Ve Helena'yı kendisi oynadı.Helena As She Was.
Helen ve yerel kültürün birleşmesiyle ortak bir kültür oluştu.They seem to have shared a common indigenous culture.
Sözcük daha sonra Helenistik Yahudilik yazıtlarından Hahambun İbranice yazısında geçti.The word later went from Hellenistic Jewish writing into rabbinic literature.
Şehir Helenistik dönemde Libya pentapolisinin bir parçasıydı.In the Hellenistic period the ancient city of Darnis was part of the Libyan Pentapolis.
En ilginç eserlerden biri Bozyazı ilçesinden getirilmiş olan Helenistik Nagidos yazıtıdır.At least one example exists incorporating an extremely elongated nasal, which is hinged.
Providence, Rhode Island'da yaşayan şair Sarah Helen Whitman'a kur yapmaya kalkıştı.He attempted to court poet Sarah Helen Whitman who lived in Providence, Rhode Island.
Bu esnada, Helenistik çağda on şehir birleşmiş ve Decapolis'i kurmuştur.That way, Strasbourg and the ten cities of the Décapole were annexed.
Ve bugün Truvalı Helen olarak bilinir.It is now known as St Helen's House.
Arı sinek kuşu (Mellisuga helenae), en küçük kolibri türüdür.The bee hummingbird is the smallest living bird.
Constantius, Coel'in kızı Helena ile evlenerek Britanya kralı olmuştur.Constantius married his daughter Helena and became king of Britain.
St. Helen Kilisesi, neogotik tarzda inşa edildi.The church was built in neoclassical style.
Melodifestivalen'i 2012 yılında Sarah Dawn Finer ve Helena Bergström ile sunmuştur.Finer hosted Melodifestivalen 2012 along with Helena Bergström and Gina Dirawi.
1984) 12 Mayıs – Helene Weigel, Avusturyalı oyuncu (ö.1972) May 12 – Helene Weigel, Austrian actress (d.
Charlotte Bartlett, genç kıza eşlik ediyor (şaperon) Helena Bonham Carter ...Margaret Schlegel Helena Bonham Carter ...
Helenistik dönemde Helenleşme, sınırlamaları vardı.Hellenization, however, had its limitations.
Helena da tek imparatoriçe oldu.Helena was by then the only empress.
Hele senin dediğini hiç yapmayız.I never did what she said I did.
Hermia ve Helena birbirlerine çok sinirilidirler.George and Nina support each other a lot.
1952) 20 Temmuz - Helen Thomas, Amerikalı gazeteci (d.1923) July 20 – Helen Thomas, American journalist (b.
Hele bir kez düşte gör.Lig once.
Hele bir nefes alayım da.And I wanted to breathe.
Helenistik dönem sona erdi.The Ice Age is ending.
Helena bir yanlıştır çünkü o ismin Hermia olması gerekmektedir.The is, presumably, why she was called Hermione.
Hele gözlerinden çok rahatsızdı.He was very close to Eyes.
(İngilizce) ^ Helene Cooper (April 6, 2012).Helene Cooper (6 April 2011).
1986-1995 yılları arasında Hamburg'da Helene-Lange Lisesi'nde okudu.He attended the bilingual Helene-Lange-Gymnasium from 1986 to 1995.
Annesi Helen ise bir aktris idi.Her sister Ann was also an actress.
Napolyon St Helena gitti; Quoil Walden Woods geldi.Napoleon went to St. Helena; Quoil came to Walden Woods.
Hele bir bakmayı dene...If you look at it...
Sizi gidiler. Giydiklerinize bakın hele.You rascals... look at the way you're dressed.
O zaman kýzarsýn. Hele bir yýđýlayým kapýya... ...o zaman kýz.If i fail, then you can be mad
Hele bir bulalým da... Bulalým tabii yeđen.Sure, let's find it son, but
Ne garip, deđil mi Dayý? - Hele bir dur sonunu görelim.Let's see the end
Bu videomuzda, Helenistik dönem heykelleri üzerinde duracağız.That's right.
Helenistik dönemde ise daha gerçekçi, günlük hayattan temalara kayıldığını gözlemliyoruz.But it's a child looking very much like a child with all it's kind of plumpness.
Helenistik dönemden kalma bu eserde sükuneti görüyoruz.It's not so forced in terms of it's balance or symmetry as we might expect.
Helenistik dönem sanatına ilişkin bir eğilimden de bahsedelim.Here, she's up on a podium but she seems like she's coming at us.
Yoğun nüfuslu bir bölge içinden Doğu Helena'dan Helena Gölü'ne akıyor.It runs through a populated area from East Helena to Lake Helena.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.This is work done with my colleague Helen Mayberg from Emory.
Yaşlı bir şövalyenin yardımına ihtiyacım yok! Hele sana hiç ihtiyacım yok!I don't need some old knight to help me, and I certainly don't need you!
Man Ray, Helen Levitt, Giacomelli ve diğerlerinden eserler kullanıyorum.I use Man Ray, Helen Levitt, Giacomelli, other people's artwork.
Hele bir de Park Slope'da, bir Amerikan kitabı almaya calışan bir Hintli düşünün.At least an Indian trying to get one of these American books in Park Slope, forget it.
Hele ţükür.Finally.
Oh! şansa bak hele !Oh! So, it's my royal brother.
Bu müthiş bir yolculuk olurdu, ama hele bir de gerçek olsa...Sounds like a fanstastic voyage, but, in reality it actually happens.
Kolumu kaybettiğimi hayal edemiyorum, hele ki 22 yaşımda.I can't imagine losing my arm, and typically at 22 years old.
Şuna bak hele!Hey! What is this?
Hele de bize mal olan tüm güvenlik meselelerini düşündükçe.And all the security issues they cause us.
Pıh ! Bize akıl verene bak hele !Pýh ! who you think you are that give us advise ?
Helen Mirren bile bu günlerde silah tutabiliyor.Even Helen Mirren can hold a gun these days.
Şimdi görüyorum halbuki, hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra.I do now, after learning about all the quantum stuff.
Hele %15'e yükselirse süper olur.And a 15% return would be great.
Bu kim? Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?Adlai DiLeo, sir, I'm with the Helena office. <i>Why am I talking to you?
Helenistik dönemdeyiz, ve bu heykel neredeyse üç metre yüksekliğinde, yani gerçekten büyük.So we're in the Hellenistic period and the sculpture is 9 feet high, so it's really large.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Nature's imagination is so boundless compared to our own meager human imagination.
New Reno'dan buraya, en iyi ıvır zıvır.Bak hele küçük hanım, götür gitsin!Only the finest crap between here and New Reno! Look'a that little lady, you could eat off that one!
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Heaven forbid they play in the dirt, the kal, or even worse, lokvi, water -- that will kill them.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.That interesting emotion was very typical of the Hellenistic period.
Tahminde bulunmak her zaman zor, hele gelecek hakkında.It's always difficult to predict, especially about the future.
Hele bir öğretmen vardı, o hiç ciddiye almıyordu.This one teacher didn't take it seriously.