Evimin hemen yanından ana cadde geçiyor.Next to my house is a main street.
Tom'un bir hemşireye ihtiyacı var.Tom needs a nurse.
Robert hemen öldü.Robert immediately died.
Robert hemen ışıkları kapattı.Robert immediately turned the lights off.
Robert bir şeylerin yanlış olduğunu hemen fark etti.Robert immediately noticed that something was wrong.
Robert kamyonunu çalıştırıp hemen oradan tüydü.Robert started his truck and immediately shot out of there.
William bana hemen fısıldadı: "Müdür burada."Immediately, William whispered to me: "The principal is here."
William kabine ulaştığında hemen kapıyı kilitledi.When William reached the cabin, he immediately locked the door.
William hemen ağlamaya başladı.William immediately started crying.
William hemen kendini güvensiz hissetmeye başladı.William immediately started to feel unsafe.
Hemen cevap vermenize gerek yok.You don't need to reply right away.
Felix kamyona bindi ve hemen uzaklaştı.Felix got into the truck and immediately drove off.
Felix merhaba dedikten hemen sonra ayrıldı.Felix left immediately after he said hello.
Karl hem John hem de Amelia'nın isimleriyle seslendi ama kimse cevap vermedi.Karl yelled both John's and Amelia's names, but no one answered.
Karl hemen Amelia'yı aradı.Karl called Amelia at once.
Karl hemen Amelia'ya telefon etti.Karl called Amelia at once.
Karl hemen banyoya gitti.Karl went to the bathroom at once.
Lukas hemen Rima'yı öptü.Lukas immediately kissed Rima.
Lukas hemen cam kapıya yaklaştı.Lukas immediately approached the glass door.
Paul hemen kaçtı.Paul ran away immediately.
Stefan, Rima'yı hemen hatırladı.Stefan immediately remembered Rima.
"Hem tarzımda tekim hem de iktidardayım"."Hem tarzımda tekim hem de iktidardayım".
Gayet Ciddiyim (Mart 2003) Hâlâ Ciddiyim (Mayıs 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?Gayet Ciddiyim (March 2003) Hâlâ Ciddiyim (May 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?
İlk defa, hem uluslararası hem de Çek kullanıcıları oy kullanabildi.For first time, both international and Czech users were able to vote.
Beş ila yedi Texian teslim olmuş olabilir; eğer öyleyse, hemen idam edildiler.Between five and seven Texians may have surrendered; if so, they were quickly executed.
Başkan Nixon daha sonra 1974 yılında "Ulusal Hemşire Haftası" ilan etti.President Nixon later proclaimed a "National Nurse Week" in 1974.
Ya da hem ölür hem de öldürürsün" der.Or you die and you kill".
T-34 sonunda hemen hemen diğer tüm Sovyet tanklarının yerine geçmiştir.The T-34 eventually replaced almost all other Soviet tanks.
Bir şeye hemen şimdi başlamak kazanmak için tek yoldur.Starting something right now is the only way to win.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.Both the French and Iranian governments deny the two affairs are linked.
Teknoloji, hem statik bir güven zincirini hem de dinamik bir güven zincirini destekler.The technology supports both a static chain of trust and a dynamic chain of trust.
Bununla birlikte, ertesi yıl hem Zoe hem de Stylianos öldü.In the next year, however, both Zoe and Stylianos died.
2009'da Altana'da sahip olmadığı hemen hemen tüm hisseleri satın aldı.In 2009, she bought almost all shares she did not already own in Altana.
Bu insanların 195'i, hemen hemen tüm memurlar, Japon kuvvetlerine karşı savaşta öldüler.195 of these men, almost all officers, died in battle against Japanese forces.
Hem kendisi ve hem de annesi Asanoha Douji (麻ノ葉 童子), hayaletleri görme kabiliyetine sahipti.Both he and his mother, Asanoha Douji (麻ノ葉 童子), had the ability to see ghosts.
Bunların tamamı, 1980'lerde aralarında bir ilişki olmadığı konusunda hemfikirler.They all agree that they didn't have a relationship in the 1980s.
Hem Paul Auster hem de Marco Fogg 1947 yılında doğmuştur.Paul Auster and Marco Fogg were both born in 1947.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.The economic costs of hepatitis C are significant both to the individual and to society.
Köle ticareti hem devlet adına hem de muhtemelen özel kişiler tarafından onaylanmıştır.Trade in slaves is attested, both on behalf of the state, and, possibly, by private individuals.
Şarkının etkisi ABD'nde hemen görülmedi; özellikle Avrupa'da popülerdi.The song's impact was not immediately seen in the U.S.; it was particularly popular in Europe.
Hem Yakın Doğu'da hem de Mesoamerica'da çalıştı.He worked in both the Near East and Mesoamerica.
P315 Hemen tıbbi tavsiye/müdahale alın.P315: Get immediate medical advice/attention.
Hem radyo oyunları yönetti, hem de turizm ve gençlik programları yaptı.She directed both radio games and also made tourism and youth programs.
Kaza Panagoulis'i neredeyse hemen öldürdü.The crash killed Panagoulis almost instantaneously.
Hem Tomahawk hem de AGM-86 füzeleri Çöl Fırtınası Harekatı süresinde yoğun biçimde kullanılmıştır.Both the Tomahawk and the AGM-86 were used extensively during Operation Desert Storm.
2017 yılında hem erkekler, hem de kızlar için yeni bir ekstra küçük boyut tanıtıldı.In 2017, a new extra-small size was introduced for both boys and girls.
Ashley, bir iş için umutsuz, hemen kabul eder.Ashley, desperate for a job, accepts immediately.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.There are also nursing schools in other cities.
Maya Daniels ((Lisa Bonet)) - Sam'in 2008 yılında hem profesyonel hem de kişisel partneri.Maya Daniels (Lisa Bonet) — Sam's professional and personal partner in 2008.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.Then both the body and the detective disappear.
“Camp David müzakereleri fiyaskosundan hemen sonra, onunla Paris’te buluştuk..."Immediately after the failure of the Camp David , I met him in Paris upon his return....
Haritacılık: hem sivil hem de askeri haritacılar yoğun GPS kullanmaktadır.Cartography: both civilian and military cartographers use GPS extensively.
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.However, he can eat almost anything.
Film, bir hemşire ve eski bir asker arasında bir aşk hikâyesi üzerine kurgulanmıştı.The film centered on a love story between a nurse and a former soldier.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.That, however, ended in 488 with the capture and execution of both rebel leaders.
ICD-10 hemen hemen aynı tanımlamayı kullanır.ICD-10 uses essentially the same definition.
Kanada Sağlık Bakanı, 1985 yılında Kanada'daki Ulusal Hemşirelik Haftası'nı başlattı.The Canadian Minister of Health instituted National Nursing Week in Canada in 1985.
Birisinin aynı anda hem Hristiyan hem de Yahudi olması imkânsızdır."It is not possible for someone to be both Christian and Jewish."
O halde insan hem canlıdır hem de canlı değildir.She is not a human nor from the earth.
Hapishanede Hummatov tüberküloz hastalığına yakalandı ve hemen hemen bütün dişlerini kaybetti.In prison Hummatov fell ill with tuberculosis and lost almost all of his teeth.