hep ile cümle
hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Hepimiz birbirimize dikkat ederiz.We all look out for each other.
Hepimiz çok ağladık.We all cried a lot.
Hepimiz eve yürüyerek gidebiliriz.We can all walk home.
Hepimiz eve yürüyebiliriz.We can all walk home.
Hepimiz çok çalışırız.We all work too hard.
Hepimiz yapmak istemediğimiz bir şeyi yapmak zorunda kalabiliriz.We may all have to do something we don't want to do.
Hepimizin dikkati dağıldı.We all got distracted.
Hepimiz ağladık.We all cried.
Öfkeli olduğunu hepimiz biliyoruz.We all know that you're angry.
Hepsini denedik.We tried them all.
Hepsi koca bir yalandı.It was all a big lie.
Hepiniz büyük bir yardımcıydınız.You were all a big help.
Porsuk bir hepçildir.Wolverine is omnivorous.
Burada ne olduğunu hepimiz biliyoruz.We all know what's going on here.
Hepimiz senin kadar zeki olamayız.We can't all be as smart as you.
Hepimiz senin kadar akıllı olamayız.We can't all be as smart as you are.
Gerçekten bunların hepsini alabilir miyiz?Can we really have all of these?
Gerçekten bunun hepsini kullanabilir misin?Can you really use all of these?
Gerçekten bunların hepsini alabilir miyim?Can I really have all of these?
Bunun hepsinin nerede başladığını hatırlayabiliyor musun?Can you remember where this all started?
Hepiniz için önemli bir görevim var.I have an important mission for all of you.
Ben gidiyorum ve hepsi bu kadar.I'm going and that's that.
Hepinizi birkaç saat içinde göreceğim.I'll see you all in a couple of hours.
Boston'da hepinizi göreceğim.I'll see you all in Boston.
Onun hepsini uydurdun, değil mi?You made it all up, didn't you?
O hariç hepimiz buradayız.We're all here except for him.
Bunların hepsini nasıl biliyorsun?How do you know all of this?
Bunların hepsini nasıl biliyorsun, Tom?How do you know all of this, Tom?
Arkadaşlarımın hepsi evli.My friends are all married.
Hepiniz büyüdünüz.You're all grown up.
Hepiniz çıldırdınız.You've all gone mad.
Hep ya da hiç.All or nothing.
Bu, bende kalanların hepsi.This is all I've got left.
Hepiniz tutukIusunuz.You're all under arrest.
Hepiniz tutuklusunuz.You're all under arrest.
Hepiniz gitmeye hazır mısınız?Are you all set to leave?
Hepimizin sakinleşmesi gerekiyor.We all need to calm down.
Hepiniz testi geçtiniz.You all passed the test.
Hepimiz ondan bir şey öğrenebiliriz.We could all learn something from him.
Hepimiz Tom'dan hoşlanıyoruz, değil mi?All of us like Tom.
Hepiniz öldürülebilirdiniz.You could've all been killed.
Hepimiz yaşlanıyoruz.All of us are getting older.
Takım ruhu inanılmazdı, hepimiz birlikte bunun içindeydik.The team spirit was unbelievable, we were all in this together.
Hepinizin Tom'u tanıdığına inanıyorum.I believe you all know Tom.
Hep onunla olmak istedim.I wanted to be with him all the time.
Bunun hepsi benim.It's all mine.
Hepiniz benimsiniz.You're all mine.
Hepimiz nispeten yorgunuz.We are all relatively tired.
Hepsine inanıyorum.I believe all that.
Onların hepsini görmek istiyorum.I want to see them all.
Büyürken, Tom'un hep evcil hayvanı vardı.Tom always had pets when he was growing up.
Hepsi senin hatan değil.It's not all your fault.
Biz hepimiz birlikte çalışmamız gerek. Aynı takımdayız.We all need to work together. We're on the same team.
Hep biraz dikkate ihtiyacım var.I always needed some attention.
Aksilikler hep üst üste gelir.It never rains but it pours.
Dertler gelirse hep üst üste gelir.It never rains but it pours.
Hep o kadar meşgul müsün?Are you always that busy?
Hepimiz yerleşiriz.Let's all settle down.
Hepimiz buraya yerleşelim.Let's all settle down here.
Hepimiz işe geri dönelim.Let's all get back to work.