Yerinde olsam hemen başlarım.If I were you, I'd start immediately.
Uçağınız hemen havalanacak.Your plane will take off right away.
Onun beni hemen tanımasına şaşırmıştım.I was surprised that she recognized me right away.
Biz hemen birbirimize aşık olduk.We fell for each other immediately.
Onlar hemen birbirine aşık oldu.They fell for each other immediately.
Akşam yemeği hemen hemen hazır.Dinner is pretty much ready.
Tom hemen hemen hazır görünüyor.Tom looks pretty much ready.
Onlar hemen polise onun hakkında bildirdi.They immediately informed the police about it.
Dersleri yaptıktan sonra o hemen yatmaya gitti.Having done the lessons, he immediately went to bed.
Onunla hemen ilgilenebilirim.I can take care of that immediately.
Anne kızlarına hemen hemen hiç bir şey söylemedi.The mother said little to the daughters.
Anne oğullarına hemen hemen hiç bir şey söylemedi.The mother said little to the sons.
Dairenin hem bir depolama odası hem de bir balkonu var.The apartment has both a storage room and a balcony.
Bunu hemen yapacağım.I'll do it right away.
Hem Tom hem de John görme engelli.Both Tom and John are blind.
Hem Mary hem de Julia görme engelli.Both Mary and Julia are blind.
Sorunu hemen ele almamız gerekiyor.We need to address the problem right away.
Hemen şimdi itiraf et.Confess right now!
Kim hem Çince hem de Japonca konuşabilir?Who can speak both Chinese and Japanese?
Şimdi hemen bu kapıyı aç!Open this door right now!
Hemen şimdi bu kapıyı aç.Open this door right now!
Hemen bu kapıyı aç." "Git buradan.""Open this door right now." "Go away!"
Hem Tom'u hem de karısını tanıyorum.I know both Tom and his wife.
Tom hem beyzbol hem de basketbol oynardı.Tom used to play both baseball and basketball.
Tom bir hemofili hastası.Tom is a hemophiliac.
Onu hemen şimdi yapmanı istiyorum.I want you to do that right now.
Sanırım hem Tom hem de Mary yalan söylüyor.I think both Tom and Mary are lying.
Hem Tom hem de Mary harika görünüyor.Both Tom and Mary look great.
Hem Tom hem de Mary ölüyor.Both Tom and Mary are dying.
Bu şarkı hem hüzünlü hem de güzel.This song is both sad and beautiful.
Sen hem Tom hem de Mary'den daha kötüsün.You're worse than both Tom and Mary.
İspanyolca ve Portekizce hemen hemen aynıdırlar.Spanish and Portuguese are practically the same.
Hem Tom hem de Mary nasıl Fransızca konuşacaklarını bilmiyor.Tom and Mary both don't know how to speak French.
Hem Tom hem de Mary, Fransızca konuşabilirler.Tom and Mary can both speak French.
Hem Tom hem de Mary Kanadalı.Tom and Mary are both Canadians.
Tom onu hemen sevdi.Tom liked it immediately.
Bu hemen Mary'nin hoşuna gitti.Mary liked it immediately.
Hem babam hemde erkek kardeşim bu fabrikada çalışmaktadır.Both my father and my brother work in this factory.
O hemen bizi terk etti.He immediately left us.
Ben hemen Tom'u düşündüm.I thought of Tom right away.
Ben yiyecekleri hemen hemen hiç çöpe atmam.I hardly ever throw food away.
Ben hem trompet hem de piyano çalarım.I play both the trumpet and the piano.
Şu anda bir hemşireye ihtiyacım var.I need a nurse right now.
Yaşlı adam araç tarafından ezildi ve hemen hastaneye götürüldü.The old man was run over and immediately taken to the hospital.
Hem Tom hem de Mary köpek sahibidir.Both Tom and Mary are dog owners.
Tom hemen hemen her gün çikolata yer.Tom eats chocolate almost every day.
Hem Tom'u hem de Mary'yi çok iyi tanıyordum.I knew both Tom and Mary very well.
O, konuşmasını yapmadan hemen önce kalabalığa el salladı.He waved to the crowd immediately before he delivered his speech.
Maria her zaman bir hemşire olmak istedi.María has always wanted to be a nurse.
Onu hemen buraya getir.Bring her here immediately.
Tom'u hemen buraya getir.Bring Tom here immediately.
Onları hemen buraya getir.Bring them here immediately.
Hemen gemiye dönün.Return to the ship immediately.
Köşeden sonra hemen sola dön.Turn to the left immediately after the corner.
Onu gördüğümde, hemen panikledim.When I saw him, I just panicked.
En karanlık saat, şafaktan hemen öncedir.The darkest hour is just before dawn.
Hem Tom hem de Mary Boston'da büyüdü.Both Tom and Mary grew up in Boston.
Tom eski itfaiyenin hemen yanında yaşamaktadır.Tom lives right by the old fire station.
Onun hemen önümde öldürülüşünü gördüm.I saw him get killed right in front of me.
Hem Tom hem de Mary işini kaybetti.Both Tom and Mary lost their jobs.