Ana içeriğe geç
Sözlük

hele ile cümle

hele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.A imaginação da natureza é tão ilimitada comparada com a nossa pobre imaginação humana.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.A természet képzelete határtalan a mi csekélyke emberi képezelőerőnkhöz képest.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Imaginația naturii este atât de lipsită de limite, în comparație cu a noastră, săracă imaginație umană.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.자연의 상상력은 인간의 빈약한 상상력에 비하면 실로 끝이 없다고 할 수 있습니다.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.La imaginación de la naturaleza es tan ilimitada comparada con nuestra débil imaginación humana.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.L'imagination de la nature est sans limites par rapport à notre propre pauvre imagination humaine.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.L'immaginazione della natura è senza confini rispetto alla nostra limitata immaginazione umana.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Luonnon mielikuvitus on niin rajaton verrattuna meidän omaamme, vaatimattomaan mielikuvitukseemme.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Naturens fantasi är så gränslös jämfört med vår egen torftiga mänskliga fantasi.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Naturens fantasi er så grænseløs sammelignet med vores egen tarvelige menneskelige fantasi.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Představivost přírody je oproti té naší lidské chudé představivosti tak neomezená.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Trí tưởng tượng của thiên nhiên không có biên giới so với chúng ta trí tưởng tượng nhỏ bé của con người
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Wyobraźnia matki natury jest nieograniczona w porównaniu z naszą skromną ludzką wyobraźnią.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Η φαντασία της φύσης είναι τόσο απεριόριστη, που μπροστά της, η ταπεινή ανθρώπινη φαντασία ωχριά.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Воображение природы безгранично по сравнению с нашим скудным человеческим воображением.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Въображението на Природата е толкова безгранично, в сравнение с нашето собствено бедно човешко въображение.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Уява природи не має кордонів, порівняно з нашою бідною людською уявою.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.דמיונו של הטבע הוא כל-כך חסר גבולות בהשוואה לדמיון האנושי הזעום שלנו.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.لاني " مخيلة " الطبيعة مخيلة لا حدود لها مقارنة مع .. ضآلة المخيلة البشرية
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.貧相な想像力と比べ 本当に無限大です 私は今でも 水中で目にする光景に
Doğu Helena'dan Helena Gölü'ne akıyor.East Helenából a Helena tóba.
Doğu Helena'dan Helena Gölü'ne akıyor.인구거주지역을 거쳐 흐릅니다.
Doğu Helena'dan Helena Gölü'ne akıyor.מאיסט הלנה ועד אגם הלנה.
Doğu Helena'dan Helena Gölü'ne akıyor.من شرق هيلينا .. الى بحيرة هيلنا
Doğu Helena'dan Helena Gölü'ne akıyor.カットスロートトラウト-
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Am lucrat cu colega de la Emory, Helen Mayberg.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Ce travail a été réalisé avec ma collègue, Helen Mayberg, d'Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Detta arbete gjordes tillsammans med min kollega Helen Mayberg från Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Dette arbejde bliver gjort af min kollega Helen Mayberg fra Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Dies machte ich zusammen mit meiner Kollegin Helen Mayberg aus Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Dokonała tego moja koleżanka, Helen Mayberg z Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Este trabajo lo hice en conjunto con mi colega Helen Mayberg de Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.In collaborazione con Helen Mayberg dell'università di Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.저의 동료인 에모리 대학의 헬렌 메이버그씨가 시술을 했습니다.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Tohle je práce mé kolegyně Helen Maybergové z Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Tôi thực hiện việc này với người đồng nghiệp Helen Mayberg đến từ Emory.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Това е работа, която вършихме с колегата Хелън Мейбърг от Емъри.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.Эту работу мы проделали с моей коллегой Элен Майберг с Университета Эмори.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.השתלנו אלקטרודות אצל חולי דיכאון.
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.هذا العمل تم بالتعاون مع زميلتي هيلين مايبرغ من جامعة إيموري
Emory Üniversitesinden meslektaşım Helen Mayberg ile bu konuda çalıştık.領野25に電極を配置しました
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Aussi voulions-nous aller vers vous, du moins moi Paul, une et même deux fois; mais Satan nous en a empêchés.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Darum haben wir wollen zu euch kommen (ich, Paulus) zweimal, und Satan hat uns verhindert.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Dlategośmy chcieli przyjść do was (zwłaszcza ja Paweł) i raz, i drugi; ale nam przekaził szatan.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.fordi vi gjerne vilde komme til eder - jeg, Paulus, både én gang og to ganger - men Satan hindret oss.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Ik, Paulus, heb het keer op keer geprobeerd, maar satan hield ons tegen.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Kami berniat pergi mengunjungi kalian; dan saya, sudah mencobanya satu dua kali, tetapi Iblis menghalangi kami
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.그러므로 나 바울은 한번 두번 너희에게 가고자 하였으나 사단이 우리를 막았도다
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.pelo que quisemos ir ter convosco, pelo menos eu, Paulo, não somente uma vez, mas duas, e Satanás nos impediu.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Por eso quisimos ir a vosotros (yo Pablo, una y otra vez), pero Satanás nos lo impidió
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Preto sme chceli prijsť k vám, ja Pavel, i raz i dva razy, ale nám prekazil satan.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Protož chtěli jsme přijíti k vám, (zvláště já Pavel,) jednou i po druhé, ale překazil nám satan.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Zato smo hoteli priti k vam, jaz Pavel enkrat, dvakrat, a branil nam je satan.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.И потому мы, я Павел, и раз и два хотели прийти к вам, но воспрепятствовал нам сатана.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.Тимже хотїли ми йти до вас, я таки Павел раз і вдруге, та й заборонив нам сатана.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.ועל כן חפצנו לבוא אליכם אני פולוס פעם ושתים והשטן עצרנו׃
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.لذلك اردنا ان نأتي اليكم انا بولس مرة ومرتين. وانما عاقنا الشيطان.
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.所 以 我 們 有 意 到 你 們 那 裡 、 我 保 羅 有 一 兩 次 要 去 、 只 是 撒 但 阻 擋 了 我 們
Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.所以 我 們 有意 到 你 們那裡 、 我 保羅 有 一兩 次要 去 、 只是 撒但 阻擋 了 我 們
Gilat soyundan gelenler şunlardı: İezer soyundan İezer boyu, Helek soyundan Helek boyu,Ci są synowie Galaadowi: Jezer, od którego dom Jezerytów; Chelek, od którego dom Chelekitów;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod