hepsi ile cümle

hepsi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bunların hepsini bana ver.Please give me all these.
Tom geçen hafta bunun hepsini yaptı.Tom did that all last week.
Onun hepsi benim hatamdı.That was all my fault.
Onların hepsi onu yaptı mı?Did they all do that?
Tom bunu hepsini bildiğini düşünüyor.Tom thinks he knows it all.
O bunun hepsini bildiğini düşünüyor.He thinks he knows it all.
Tom zaten bunun hepsini biliyor gibi görünüyordu.Tom seemed to know all that already.
Gerçekten bunun hepsini yiyecek miyiz?Are we really going to eat all that?
Bunların hepsini yapmayı nasıl başardın?How did you manage to do that all?
Bu kitapların hepsini taşıyamam.I can't carry all of these books.
Tom, Mary, John ve Alice hepsi yüzebilirler.Tom, Mary, John and Alice can all swim.
Tom, Mary ve John hepsi aynı okula gitti.Tom, Mary and John all went to the same school.
Tom, Mary ve John hepsi bunu yapmalı.Tom, Mary and John all ought to do that.
Tom hepsini tamamen tek başına yapması gerekecek.Tom will have to do that all by himself.
Tom, Mary ve John'un hepsi bunu yapmak istiyorlar.Tom, Mary and John all want to do that.
Tom, Mary ve John'un hepsi bunu yapmalı.Tom, Mary and John all need to do that.
Tom, Mary ve John'un hepsi bunu yapmak zorunda.Tom, Mary and John all have to do that.
Okuldaki öğrencilerin hepsi Tom'u tanırlar.All of the students at school know Tom.
Tom, Mary ve John hepsi Boston'da yaşıyor.Tom, Mary and John all live in Boston.
Tom'un bunun hepsini tek başına yapması gerekecek.Tom will have to do it all by himself.
Tom bunun hepsini içti mi?Did Tom drink all of that?
Sami İslam merkezinden bazı kitaplar alıp hepsini okudu.Sami grabbed some books from the Islamic center and read them all.
Bunların hepsine ihtiyacın yok. Onlardan bazılarını satmalısınız.You don't need all of these. You should sell some of them.
Tom sınıf arkadaşlarının hepsinden çok daha kısadır.Tom is much shorter than all of his classmates.
Tom bunun hepsini değiştirmek istemiyor.Tom doesn't want to change all that.
Tom bunun hepsini değiştirmek istedi.Tom wanted to change all that.
Hepsinin böyle çıktığından ne kadar memnun olduğumu sana anlatamam.I can't tell you how glad I am that it all turned out this way.
Bu kitapların hepsi Tom ve benim.These books are all Tom's and mine.
Bunların hepsi Tom'un mu?Are these all Tom's?
Bu elbiselerin hepsi Tom'un ve benim.These clothes are all Tom's and mine.
Bunların hepsini mutfağa götür.Take all this to the kitchen.
Bu kitapların hepsi Tom'un.These books are all Tom's.
Onların hepsi uyuyorlar.They're all sleeping.
Eski kız arkadaşlarımın hepsi Boston'da yaşıyor.All of my ex-girlfriends live in Boston.
Paramın hepsi gitti.My money is all gone.
Tom'un bunların hepsini tek başına yaptığına inanamıyorum.I can't believe that Tom did all this himself.
Üç kız kardeşimin hepsi Kanadalılarla evlendi.All three of my sisters have married Canadians.
Bu elmaların hepsi çürük.These apples are all rotten.
Tom'un hiç yardım almadan bunun hepsini yaptığına inanamıyorum.I can't believe Tom did all this without any help.
Tom hepsinin en iyisi.Tom is the greatest of all.
Sami, Leyla ve Ferit'in hepsi Mısır'dalar.Sami, Layla, and Farid are all in Egypt.
Sami her şeyi bilir ve hepsini görür.Sami knows all and sees all.
Sami'nin lastiklerinin hepsi yarılmıştı.Sami's tires were all slashed.
Sami hepsini inkar etti.Sami denied it all.
Sami ve Leyla'nın hepsi on iki yaş altında olan altı çocuğu vardı.Sami and Layla had six children all under the age of twelve.
Onların hepsini kendim yaptım.I did that all myself.
İyi olanların hepsini o aldı.She took all the good ones.
Onların hepsi bana güldüler.They all laughed at me.
Hepsini aldattılar.They deceived all.
Tom'a hepsinin benim suçum olduğunu söyle.Tell Tom that it was all my fault.
Onların hepsi bana inanıyordu.They all believed me.
Hepsi o kadar ciddi değil!All that isn't so serious!
Artık onların hepsi gitti.They're all gone now.
Hepsi benim planımın bir parçası.This is all part of my plan.
Bu kitapların hepsinin her birini birkaç kez okudum.I've read all of these books several times each.
Bunların hepsi Tom'un.All of these are Tom's.
Bunun hepsi senin için yeni, değil mi?All this is new to you, isn't it?
Sınıf arkadaşlarınızın hepsi her zaman zamanında derse giriyor mu?Do all of your classmates always get to class on time?
Hepsi Tom'un yüzünden.It's all Tom's doing.
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.It's all Tom's doing.

İlgili Sayfalar