hepsi ile cümle

hepsi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Görüşmelerimizin hepsi Fransızca.All of our meetings are in French.
Senin hazırladığın yemeğin hepsini kesinlikle yedim.I ate absolutely all of the food that you prepared.
Onların hepsini görmek için geri gel.Come back to see them all?
Tom'un tahminlerinin hepsi gerçekleşti.All of Tom's predictions came true.
Bugün onların hepsini satmak zorundayım.I have to sell them all today.
O ilacın hepsini almak gerekli değil.It's not necessary to take all of that medicine.
Onların hepsi hamburgerler ve içecek bir şey sipariş etti.They all ordered hamburgers and something to drink.
Daha sonra bunun hepsini daha ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'm going to explain all this in more detail later.
Bir gün bunun hepsini anlayacağından eminim.I'm sure you'll understand all of this some day.
Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.I'm sure they're all aware of what happened.
Bunun hepsinin ne hakkında olduğundan emin değilim.I'm still not sure what this is all about.
Yaklaşık bir saat önce onların sekizinin hepsini gördüm.I saw all eight of them about an hour ago.
Tom kendi sınıf arkadaşlarının hepsinden daha uzundur.Tom is taller than all of his classmates.
Onların hepsi otoparkta bekliyor.They all are waiting in the parking lot.
Sorularının hepsini cevaplayacağım.I'll answer all of your questions.
Bunun hepsini yiyemeyeceğiz.We won't be able to eat all this.
Onun hepsinin ne hakkında olduğunu merak ediyorum.I wonder what that was all about.
Tom eski kitaplarının hepsini yaktı.Tom burned all of his old books.
Arkadaşlarımın hepsinin bisikletleri var.All of my friends have bicycles.
Onun hepsini duyduğuna eminim.I'm sure you heard all of that.
Tom üç mektubun hepsini açtı.Tom opened all three letters.
Onların hepsi isim etiketi takıyor.They're all wearing name tags.
Hepsi bu gece burada olacaklar.They'll all be here tonight.
Ben sadece bunun hepsinin bittiğine memnun oldum.I'm just glad it's all over.
Odaların hepsi meşguldü.The rooms are all occupied.
Onların hepsi suçlu değil.They're not all criminals.
Ben onun hepsiyle yaptım.I'm done with all of that.
Hepsini daha sonra açıklayacağım.I'll explain it all later.
Onların hepsi bizi izliyor.They're all watching us.
Hepsi televizyon izliyor.They're all watching TV.
Odaların hepsi temiz.The rooms are all clean.
Şimdi onun hepsini anlıyorum.I understand it all now.
Hepsi bu kadar olduğundan emin misin?Are you sure that's all?
Onların hepsi bana karşı.They're all against me.
Onun hepsini bitirdim.I'm done with all that.
Üç çocuğun hepsi güldü.All three boys laughed.
Tom onun hepsini yazdı.Tom wrote it all down.
Hepsinin farkındayım.I'm aware of all that.
Onların hepsi yalın ayak.They're all barefoot.
Onların hepsi içer.They all have drinks.
Çetenin hepsi burada.The gang is all here.
Onların hepsi iyi olacak.They'll all be fine.
Biz hepsini biliyoruz.We know all that.
Hepsi beni sever.They all love me.
Onun hepsini alacağım.I'll take it all.
Hepsi yanımızda.We have it all.
Onun hepsini istiyorum.I want it all.
Umarım onların hepsi doğrudur.I hope they're all correct.
Soruların hepsi için cevaplarım yok.I don't have the answers to all of the questions.
Tom Mary'ye bazı sorular sordu ve o hepsini yanıtladı.Tom asked Mary some questions and she answered them all.
Evde kimse yok. Onların hepsi dışarıdalar.There's no one in the house. They're all outside.
Yan odadaki çocukların hepsi uykuda.All of the boys are asleep in the next room.
Onların hepsinin ortak neyi olduğunu merak ediyorum.I wonder what all of them have in common.
Erkek çocukların hepsi eldiven giyiyordu.All of the boys were wearing gloves.
Onların isimlerinin hepsini hatırlıyor musun?Do you remember all of their names?
Hepsinin ortak bir yönü var.They all have one thing in common.
Hepsi Tom'a gülmeye başladı.They all started laughing at Tom.
Bütün hepsini yiyemem.I won't be able to eat all this.
Tom hepsinin bir hata olduğunu bilir.Tom knows it was all a mistake.
Onların hepsi siyah giyiyordu.All of them were wearing black.

İlgili Sayfalar