Ve seviyorsak eğer, bir karar vermeliyiz bu hedefler üzerinde ileride neler yapmak isteyeceğimizi.世界は手を組んで何がしたいのか?
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.A pomohlo zemím nastavit si smysluplné cíle v měřitelných fázích, kterých dosáhli ti nejlepší.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.I pomogła państwom wyznaczyć konkretne cele, w kwestii mierzalnych osiągnięć światowych liderów.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.국가들이 의미있는 목표를 세우도록 도왔는데, 이는 앞선 국가들이 이룩한 측정 가능한 목표들이었죠.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.Nó giúp các nước đề ra các mục tiêu có ý nghĩa với các tiêu chí định lượng mà các nhà lãnh đạo phải đạt được.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.Och det har hjälpt länder att sätta meningsfulla mål i form av mätbara mål uppnådda av världens ledare.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.Και έχει βοηθήσει χώρες να θέσουν σοβαρούς στόχους σε σχέση με μετρήσιμες επιτυχίες των παγκόσμιων πρώτων.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.И помогла странам поставить чёткие цели на основе измеримых показателей, достигнутых мировыми лидерами.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.І допомогло країнам визначити важливі завдання, поставивши реальні цілі, що їх досягнули інші світові лідери.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.ועזרה למדינות לקבוע מטרות משמעותיות וניתנות למדידה, המושגות על-ידי מנהיגי העולם.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.وساعد البلدان لتحدد أهداف رائعة من خلال أهداف قابلة للقياسحققها قادة العالم.
Ve ülkelerin kendilerine dünya liderleri tarafından ulaşılmış ölçülebilir hedefler koymalarına yardımcı oldu.各国がしっかり目標設定するのを 支援します 全ての子供 教師 学校 校長 保護者に
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Also müssen wir uns keine Sorgen machen, dass andere Ziele von Stuxnet getroffen werden könnten.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Deci nu trebuie să ne îngrijorăm că alte ținte ar putea fi lovite de Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Jadi kami tidak perlu khawatir dengan sasaran lain yang terjangkit Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.그래서 스턱스넷의 목표가 될만한 다른 대상들에 대해서는 걱정할 필요가 없어졌습니다.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Nie musieliśmy się już martwić innymi prawdopodobnymi celami, w które mógłby uderzyć Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.No debemos preocuparnos de que otros objetivos sean alcanzados por Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Nous n'avons donc pas à nous inquiéter que d'autres cibles puissent être frappées par Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Perciò non dobbiamo preoccuparci che altri bersagli possano essere colpiti da Stuxnet
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Por isso não nos temos de preocupar que outros alvos possam ser atingidos pelo Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Så vi behövde inte oroa oss att andra mål skulle bli drabbade av Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Så vi skulle ikke bekymre os om at andre mål kunne blive ramt af Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Tehát nem kell aggódni, hogy a Stuxnet megtámad más célpontokat.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Vì thế chúng tôi không phải lo là những mục tiêu khác có thể bị Stuxnet đánh.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.We hoefden ons dus geen zorgen meer te maken dat andere doelen zouden kunnen worden getroffen door Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Έτσι, δεν χρειάζεται να ανησυχούμε ότι και άλλοι στόχοι μπορεί να χτυπηθούν από το Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.И нам не нужно беспокоиться, что другие мишени могут быть поражены Стакснетом.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Така че не трябва да се притесняваме, че други цели могат да бъдат засегнати от Stuxnet.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.Тому нам не потрібно хвилюватися, що інші мішені можуть бути вражені Стакснетом.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.אז אנחנו לא צריכים לדאוג שמא מטרות אחרות ייפגעו על ידי סטאקסנט.
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.لذا لم يكن يتوجب علينا ان نقلق من وجود اهداف اخرى ربما قد تُضرب بواسطة دودة ستوكسنت
Yani Stuxnet tarafından vurulma olasılığı olan başka hedefler için endişe etmemize gerek yoktu.他のターゲットが、Stuxnet によって 攻撃される可能性については。 我々の見た中でかなりすごいものがあります--
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Ahogy öregszünk, és az időhorizont egyre rövidül, a céljaink megváltoznak.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.A medida que envejecemos, nuestro horizonte del tiempo se acorta y nuestros objetivos cambian.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.À medida que envelhecemos, os nossos horizontes temporais diminuem e os nossos objetivos mudam.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.En vieillissant, nos horizons de temps rétrécissent et nos objectifs changent.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Invecchiando, il nostro orizzonte temporale si accorcia e i nostri obiettivi cambiano.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Ketika kita menua, cakrawala waktu kita memendek dan tujuan kita berubah.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Khi có tuổi, thời gian của chúng ta ít hơn và mục tiêu của chúng ta thay đổi.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.나이가 들면서, 시간의 축이 짧아지고, 인생의 목표가 바뀌게 됩니다.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Naarmate we ouder worden, komt onze tijdhorizon dichterbij en veranderen onze doelen.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Pe măsură ce îmbătrânim, orizonturile timpului nostru se scurtează şi ni se schimbă ţelurile.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Wenn wir älter werden, verkürzt sich unser Zeithorizont und unsere Ziele verändern sich.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Wraz z wiekiem horyzont czasu się zwęża, zmieniają się cele.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.Καθώς μεγαλώνουμε, οι χρονικοί μας ορίζοντες μικραίνουν και οι στόχοι μας αλλάζουν.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.З віком наші часові горизонти стають вужчими, і наші цілі змінюються.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.С возрастом наши горизонты сужаются и наши цели меняются.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.С възрастта, нашият времеви хоризонт се скъсява и нашите цели се променят.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.ככל שאנו מזדקנים אופק הזמן שלנו הולך ומתקצר ומטרותינו משתנות.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.كلما تقدمنا في السن، أفق وقتنا يزداد في الانكماش وتتغير أهدافنا.
Yaşlandıkça zaman ufkumuz kısalır ve hayattaki hedeflerimiz değişir.計画対象期間は短くなり 目標が変わります ずっとこの世にいるわけではないと気づけば
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.21세기 4단계 달성목표(MDG4)입니다.
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.Bueno, Objetivos del Desarrollo del Milenio 4.
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.Đây MDG 4 (Mục tiêu Phát Triển Thiên Niên Kỷ 4), với mục tiêu giảm tỉ lệ tử vong ở trẻ em.
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.Ei bine, MDG 4 (mortalitatea copiilor sub 4 ani).
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.Jde o globální cíl UNICEF snížit za 25 let dětskou úmrtnost o 2/3.
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.Jo, MDG 4.
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.Les Objectifs de Développement pour le Millénaire 4.
Yeni bin yıl gelişme hedefleri 4. madde.MDG 4 (Milleniumentwicklungsziel 4) die Vereinigten Staaten hatten es nicht so eilig