Ana içeriğe geç
Sözlük

hediyeler ile cümle

hediyeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Aprite il cuore agli incredibili doni che la civiltà ci offre.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Bukalah hati Anda terhadap berkah yang diberikan oleh peradaban kepada kita.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Deschide-ți inima pentru incredibilele daruri pe care ni le dă civilizația.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Hãy mở lòng và đón nhận những món quà mà nền văn minh nhân loại... ... đã ban cho chúng ta.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.마음을 열고 우리에게 주어진 '문명'이라는 놀라운 선물에 대해 생각해 보세요.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın."Nyissa ki a szívét azok előtt a hihetetlen ajándékok előtt, amiket a civilizációtól kapunk.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Odpri srce za neverjetne darove, ki nam jih daje civilizacija.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Öffnet das Herz den unglaublichen Gaben der Zivilisation.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Open je hart voor de ongelofelijke geschenken die de beschaving ons geeft.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Öppna ditt hjärta för de otroliga gåvorna som civilisationen ger oss.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Otevřete svá srdce těm nádherným darům, které nám dává civilizace.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Otwórz serce na niesamowite dary, które otrzymujemy od cywilizacji.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Ouvrez votre cœur aux cadeaux incroyables que la civilisation nous offre.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Άνοιξτε την καρδιά σας στα απίστευτα δώρα που ο πολιτισμός μας χαρίζει.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Відкрийте ваші серця дивовижним дарам, подарованим нам цивілізацією.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Отворете сърцето си за невероятните подаръци които цивилизацията ни дава.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.Пусть ваше сердце преисполнится благодарностью за те невероятные дары, которые даёт нам цивилизация.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.פתחו את לבכם למתנות המופלאות שהציוויליזציה נותנת לנו.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.افتح قلبك لتلك الهدايا المذهلة التي أخذناها من حضاراتنا و تطورنا.
Medeniyetin bizlere verdiği harika hediyelere kalbinizi açın.心を開きましょう スイッチを押すだけで 電気が点きます
Noel hediyeleri genelde Noel arifesinde verilir.Joululahjat jaetaan yleensä jouluaattona.
Noel hediyeleri genelde Noel arifesinde verilir.Julklapparna delas oftast ut på julafton.
Noel hediyeleri genelde Noel arifesinde verilir.Les cadeaux de Noël sont généralement offerts la veille de Noël.
Noel hediyeleri genelde Noel arifesinde verilir.Los regalos de Navidad se reciben, generalmente, en Nochebuena.
Noel hediyeleri genelde Noel arifesinde verilir.Рождественские подарки дарят обычно в Сочельник.
Noel hediyeleri genelde Noel arifesinde verilir.تُوزع هدايا عيد الميلاد في العادة أمسية عيد الميلاد.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Dia meminta semua hadiah untuk di kembalikan.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Er fragt die Geschenke zu entfernen.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Il demande que les cadeaux soient retirés.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Prosi, żeby prezenty zostały zabrane.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Roaga sa fie luate cadourile.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Sta chiedendo che tutti i regali siano aperti.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Ζητάει να παρθούν τα δώρα.
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.Он просит унести все подарки
O çıkarılacak hediyeleri soruyor.يطلبون اخد كل الهدايا
O gün bebek İsa’ya hediyeler getirmiş olan üç doğulu yıldız bilimcisi anılır.À ce moment-là, on commémore les Rois mages venus pour apporter des cadeaux à l’Enfant Jésus.
O gün bebek İsa’ya hediyeler getirmiş olan üç doğulu yıldız bilimcisi anılır.Då minns man de tre vise männen som kom med gåvor till Jesusbarnet.
O gün bebek İsa’ya hediyeler getirmiş olan üç doğulu yıldız bilimcisi anılır.Se conmemora la visita de los tres Magos de Oriente que trajeron presentes al Niño Jesús.
O gün bebek İsa’ya hediyeler getirmiş olan üç doğulu yıldız bilimcisi anılır.Silloin muistellaan kolmea itämaan tietäjää, jotka toivat lahjoja Jeesus-vauvalle.
O gün bebek İsa’ya hediyeler getirmiş olan üç doğulu yıldız bilimcisi anılır.В этот день поминают трёх волхвов, которые пришли с Востока, чтобы принести дары младенцу Иисусу.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Aku sadar kalau bukan ayahkulah yang mengirimkan hadiah-hadiah itu, melainkan sekretarisnya.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Egy távcsövet. Akkor jöttem rá, hogy nem az apám küldte azokat az ajándékokat, hanem a titkára.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Fu allora che realizzai che non era mio padre a mandarmi i regali ma il suo segretario.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.J'ai réalisé que ce n'était pas mon père qui m'envoyait ces cadeaux mais son secrétaire.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Mir wurde klar, dass nicht mein Vater diese Geschenke geschickt hat, sondern seine Sekretärin.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Tajusin, ettei se ollut isäni joka lähetteli niitä lahjoja, vaan hänen sihteerinsä.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Zorientowałem się, że to nie mój ojciec wysyłał mi prezenty, ale jego sekretarka.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Τότε κατάλαβα πως δεν ήταν ο Πατέρας που έστελνε τα γράμματα,αλλά ο γραμματέας του.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Тогда я понял что за место отца те подарки мне высылал его личный секретарь...
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.عندها اكتشفت اني اتلقى الهدايا ليس من ابي بل من سكرتيرته
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.俺の夢が何だか分かるか?
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar."23:04:'Lazlo' şi CMS au desfăcut darurile.
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar."23:04: 'Lazlo' y CMS abren los regalos.
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar.<i>:23:04</i>
Saat 23:04, 'Lazlo' ve CMS hediyeleri açtılar. Sonrasında muhtemelen seviştiler.الساعة 11:04 مساء (لزلو) و (ك م س) فتحا الهدايا نخمن بأنهما مارسا الجنس بعد ذلك
Şirket finansmanının bir kısmı hediyelerden ve kredilerden de oluşabilir.En del av företagets finansiering kan bestå av en gåva eller ett lån.
Şirket finansmanının bir kısmı hediyelerden ve kredilerden de oluşabilir.La financiación de la empresa puede proceder también parcialmente de donaciones o préstamos.
Şirket finansmanının bir kısmı hediyelerden ve kredilerden de oluşabilir.Le financement de l'entreprise peut également provenir en partie d'une donation ou d'un prêt.
Şirket finansmanının bir kısmı hediyelerden ve kredilerden de oluşabilir.Yrityksen rahoitus voi olla myös osittain lahja- tai lainarahaa.
Şirket finansmanının bir kısmı hediyelerden ve kredilerden de oluşabilir.Финансирование предприятия может быть осуществлено частично за счёт кредитных или безвозмездных средств.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod