James: Hem de çifte belaya!Io voglio un doppio sacrifizio!
Ayrıca seralar da bulunmakta ve yetiştirilen ürünler hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlanmaktadır.Una particolare attività di Madurai è la produzione di fiori, esportati in tutto il Paese e anche all'estero.
X {\displaystyle X} , hem A {\displaystyle A} 'nın bir elemanı hem de bir altkümesidir.A causa della dissipazione, il punto x0 è anche un attrattore.
Bu albüm hem ABD’de hem de Kanada’da altın plak almıştır.Nel frattempo l'album viene certificato disco d'oro negli Stati Uniti ed in Canada.
Bu firmalar hem yarış hem de eğlence organizasyonları için yeterlidir.Queste fiere sono anche i'occasione di festeggiamenti e manifestazioni diverse.
Hem dedesi hem de babası İngiliz Ordusu'nda görev yapmıştır.Sia il padre che lo zio avevano importanti incarichi presso la Segreteria di Stato.
"Change" müzik eleştirmenlerinden hem olumlu hem de olumsuz eleştiriler aldı.Sans attendre ha ricevuto recensioni sia positive sia negative da parte della critica musicale.
Hem tohumlar ve daneleri (bakla), hem de yapraklar kullanılır.Parti usate: foglie e semi (non le radici).
Örneğin İngilizcedeki uncle sözcüğü hem dayı hem amca hem de enişte anlamında kullanılır. ^ "dayı."In inglese “zio” si dice “uncle” indipendentemente dal fatto che sia paterno o materno.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.La vediamo preparare un vestitino per il figlio che non nascerà.
Ancak çekilme niyetinin hem kendi adamları, hem de Grekler tarafından anlaşılmasını istemiyordu.Anche il maestro ebbe a lagnarsi di lui non ca dei suoi professori di greco e latino.
Hem Millerci önderler hem de izleyicileri çoğunlukla şaşkınlığa ve hayal kırıklığına uğramıştı.Presentatori e conduttori il più delle volte maldestri e improvvisati.
Oracle, hem kahini hem de haber verme işini ve haberin alındığı yeri ifade eder.L'apporto di Arata e dei suoi assistenti risulta quindi fondamentale perché sanno dove e a chi rivolgersi.
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)E i maiali voleranno.)
Hem anne hem de babası Litvanya kökenliydi.Ella e suo marito divennero dunque Delfini di Francia.
Dizi hem grubun hem de kişilerin daha çok tanınmasını sağlamıştır.Il film spiega come si sono conosciuti Top Cat e la sua banda.
Bu müdahale hem iç hem de dış ekonomi için geçerlidir.Questa modalità funziona sia offline che online.
Çok oyunculu hem internet hem de yerel alan ağı aracılığıyla oynanılabilir.Le funzionalità multiplayer sono accessibili sia tramite Internet sia tramite LAN.
Ama hem boyut olarak çok daha küçüktü hem de daha az enerjiye ihtiyaç duyuyordu.Infatti, oltre ad essere decisamente più piccolo, aveva anche un peso inferiore.
Bu durum hem kadının kocası hem de diğer kiracılarda Charlie'ye karşı kıskançlık doğuracaktır.Ma il successo scatena l'invidia e la gelosia di altre ospiti dell'albergo.
Bu formülasyon hem kuantum kütleçekimi ve hem de sayısal görelilik'te önemli bir rol oynar.Questa formulazione gioca un ruolo importante sia nella gravità quantistica, sia nella relatività numerica.
Hem ülkeleri hem de su kaynaklarını bilmeliydiler." mevcudiyetine olan ihtiyacın altını çizer.Dovrebbero inoltre conoscere sia i paesi che le riserve di acqua."
Görev dahilinde hem ortak hem de ayrı bilimsel deneyler yapıldı.Durante la missione si occupò di numerosi esperimenti scientifici e fisici.
Yaşa bağlı olmaksızın hem kadınlar hem de erkekler tarafından öğrenilebilir.La disciplina è praticabile sia da uomini e donne, senza limiti di età.
Döneminde hem tiyatro yapısı, hem de topluluğu için aynı adlar birlikte kullanılmıştı.Inoltre, entrambe sono state scritte per la stessa compagnia di teatro e per lo stesso pubblico.
Hem dört hem de iki bacağı üzerinde yürüyebilir.Poteva spostarsi sia su due sia su quattro zampe.
Ancak hiçbir kelebek hem kuzeye hem de güneye göçü gerçekleştiremez.Touissant non li poté scacciare né al nord né all'ovest.
Fakat bu teklif hem benim hem de Lyon için ilginçti.Questa decisione farà riflettere sia Nels che Charles.
İşrâk, hem bu felsefenin temel taşını oluşturur hem de felsefeye adını verir.Ha anche imparato a parlare con ogni anima che compone la propria pietra filosofale.
Hem Almanya hem de Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığı bulunmaktadır.Ha sia la cittadinanza giapponese sia quella degli Stati Uniti d'America.
Yapı, hem sosyo-kültürel hem de fonksiyonel açılardan önemlidir.L'area è affascinante sia dal punto di vista ecologico che culturale.
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler."I viaggi fatti in questo modo sono piuttosto noiosi e lunghi.
Hem serif hem de sans serif yazı biçiminde büyük çeşitlilik var.Tra il Professore e lo scrittore, si creerà una profonda stima.
Merkez bölgesi hem yüz ölçümü hem de nüfus açısından ülkenin en büyük bölgesi konumundadır.È sicuramente la frazione più importante del paese sia per numero abitanti che per estensione del territorio.
Modeller hem 5 ileri düz, hem de 5 ileri otomatik şanzıman ile satın alınabiliyordu.Le Super erano disponibili solo con carrozzeria a 5 porte, ed ebbero un consistente successo.
Bunlar hem eleştiri hem de destek olarak sonuçlar göstermiştir.Questa implementazione ha raccolto sia critiche che consensi.
Çin'de fuhuş, hem boyutlarında hem de yasal düzenlemelerinde önemli değişiklikler geçirmiş bir fenomendir.Il diritto cinese, specialmente in ambito civile, è composto da un vasto e complicato reticolo di norme.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.È lei in seguito, a scoprire il corpo del marito.
Bilge Kağan Kitabesi hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır.Il fabbricato ristorante (buffet) risulta dismesso e in rovina.
ABD tarihinde yaşamı boyunca devletin hem yürütme hem de yargı organlarının başkanlığını yapmış tek kişidir.Fu l'unico presidente della storia degli Stati Uniti d'America ad essere e rimanere scapolo.
Christian Berkel Hem ulusal hem de uluslararası alanda en popüler Alman sinema oyuncularından biridir.Christiane in particolare diventò una delle più popolari attrici del cinema tedesco e austriaco.
Hem ağızdan verilir, hem de şırınga edilir.Andrebbe introdotta nella bocca e lentamente espansa.
Bu etki hem Avrupa hem de Asya ortaçağ sanatında önemli bir rol oynamıştır.Giocò un ruolo fondamentale nella formazione dell'arte medievale sia europea sia asiatica.
Tom hem Fransızca hem de İngilizce konuşabilir.Том может говорить как на французском, так и на английском.
Bu programın hem indirme hem de yükleme olanakları vardır.Эта программа имеет как возможности для скачивания, так и для закачивания.
Bu yöntemin hem avantajları hem de dezavantajları var.Этот метод имеет свои преимущества и недостатки.
Hem çeviri, hem de bilgi düzeyi yüksek açıklama için teşekkürler.Спасибо и за перевод, и за подробное объяснение.
İsa Mesih'in hem başkâhinliği hem de fedakârlığı aynı zamanda oldu.Христос стал одновременно и первосвященником, и приносимой жертвой.
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.Носят его как замужние, так и незамужние женщины.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.В это время группа распалась из-за личных и музыкальных разногласий.
Yahudi-Arap Gençlik Orkestrası, hem Avrupa Klasik Müziği hem de Orta Doğu müziğinden eserler sunar.Еврейско-арабский молодёжный оркестр исполняет как европейскую классическую, так и ближневосточную музыку.
Bu dağ hem kamlar hem de budistler için kutsal sayılır.Гора священна как у шаманистов, так и у буддистов.
"Hem de "Adn cennetleri"nde hoş meskenler vadetmiştir.В садах праведников (неопр.) (недоступная ссылка).
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.Эти государства конкурировали друг с другом военным и коммерческим путём.
1930'larda hem Almanya'da hem de İngiltere'de jet motorunun geliştirilmeye başlandı.В 1930-е началась разработка реактивного двигателя в Германии и в Англии.
Rabin’in ölümü hem İsrail hem de dünyanın geri kalanı için büyük bir şoka neden oldu.Убийство Рабина произвело значительный резонанс как в Израиле, так и в мире.
Ya da hem ölür hem de öldürürsün" der.Покуда в жизни есть живые, и те, кто умер, будут жить“».
Bu yüzden okuyucu hem güler hem de hüzünlenir.Читатель то улыбается, то грустит.
Crusader 2 yayınlandığında hem Arap hem de Haçlı tarihi tek oyunculu seferleri (campaign) içerecek.Crusader 2 будет включать как арабскую, так и кампанию крестоносцев при выходе.
Ocaklar ise hem evlerin içinde hem de dışında yer alıyordu.Очаги располагались внутри и снаружи домов.