Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.Popravdě, záleží na tom, jaké jsou Vaše cíle.
Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.Tak naprawdę to zależy od naszych celów.
Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.В действительности это зависит от поставленных целей.
Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.Е, всъщност зависи какви са целите ви.
Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.ובכן, זה בעצם תלוי, במטרות שלך.
Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.حسنا , انها تعتمد , حقا , على ماهية اهدافك
Aslında bu, hedeflerinizin ne olduğuna bağlıdır.私は 目的について考える時 常にガンディの哲学に帰結します
Ateşi kesin! Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Dasters prihaja,...Prekinite ogenj!
Ateşi kesin! Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Наземните сили ще обозначат целите с инфрачервени маркери.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.Os objectivos da prevenção universal em meio escolar na Europa parecem ter mudado nos últimos anos.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.På senare år förefaller målen för allmän skolbaserad narkotikaprevention i Europa ha förändrats.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.W ostatnich latach w Europie cele powszechnej profilaktyki szkolnej wydają się zmieniać.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.Zdá se, že se cíle všeobecné školní protidrogové prevence v Evropě v posledních letech změnily.
Avrupa’da evrensel okul temelli uyuşturucu önlemenin hedefleri son yıllarda değişmiş görünmektedir.Zdi se, da so se cilji vsesplošnega preprečevanja v šolah v Evropi v zadnjih letih spremenili.
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).Evalueringen så på gennemførelsen af handlingerne og opnåelsen af målene fastsat i handlingsplanen.
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).Lisäksi siihen sisältyy aiempaan toimintasuunnitelmaan kuulumattomia tavoitteita ja toimia.
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).Nazioni Unite (
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).Obsahuje aj ciele a opatrenia, ktoré sa nenachádzali v predchádzajúcom akčnom pláne (4).
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).V oceni je podan pregled izvajanja ukrepov in doseganje ciljev iz akcijskega načrta.
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).Zawiera on wiele elementów zaproponowanych przez Unię Europejską, które można znaleźć w planie działania.
Ayrıca daha önceki eylem planında mevcut bulunmayan hedefler ve eylemler de yer almaktadır (4).Το τελευταίο έτο1 καταρτίστηκαν δύο νέα έγγραφα null
"Ayrı Hedefler"AFSNIT 10: "FORSKELLIGE REJSEMÅL"
"Ayrı Hedefler"Avsnitt 10: "Skilda resmål"
"Ayrı Hedefler"Fullmetal Alchemist, episodio 10: "Destinazioni separate".
"Ayrı Hedefler"Fullmetal Alchemist. EPISODIO 10: "DESTINOS SEPARADOS"
"Ayrı Hedefler"Fullmetal Alchemist, Episódio 10: "Destinos Separados".
"Ayrı Hedefler"Fullmetal Alchemistissa ensi kerralla: Kymmenes jakso: Eri määränpäät.
"Ayrı Hedefler"Fullmetal Alchemist: Odcinek 10: "Różne cele podróży"
"Ayrı Hedefler"Επεισόδιο 10: "Ξεχωριστοί Προορισμοί"
"Ayrı Hedefler"Стальной Алхимик, Серия 10: "Разные пути"
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi."Así podremos cumplir nuestros objetivos de acción afirmativa para la compañia Heinz."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Azt mondta: "Ezzel a Heinz cég teljesíthetné a pozitív diszkriminációs keretét."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Disse, "In questo modo potremo soddisfare i nostri obiettivi per la compagnia Heinz."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Er sagte, "Das würde unsere gemeinnützigen Ziele erfüllen die die Heinz Firma hat.
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Hij zei: "Zo kunnen wij onze doelstellingen inzake minderhedenbeleid vervullen voor Heinz."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Il m'a dit" De cette manière, la compagnie Heinz pourrait remplir ses objectifs d'aide sociale."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.그분이 그러더군요. "그렇게 되면 하인즈사로서는" "차별철폐조치에 부합하는 목적도 달성하는 셈이구요."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Mi-a spus, "Astfel ne-am putea îndeplini ţelurile pentru compania Heinz".
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Powiedział: "W ten sposób moglibyśmy osiągnąć cele, jakie w afirmacjach stawiamy przed ludźmi z firmy Heinz".
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Он добавил: Я ответил:
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.Той каза, "По този начин и целите на компанията Хайнц могат да бъдат изпълнени".
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.הוא אמר, "בדרך הזאת נוכל להגשים את מטרות "ההעדפה המתקנת של חברת היינץ."
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.قال "بهذه الطريقة نحقق اهداف عملنا الايجابية لشركة هاينز".
Bana, "Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız" dedi.差別撤廃措置の目標も達成できるぞ」
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.Diese Ziele kann man ausbauen und fortführen und hier sind nur einige Gründe.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.Ik denk dat het zeker de moeite waard is om ermee door te gaan. Hier een paar redenen waarom.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.Io credo proprio che questi obiettivi vadano portati avanti e sostenuti, e ora vi dirò il perché.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.저는 이런 목표들이 이루어지고 관찰되어질 가치가 있다고 생각하는데요, 그 이유는 이렇습니다.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.Tôi tất nhiên nghĩ những mục tiêu trên thì rất đáng để phát triển với các lí do sau:
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.Uważam, że te cele są warte nadbudowywania i pracy, aż do pomyślnego zakończenia. Opowiem dlaczego.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.Определено мисля, че тези цели си заслужават да бъдат постигнати и ето само няколко причини защо.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.ובכן, אני בהחלט חושב שהיעדים האלו ראויים להוות בסיס ושצריך להביא להשגתם, והנה רק כמה נימוקים לכך.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.حسنًا، أنا مؤمنٌ فعلًا بأن هذه الأهداف تستحق البناء عليها وإنجازها، و إليكم بعض الأسباب.
Bana göre, bu hedefler üzerinde durulmaya değer ve ileriyi görerek, bunlar sadece birkaç neden.あるゴールだと 強く思っています なぜかご説明しましょう 世界中における発展途上国で
Bazı alanlarda çevreci hedeflere ulaşılamamıştır.En algunas zonas no se han alcanzado los objetivos ambientales.
Bazı alanlarda çevreci hedeflere ulaşılamamıştır.In einigen Bereichen konnten die Umweltziele nicht umgesetzt werden.
Bazı alanlarda çevreci hedeflere ulaşılamamıştır.In sommige gebieden werden de milieudoelstellingen niet bereikt.
Bazı alanlarda çevreci hedeflere ulaşılamamıştır.În unele domenii, obiectivele de mediu nu au fost realizate.
Bazı alanlarda çevreci hedeflere ulaşılamamıştır.Joillakin alueilla ympäristötavoitteita ei ole saavutettu.
Bazı alanlarda çevreci hedeflere ulaşılamamıştır.Na niektórych obszarach cele środowiskowe nie zostały osiągnięte.