her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
3 aydan beri, ona her gün yazıyorum.Au cours des 3 derniers mois, je lui ai écrit tous les jours.
3 aydan beri, ona her gün yazıyorum.Az elmúlt három hónapban minden nap írtam neki.
3 aydan beri, ona her gün yazıyorum.Για τους τελευταίους τρείς μήνες, έστελνα γράμματα μέσω μέιλ.
3 aydan beri, ona her gün yazıyorum.ومنذ 3 اشهر وانا ارسل له رسائل الكترونية
3 kap almanızı istiyorum her gün bir tabak dolusu sülfür zengini sebzeler.Quiero que coman 3 tazas, un plato lleno de vegetales ricos en azufre diario.
3 kap almanızı istiyorum her gün bir tabak dolusu sülfür zengini sebzeler.אני רוצה שתאכלו 3 ספלים, צלחת גדושה בעלים עשירים בגפרית מידי יום.
3 kap almanızı istiyorum her gün bir tabak dolusu sülfür zengini sebzeler.硫黄が豊富な野菜類を毎日とって貰いたいのです あなたの脳とミトコンドリアは硫黄を必要としています
Acil sosyal ve kriz servisi her gün ve günün her saati açıktır.Este servicio está abierto todos los días y a todas horas.
Acil sosyal ve kriz servisi her gün ve günün her saati açıktır.Le service de permanence sociale et de crise est ouvert tous les jours de l’année 24h/24.
Acil sosyal ve kriz servisi her gün ve günün her saati açıktır.Social- och krisjouren har öppet dygnet runt varje dag.
Acil sosyal ve kriz servisi her gün ve günün her saati açıktır.Sosiaali- ja kriisipäivystys on avoinna joka päivä ympäri vuorokauden.
Acil sosyal ve kriz servisi her gün ve günün her saati açıktır.Социально-кризисная служба работает ежедневно и круглосуточно.
Acil sosyal ve kriz servisi her gün ve günün her saati açıktır.مناوبة الطوارئ للخدمات الاجتماعية والأزمات مفتوحة يومياً على مدار الساعة.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Her gün hayatta kalabilmem için gerekli olan, bir kutu ilaç.3Dメガネ
[Adam kendi dilinde konuşur]: Her gün hayatta kalabilmem için gerekli olan, bir kutu ilaç.Des lunettes 3D.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Her gün hayatta kalabilmem için gerekli olan, bir kutu ilaç.Eine 3D-Brille.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Her gün hayatta kalabilmem için gerekli olan, bir kutu ilaç.رجل يتحدث لغته الأصلية: نظارة ثلاثية الأبعاد.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.A lépésszámlálója nyomon követi, mennyit fut naponta.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Haar stappenteller volgt hoe ver ze elke dag loopt.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Hendes skridttæller måler, hvor langt hun løber hver dag.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Hennes stegräknare mäter hur långt hon springer varje dag.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Il suo contapassi tiene traccia di quanto corre ogni giorno.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Její krokoměr měří, jak daleko každý den doběhne.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Jej krokomierz śledzi jak daleko ona biega każdego dnia.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Seu hodômetro faixas quanto ela corre todos os dias.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Нейният педометър (крачкомер) следи колко надалеч тича тя всеки ден.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.وتقيس بواسطة عداد الخطى المسافة التي تركضها كل يوم
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.ここにあるのは過去4日間の万歩計の記録です.
Afganinstan'da ise 45 yıl. 378 litre, sıradan Amerikalının her gün evinde kullandığı su miktarıdır.Tipikus Holand férfi 180 centi magas es a tipikus Perui férfri pedig 163 centi magas
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.아프리카에서는 매일 점보747기 7대가 충돌하는 것만큼의 사람들이 죽어가고 있어요
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Also in Afrika kommen wir täglich auf sieben Abstürze von 747ern.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Bem, em África temos o equivalente à queda de sete Jumbos 747, todos os dias.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Bene, in Africa, noi abbiamo l'equivalente di sette jumbo 747 che si schiantano ogni giorno.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Bueno, en África, tenemos el equivalente de 7 aviones Jumbo 747 estrellados cada día.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Cóż, w Afryce każdego dnia rozbijałoby się siedem Jumbo Jetów 747.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Eh bien, en Afrique, nous avons l'équivalent de sept jumbo-jets 747 qui s'écrasent tous les jours.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Ei bine, în Africa avem echivalentul a șapte avioane uriașe 747 care se prăbușesc în fiecare zi.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Hát Afrikában minden nap hét 747-es Jumbo becsapódásával számolhatnánk.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Nou, in Afrika gaat het om het equivalent van zeven jumbo 747's die dagelijks crashen.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Vâng, ở châu phi, chúng tôi có tương đương với bảy chiếc 747 cỡ lớn đâm mỗii ngày
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Στην Αφρική έχουμε κάτι ανάλογο με επτά συντριβές αεροσκαφών 747 σε καθημερινή βάση.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Ситуация в Африке эквивалентна семи громадным 747-ым, падающим ежедневно.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Що ж, в Африці ми маємо еквівалент семи 747-мих Боїнгів, що розбиваються щодня.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.אז באפריקה יש לנו שווה-ערך של 7 מטוסי ג'מבו 747 שמתרסקים בכל יום.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.حسنا، فى أفريقيا، لدينا ما يعادل لسبع طائرات جامبو طراز 747 تتحطم كل يوم.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.ジャンボ機7台分です もし 蚊の好く匂いを使って
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Ich weiß, dass Sie das gemacht haben, weil die Hälfte der Amerikaner das jeden Tag macht.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Ik weet het omdat de helft van de Amerikanen het elke dag doen.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Je sais que vous le faites parce que la moitié des Américains le fait chaque jour.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.여러분이 그랬다는 걸 압니다. 왜냐면 미국인의 절반이 매일 그러거든요.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Sei que tomaram porque metade dos americanos tomam-na todos os dias.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Sé que lo hicieron porque la mitad de los americanos lo hace todos los días.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.So che lo avete fatto perché la metà degli americani lo fa ogni giorno.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Ştiu că aţi făcut asta pentru că jumătate din populaţia SUA face asta zilnic.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Tudom, hogy bevették, mert az amerikaiak fele teszi naponta.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Viem, že áno, lebo polka Američanov to robí každý deň.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Vím, že jste to udělali, protože polovina Američanů to dělá každý den.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Wiem, że tak - bo tak właśnie robi połowa Amerykanów każdego dnia.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Ξέρω ότι τις πήρατε γιατί οι μισοί Αμερικανοί το κάνουν κάθε μέρα.
Aldığınızı biliyorum, çünkü Amerikalı'ların yarısı bunu her gün yapıyor.Знам, че го направихте, защото половината американци го правят всеки ден.