvert fald kunne han svare på spørgsmål.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Mutta ainakaan hän voi vastata kysymyksiin.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir. - Nasıl am olsun 'diye yüksek sesle tekrarladı.Pero en cualquier caso que pudiera responder a las preguntas. - ¿Cómo voy a entrar en ", repitió, en voz alta.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Nhưng ở mức nào, ông có thể trả lời các câu hỏi.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Tapi setidaknya dia mungkin menjawab pertanyaan.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Αλλά, εν πάση περιπτώσει θα μπορούσε να απαντήσει σε ερωτήσεις.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Але в усякому разі, він може відповідати на запитання.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Но во всяком случае, он может отвечать на вопросы.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Но във всеки случай той може да отговори на въпроси.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.את החלק העליון של ראשו. אבל בכל אופן הוא עשוי לענות על שאלות.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.الجزء العلوي من رأسه. ولكن على أي حال فإنه قد إجابة على الأسئلة.