hep ile cümle

hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hepsini yaptım mı?Did I do all that?
Ben hep bir anne olmak istedim.I've always wanted to be a mother.
Öğrencilerin hepsi güldü.The students all laughed.
Hepiniz fotoğrafları gördünüz, değil mi?You've all seen the photos, haven't you?
Onların hepsi senden daha yaşlı.They're all older than you.
Tom'a hepimiz tarafından saygı duyulur.Tom is respected by all of us.
Onların hepsi yalan söylüyor.They're all lying.
Sanırım Tom hepimizi seviyor.Tom likes all of us, I think.
Hepiniz onu duydunuz mu?Did you all hear that?
Üç adam'ın hepsi gülümsedi.All three men smiled.
İnsanları hep küçümsüyorsun.You always underestimate people.
Yapabileceğimizin hepsi bu, şimdilik.That is all we can do, so far.
Hepsi iyi sonuçlandı.It all worked out OK.
Tom hepimize neden toplantıya katılamadığını söyledi.Tom told us all why he couldn't attend the meeting.
Bunların hepsini yapmayı nasıl beceriyorsun?How do you manage to do it all?
Tom onun hepsi tarafından biraz bunalmış.Tom was a little overwhelmed by it all.
Tom kişisel eşyalarının hepsini sattı.Tom sold all of his belongings.
Onun hepsi değiştirildi.It's all been changed.
Hepimiz olmak istediğimiz kadar güvendeyiz.We are all as safe as we want to be.
Bunun hepsi çok kafa karıştırıcı.It's all very confusing.
Filmi izlediğimiz zaman hepimiz ağladık.We all cried when we watched the movie.
Tom hep zengin ve ünlü olmak istedi.Tom always wanted to be rich and famous.
Çocuklarımın hepsinin sağlık durumu iyi.My children are all in perfect health.
Hepiniz sağlıklı görünüyorsunuz.All of you look healthy.
Tom neredeyse işin hepsini tek başına yaptı.Tom did almost all of the work by himself.
Hepimiz bunun iyi bir fikir olduğunu kabul ettik.We all agreed it was a good idea.
Tom şarkı söylemeye başladı ve hepimiz katıldık.Tom began to sing and we all joined in.
Hepsi buna değerdi.It was all worth it.
Tom toplantılara hep geç kalır.Tom is always late to meetings.
Tom pazartesileri hep evdedir.Tom is always at home on Mondays.
Şimdi hepimiz bir takımız.We're all a team now.
Tom onun hepsini çözdü.Tom has it all figured out.
Tom onun hepsini anlamaya çalışıyor.Tom is trying to figure it all out.
Tom hariç onların hepsi sarhoş.They're all drunk except for Tom.
Tom hepimizden daha iyi.Tom is better than all of us.
Hepsini öldüreceğim.I'll kill them all.
Onların hepsini öldüreceğim.I'll kill all of them.
Hepsinin söylediği şey bu.That's what they all say.
Umarım hepiniz benimle arkadaş olacaksınız.I hope that you will all be friends with me.
Hep bana rabbena olmaz.Turnabout is fair play.
O hep her şeyde hata bulur.She always finds fault in everything.
Hepimiz er ya da geç bunun olacağını biliyorduk.We all knew that it would happen sooner or later.
Kızgın olduğunda Mary hep bağırır.Mary always yells when she's angry.
Bunların hepsini almak istiyorum.I want to buy all of these.
Tom sadece sinirli, hepsi bu kadar.Tom is just nervous, that's all.
Tom sadece korktu, hepsi bu kadar.Tom is just scared, that's all.
Tom, Mary ve John'un hepsi burada.Tom, Mary and John are all here.
Tom, Mary ve John hepsi oradaydı.Tom, Mary and John were all there.
Tom, Mary ve John hepsi davet edildi.Tom, Mary and John have all been invited.
Bu arada, hepiniz bana Tom diyebilirsiniz.By the way, you can all call me Tom.
İngilizce "I" zamiri neden hep büyük harfle görünüyor bilmiyorum.I don't know why the English pronoun "I" always appears with a capital letter.
Onun yüzü hep anlamsızdır.His face is always expressionless.
Onların hepsi arkadaşın mı?Are all of them your friends?
Sen ayrıldığında hepimiz seni özleyeceğiz.We'll all miss you when you leave.
Onların hepsi bir ödül alacak.All of them will get a prize.
Bunun hepsi istenilen sonucu verecek.It's all going to work out.
Onun hepsi sona eriyor.It's all coming to an end.
Bu hepimizin istediği şey.That's what we all want.
Onların hepsi Tom'a baktıThey all looked at Tom.
Onların hepsi Tom'u tebrik etti.They all congratulated Tom.

İlgili Sayfalar