Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Vrouwen zijn het daarentegen wel eens over hun eigen rol, en dat deze centraal en actief moet zijn.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Ženy se však shodují že jejich role musí být stěžejní a aktivní.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Όλες οι γυναίκες, πάντως, συμφωνούν στο δικό τους ρόλο, ότι αυτός πρέπει να είναι κεντρικός και ενεργός.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Але усі жінки погоджуються, що їхня роль має бути центральною і активною.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.Това, за което жените са съгласни, е за тяхната роля и за това, че тя трябва да бъде централна и активна.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.נשים מסכימות, לעומת זאת לגבי התפקיד שלהן ועל כך שהוא חייב להיות מרכזי ואקטיבי
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.لكن ما يتفق عليه النساء هو حول دورهن نفسه وهو الذي يجب أن يكون محوريا ونشيطا.
Bununla birlikte kadınların hemfikir oldukları konu kendi rollerinin merkezi ve etkin olması gerektiğidir.同じ見解を示しています 彼女らの役割は中心的かつ行動的なのです 国内で最大の男女間の意見の相違を見るのは
Çok alengirli bir kelime ama aslında çok kolay olduğu konusunda benimle hemfikirsinizdir.3은 2번
Çok alengirli bir kelime ama aslında çok kolay olduğu konusunda benimle hemfikirsinizdir.3 forekom 2 gange. .
Çok alengirli bir kelime ama aslında çok kolay olduğu konusunda benimle hemfikirsinizdir.3 се показва 2 пъти. 2 пъти.
Çok alengirli bir kelime ama aslında çok kolay olduğu konusunda benimle hemfikirsinizdir.A 3 kétszer szerepel. A 3 kétszer szerepel.
Çok alengirli bir kelime ama aslında çok kolay olduğu konusunda benimle hemfikirsinizdir.Přímo tady to je histogram. Velmi nóbl slovo, ale myslím, že budete souhlasit, že je to jednoduchá podstata.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.Erg weinig goede ideeën -- als je dit ook een goed idee vindt -- erg weinig goede ideeën zijn echt nieuw.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.Hyvin harvat ideat -- jos olette samaa mieltä tämän idean hyvyydestä -- hyvin harvat ideat ovat todella uusia.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.좋은 아이디어는 거의 없습니다 -- 만약 당신이 이것이 좋은 아이디어라고 동의해도 -- 진짜로 새로운 아이디어는 거의 없습니다.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.Málo dobrých nápadů -- pokud souhlasíte, že to je dobrý nápad -- velmi málo dobrých nápadů je opravdu nových.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.Pouquíssimas boas ideias — se acham que esta é uma boa ideia — pouquíssimas boas ideias são realmente novas.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.Väldigt få bra idéer -- om ni håller med om att detta är en bra idé väldigt få bra idéer är helt nya.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.Мало хороших идей - если вы согласны, что это хорошая идея - очень мало действительно новых идей.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.מעט מאד רעיונות טובים -- אם אתם מסכימים שזה רעיון טוב -- מעט מאד רעיונות טובים הם מקוריים באמת
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.يوجد القليل من الأفكار الجيدة - إذا وافقتم على أنها أفكار جيدة- أفكار قليلة جيدة وشاملة حقًا.
çok az iyi fikir-bunun iyi olduğunda hemfikirseniz- gerçekten alışılmışın dışındadır.良いアイディアは新しくないことが多いものです この案も同じです
Eğer sömestrın sonunda benimle belirli bir konuda hemfikir değilseniz, önemi yok.만약 여러분이 이번 학기가 끝나도 이런저런 저의 특정한 주장에 동의하지 못하시겠다면 그건 그대로 괜찮습니다
Eğer sömestrın sonunda benimle belirli bir konuda hemfikir değilseniz, önemi yok.Если вы в конце семестра не согласитесь со мной по той или иной позиции, то да будет так.
Eğer sömestrın sonunda benimle belirli bir konuda hemfikir değilseniz, önemi yok.אם אתם, בסיומו של הסמסטר, לא תסכימו איתי, לגבי קביעה זו או אחרת,
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Evidemment, nous étions entièrement d'accord avec lui. (Rires) (Applaudissements)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Iar noi am fost profund de acord cu el. (Râsete) (Aplauze)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Je jasné, že sme s ním úplne súhlasili. (Smiech) (Potlesk)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.우리는 당연히 그의 의견에 크게 동의했습니다. (웃음) (박수)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Mi természetesen mélyen egyetértettünk vele. (Nevetés) (Taps)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Natürlich stimmen wir zutiefst mit ihm überein. (Gelächter) (Applaus)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Natuurlijk waren we het volmondig met hem eens. . .
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Noi eravamo ovviamente pienamente d'accordo con lui. (Risate) (Applausi)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Nosotros estábamos totalmente de acuerdo. (Risas) (Aplausos)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Obviamente que concordámos plenamente com ele. (Risos) (Aplausos)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Oczywiście całkowicie się z nim zgodziliśmy. (Śmiech) (Brawa)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Vậy nên tất nhiên chúng tôi đồng ý với ông ấy một cách sâu sắc. (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Προφανώς συμφωνήσαμε απόλυτα μαζί του. (Γέλια) (Χειροκρότημα)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Ние очевидно се съгласихме напълно с него. (Смях) (Ръкопляскане)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.Ясное дело, что мы всем сердцем с ним согласились. (Смех) (Аплодисменты)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.אז כמובן שהסכמנו איתו עמוקות. (צחוק) (כפיים)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.لذا كنا متفقين معه تماماً (ضحك) (تصفيق)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.(笑) (拍手) 残念なことに 陳氏は現在汚職で刑務所にいます
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.다학문적이고, 매우 탐구적이며, 대단히 유능한 연구원들로 만들어진 이 모든 팀들은 다음 두 가지에 대해 전원이 동의했습니다.
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.Maar over 2 dingen zijn deze veelzijdige, bijzonder sceptische en getalenteerde wetenschappers het eens.
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.Mais cette équipe multidisciplinaire de chercheurs aussi talentueux que sceptiques s'accorde sur deux choses.
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.אבל צוות רב-תחומי זה, של חוקרים ספקנים ומאוד מוכשרים
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.優秀な研究者の複合チームは 2つのことに対して同じ意見を持っています 1つは 肥満の問題が解決済みとして 流せるほど
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.呢個團隊雖然嚟自多個範疇 又有好高批判能力同又係好叻 但佢哋同意兩樣嘢
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Les experts en surveillance, vie privée, et information sont d'accord sur une chose.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Ahli pengawasan, privasi dan intelijen setuju pada satu hal.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.A szakértők egyet értenek egy dologban.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Các chuyên gia về giám sát, riêng tư và tình báo đồng ý về một điều.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Eksperci od podgladu, prywatnosci i wywiadu zgadzaja sie w jednej kwestii
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Experten in surveillance, privacy en inlichtingendiensten zijn het over een ding eens.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Experter på övervakning, integritet och intelligens, överens om en sak.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Experții în supraveghere, confidențialitate și inteligență sunt de acord asupra unui lucru.
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Experti na sledování, soukromí umělou inteligenci se shodují na jedné věci
Gözetleme, gizlilik ve istihbarat uzmanları bir konuda hemfikir.Expertos de vigilancia, privacidad y inteligencia están de acuerdo en una cosa.