hepsi ile cümle

hepsi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom şimdiye kadar hepsini duydu.Tom has heard it all by now.
Tom hepsinin bir şaka olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's all a joke.
Bunun hepsi değişimle ilgili.This is all about change.
Hepsi komik görünüyor.They all look ridiculous.
Onların hepsi zekice yaptı.They all did brilliantly.
Tom onların hepsinden bıkmıştı.Tom was sick of them all.
Tom hepsinin kaybolmadığını söyledi.Tom said all wasn't lost.
Onların hepsi gitmeli.They must all go away.
Herkes kazandı ve hepsinin ödülleri olmalıdır.Everybody has won, and all must have prizes.
Onların hepsine ihtiyacımız var.We need all of them.
Onların hepsi riskte.They're all at risk.
Onun hepsini duyduk.We've heard it all.
Onların hepsini atın.Throw them all out.
Bunun hepsi aptalca.This is all stupid.
Hepsi ateş edebilirler.They can all shoot.
Onların hepsi harika yaptı.They all did great.
Hepsi bir saçmalıktı.It was all a farce.
Tom onun hepsini değiştirdi.Tom changed it all.
Onların hepsi pislik.They're all jerks.
Tom onun hepsini yapar.Tom does it all.
Tom onun hepsine sahiptir.Tom has it all.
Tom ev ödevinin hepsini yaptı.Tom did all of his homework.
Onların hepsi domuz.They're all pigs.
On bir kadının hepsi sihirbazın tohumuyla hamile kalmıştı.All eleven females were pregnant with the magician's seed.
Onların hepsini dava ediyorum.I sue all of them.
Hepsine dava açıyorum.I sue against them all.
Tom'un çocuklarının hepsinin adlarını biliyor musun?Do you know all of Tom's children's names?
Ev işlerinin hepsini ben hallederim.I'll do all the chores.
Bence onun hepsi saçma.I think that's all nonsense.
Onun hepsi ona bakma tarzımıza bağlı.It all depends on the way we look at it.
Hepsini yaptım.I did it all.
Hepsinin senin için olduğuna oldukça eminim.I'm pretty certain that they're all for you.
Hepsi senin hatan, Fadil.It's all your fault, Fadil.
Hepsi senin hatan, Tom.It's all your fault, Tom.
Fadıl hepsini çok iyi bilir.Fadil knows that all too well.
Artık onların hepsinin gittiklerine eminim.I'm sure they're all gone now.
Onların hepsinin şimdi gittiğine eminim.I'm sure they're all gone now.
Tom bunların hepsi hakkında nasıl hissediyor?How does Tom feel about all of this?
Tom onun hepsini tek başına yapamaz.Tom can't do it all by himself.
Tom bütün bu şeylerin hepsini nasıl yapabilir?How can Tom do all of these things?
Onların hepsini biliyordum.I knew all that.
Hepsini yedim.I ate all of it.
Hepsini yapamam.I can't do it all.
Onların hepsi hata yaptı.They all made mistakes.
Tom hepsini tek başına yaptı.Tom did that all by himself.
Tom onların hepsini kendi başına yaptı.Tom did that all himself.
Tom hepsini kendi başına yaptı.Tom did it all himself.
Fadıl'ın karısı, erkek kardeşi ve kayınpederinin hepsi o yıl öldü.Fadil's wife, his brother and his father-in-law all died that year.
Fadıl, Leyla ve Rami'nin hepsi babalarıyla birlikte Kahire'de yaşıyorlar.Fadil, Layla, and Rami all live with their dad in Cairo.
Onların hepsinin söylediği budur.It's what they all say.
Sami'nin kurbanlarının ortak bir şeyi vardı: hepsi fahişeydiler.Sami's victims had one thing in common: they were all prostitutes.
Onların hepsini öldür.Kill them all.
Onların hepsine yardım etmeliyiz.We must help all of them.
Onların hepsi birbirleriyle çelişiyorlar.They all contradict each other.
Ben henüz bu kitapların hepsini okumadım.I haven't yet read all of these books.
Benim komşularımın hepsi pislik.All of my neighbors are jerks.
Onun konuşmalarının hepsi diğer insanlar tarafından yazılmaktadır.Her speeches are all written by other people.
Benim konuşmalarımın hepsi başkaları tarafından yazılmaktadır.My speeches are all written by other people.
Tom sahip olduğu şeylerin hepsini yaktı.Tom burned all of his possessions.
Ben okumamın hepsini internette yapıyorum.I do all of my reading on the internet.

İlgili Sayfalar